Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını ByLock, emniyet mahrem yapılanması ve UYAP bilgi bankası incelemesi eksiklikleri nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını eksik araştırma gerekçesiyle bozarak, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığı savunmasının denetlenmesi amacıyla ByLock tespit tutanağındaki kişilerin HTS irtibatları, örgütle bağlantıları ve tanık sıfatıyla dinlenmeleri; emniyet mahrem yapılanması raporunda geçen şahısların kimlik tespiti, örgütsel iltisakları ve tanık olarak ifadelerinin alınması; UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıkla ilgili beyanların araştırılarak ilgili kişilerin tanık olarak dinlenmesi gibi delillerin toplanması ve tüm delillerin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/7570 E.  ,  2026/3172 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/64 E., 2021/1629 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/289 E., 2019/473 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/6-9 ve63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinafbaşvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin ve savunmasının denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili birimlerden tekrardan istenmesi, temin edildiği takdirde; ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yahut kovuşturmasının var olup olmadığının araştırılması, tespit edildiği takdirde bu kişilerin ilgili dosyalarından aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ile birlikte bu şahısların mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması,
2. Sanık hakkında emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin düzenlenen veri inceleme raporunda; öğretmeni, vekili ve zümre başkanı olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu kişiler haklarında .../PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yahut kovuşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve bu kişilerin tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla ifadelerine başvurulması,
3. UYAP güncellenen örgütlü suçlar bilgi bankasında sanığın örgütsel konum ve faaliyetlerine ilişin beyan olup olmadığı araştırılarak, tespiti halinde beyan sahiplerinin ve yargılama aşamasında dosyaya delil mahiyetinde gönderilen bilgi yazısına göre sanık hakkında beyanda bulunduğu bildirilen ...'ın tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı; sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.