Ortak Doğa ibaresi içeren markalar arasındaki benzerlik, iltibas tehlikesi ve zayıf karakterli ibarenin korunması gerekçeleriyle marka tescil başvurusunun reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının "..." ibareli marka başvurusunun, davalıların benzer ibareler içeren mevcut markalarına dayanarak yapılan itirazlar sonucunda TürkPatent Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedilmesi üzerine açılan iptal davasında, ilk derece mahkemesinin emtialar ve markaların genel görünümünde ortak bir ibareden kaynaklanan benzerlik ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davacının önceki tescilli markasından doğan müktesep hak iddiasının ise mevcut durum için geçerli olmadığını değerlendirerek davanın reddine karar vermesini ve bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesini konu almaktadır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/891 Esas, 2025/1279 KararHÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/113 E., 2023/19 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/... sayısı ile işlem gören "..." ibareli, 28, 35, 41, 43, ve 44 . sınıflara ilişkin marka başvurusuna davalı şirketlerin içinde "..." ibaresi geçen markalarına dayanarak yaptıkları itiraz üzerine, müvekkilinin kullanım ispatı istediğini, nihayetinde dava konusu başvurunun tüm sınıflar yönünden reddedildiğini, ancak somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü koşullarının oluşmadığını, markalarda "doğa" ibaresinin ortaklığının benzerlik için yeterli olmadığını, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal farklılık bulunduğunu, "..." kelimesinin tüm mal ve hizmetler bakımından zayıf bir ibare olduğunu, müvekkili markasının kelime ve şekilden oluştuğunu, ufak değişikliklerin dahi iltibası kaldırmaya yettiğini, müvekkilinin halihazırda "doğa" ibaresini barındıran tescilli markasının, dolayısıyla müktesep hakkının bulunduğunu, dava konusu marka kapsamındaki emtianın bilinç düzeyi yüksek tüketiciye hitap ettiğini, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 04.02.2022 tarihli ve 2022-M-1328 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Şirketler ... Holding A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, dava konusu başvuru markası ile müvekkili markaları arasında iltibas ve karıştırılma tehlikesi bulunduğunu, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik gösterdiğini, kapsamında müvekkilinin tescilli markaları ile aynı sınıftaki ürün ve hizmetlerin yer aldığını, müvekkiline ait “...”, “...” markaları ve “...” “... gayrimenkul” seri markalarının sektöründe ve potansiyel müşterileri nezdinde ayırt edicilik gücüne sahip olduğunu, davacı ... başvurusunun kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.3.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusundan çıkartılan emtia sınıflarında sayılı mal ve hizmetler ile redde mesnet 2014/..., 2014/..., 2020/..., 2014/..., 2014/..., 2014/..., 2014/..., 2015/..., 2017/... sayılı markaların kapsamlarında yer alan bir kısım mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, karşılaştırılan mal veya hizmetler arasında benzerlik düzeyinin artmış olması halinde markalar arasındaki ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artmış olması gerektiği, "..." ibaresinin somut ayırt edici niteliği olmakla birlikte, ayırt ediciliği düşük zayıf karakterli bir marka ibaresi olduğu, markanın zayıf karakterli olmasının her hal ve şartta başkaca markaların tesciline engel olamayacağı anlamına da gelmediği, tescilli olduğu sürece, zayıf karakterli markaların da hukuken koruma altında olduğu, dava konusu başvuru markasında "doğa" sözcüğünün "club" sözcüğüne göre ön plana çıkartılacak şekilde daha büyük punto ile dizayn edildiği, "club" sözcüğünün markanın genel görünümü içinde arka planda kaldığı, redde mesnet markalarda "..." sözcüğünün ön planda olduğu, markalardaki müşterek "..." sözcüğünün ayırt ediciliği güçlü değilse de dava konusu markada müşterek olmayan sair unsurların markanın genel görünümüne yeterli düzeyde ayırt edicilik katmadığı, bu nedenle markalar arasında umumi intiba olarak "..." ibaresinin müşterekliğinden kaynaklı benzerlik bulunduğu, kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olması olgusunun da ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesini artırdığı, ilgili tüketici kesiminin bir kısmının nispeten dikkatli ve bilinçli olmasının da bu tehlikeyi bertaraf edemediği, davacı vekili her ne kadar önceki tarihli 2019/96839 sayılı markasından kaynaklı müktesep hak iddiasında bulunmuşsa da, söz konusu marka ile dava konusu markanın başvuru tarihi arasındaki süre dikkate alındığında, önceki tarihli markanın dava konusu marka başvuru tarihi itibariyle potansiyel hükümsüzlük tehdidi altında olduğu, bu nedenle müktesep hak iddiasına mesnet olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "... ibareli marka başvurusu ile redde mesnet "..." esas unsurlu markalar arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1 hükmü anlamında benzerlik bulunduğu, taraf markalarında müşterek bulunan ibarenin "..." sözcüğünün anlamı itibariyle davaya konu mal ve hizmetleri hemen ve ilk bakışta tanımlamadığı, karakteristik özelliklerinden herhangi birini doğrudan ilgili tüketici kesiminin zihninde canlandırmadığı, bu nedenle somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, başvuru markasında "doğa" sözcüğünün "club" sözcüğüne göre ön plana çıkartıldığı, "club" sözcüğünün markanın genel görünümü içinde arka planda kaldığı, ayrıca bu kelimenin de ayırt ediciliğinin çok düşük olduğu, her ne kadar söz konusu ... ibaresi orijinal bir ifade olmayıp ayırt ediciliği düşük olsa da, bunun her hal ve şartta başkaca markaların tesciline engel olamayacağı anlamına da gelmediği, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan mal ve hizmetler ile redde mesnet 2014/..., 2014/..., 2020/..., 2014/..., 2014/..., 2014/..., 2014/..., 2015/..., 2017/... sayılı markaların kapsamlarında yer mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarihli ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca; iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğu, davacının müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.