İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, İSKİnin hatalı sayaç ve kaçak su kullanımı iddialarıyla bir şirkete kestiği yüksek su faturasının menfi tespit davasının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirket, davalı idare tarafından eski sayaçta tespit edilen oksitlenme ve sayaç değişimini takiben, yazılı bildirim yapılmadan geriye dönük averaj tüketimle tahakkuk ettirilen 480.223,00 TL bedelli su faturasının iptali ile borçlu olunmadığının tespitini talep ederken; davalı idare ise, faturaların komisyon incelemeleri sonucunda kesildiğini, davacı şirketin su kesintisi şikayeti üzerine yapılan incelemede tıkanıklık ve sayaç öncesi kaçak hat tespit edildiğini, eski sayacın çalışmadığının belirlenmesi üzerine yeni sayacın ortalamasına göre 511 günlük eksik tahakkukun tamamlanmasıyla faturanın hukuka uygun düzenlendiğini savunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO:2026/2443 KARAR NO :2026/2458T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:13/11/2025NUMARASI:2023/622 E - 2025/779 KDAVANIN KONUSU:Menfi Tespit KARAR TARİHİ :22/09/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin ... Silivri İstanbul adresindeki ... numaralı aboneliğine 12-2014/09-2017 dönemleri arasındaki ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı faturaların iptal edildiğinden bahisle ... numaralı 480,223.00-TL bedelli 23.11.2018 tanzim 14.12.2018 son ödeme tarihli fatura tahakkuk ettirildiğini, sonrasında bu bedelden daha önce ödenmiş olan toplamda 214.762,08-TL mahsup edilmek suretiyle davacı şirketten bakiye bedel olan 265.460,00-TL' nin talep edildiğini, 2017 Şubat ayında davacı şirketin su sayacının arıza yapması üzerine durumun davalı idareye bildirildiğini, davalı idare tarafından yapılan inceleme sonucunda 23.02.2017 tarihinde ... numaralı sayaç sökülerek yerine ... nolu sayaç takıldığını, davalı idarenin yeni sayaç üzerinde yaptığı incelemelerde oksitlenme tespit edildiğinden 13.09.2017 tarihli raporun düzenlendiğini, bu raporun düzenlenmesinden yaklaşık 1,5 yıl sonra davaya konu 23.11.2018 tanzim tarihli 14.12.2018 son ödeme tarihli faturanın tahakkuk ettirildiğini, bu faturanın hangi sebeple düzenlendiğinin, dayanağının ne olduğunun, komisyon kararı v.s. olup olmadığı hususlarında davacı şirkete yazılı olarak herhangi bir karar tebliğ edilmediğini, belge ibraz edilmediğini, şifaen sayaç oksitlenmesi sebebiyle geriye dönük olarak sayacın ilk takıldığı tarihten itibaren son tüketim averajı esas alınmak suretiyle fatura tahakkuk ettirildiğinin sözlü olarak beyan edildiğini, İski Bilgi İşlem Merkezi'nin "01.01.2016-20.11.2018 Arası Abone Föyü:..." başlıklı belgesinde 23.02.2017 tarihine kadar olan tüm dönemlerde "NORMAL" şerhi düşülerek faturalar tahakkuk ettirildiği, 23.02.2017 tarihinde "sayaç okumuyor" şerhi düşüldüğünü ve hemen sonrasında sayacın değiştirildiğini, değiştirilen yeni sayacın hiç kullanılmamış olarak takılmış olması halinde sayacın takıldığı anda oksitli olması mümkün olmadığını beyanla öncelikle dava konusu 23.11.2018 tanzim tarihli ... numaralı 480,223.00-TL bedelli faturanın ödenmesinin tedbiren durdurulmasını ve bu fatura sebebiyle davalı kurumun davacı şirkete sağlamış olduğu su tedarikini kesmemesi ve azaltmaması hususlarında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacının davaya konu 23.11.2018 tanzim tarihli ... numaralı 480.223.00-TL bedelli fatura sebebiyle davalı idareye borçlu olmadığının tespitine, faturanın iptaline ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı kurum tarafından kesilen faturaların kesilmeden önce davalı idare tarafından bir komisyon oluşturularak yapılan incelemeler sonucunda tahakkuklarına karar verildiğini, davaya konu 23.11.2018 tanzim tarihli ... numaralı 480,223.00-TL bedelli faturanın hukuka aykırı bir durum olmadığını, davalı idarenin şube müdürü, su ve kanal işleri şefi, kaçak su ve alacak takip şefi ve abonelik işlemleri şefi ile yapılan görüşmelerde; davacı şirket tarafından Şube Müdürlüğü santraline yapılan susuzluk müracaatı üzerine su arıza ekiplerinin olay mahalline intikal ettiğini, arıza ekiplerinin yaptıkları incelemeler sonucunda priz önünü tıkalı bir çuval parçasının susuzluğa sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, bu esnada yapılan çalışmalarda sayaçtan önce şebeke borusunu delmek suretiyle ayrı bir kaçak hatta rastlanıldığından görevlilerce tutanak tanzim edildiğini ve kaçak hattın körlenerek iptal edildiğini, firma yetkililerinin şifahi itirazları üzerine yapılan değerlendirmeler sonucu tutanağa işlem yapılmadığını ayrıca ... seri numaralı sayacın 23.02.2017 tarihinde değiştirildiğini ve 13.09.2017 tarihli atölye sorgu raporunda çalışmadığı belirtildiğinden yerine takılan ... seri nolu sayacın 28.08.2017 tarihine kadar olan tüketim averajı baz alınarak 03.09.2015 ile 26.01.2017 tarihleri arasına 26.10.2018 tarihinde 511 günlük eksik tahakkuk tamamlaması yapıldığının bildirildiğini, su arıza ekibi ile yapılan görüşmelerde; arıza ekibinin gelen susuzluk şikâyeti üzerine adrese intikal ettiğini, önce sayacı sökerek bir tıkanıklık olup olmadığını kontrol ettiklerinde susuzluğun sayaçtan kaynaklarlmadığını anladıklarını, bunun üzerine prizi tıkayan bir cisim olabileceği şüphesiyle ... borunun kesildiğini ve susuzluğa sebep olan maddenin çuval parçası olduğunu, ancak askıda kalan şube yolu borusundan sayaç sökük olmasına ve bir saati aşkın süre beklemelerine rağmen iç tesisatlar gelen suyun kesilmemesi üzerine şüphelerilerek kazı çalışmasının genişletildiğini, konu ile alakalı yapılan video çekiminin şubenin whatsapp grubunda paylaşıldığını fakat yüklenici firma değişikliği sebebiyle telefon numaraları da değiştiği için video kaydının ibraz edilemediğini, bu çalışmalar esnasında şebeke borusu delinerek sayaçtan önce 40'lık boru ile T bağlantısıyla bypass yapıldığının görüldüğünü, bunun üzerine kaçak su ekibinin adrese çağrıldığının beyan edildiğini, kaçak su tutanağını düzenleyen personel ile yapılan görüşmede; su arıza ekibinin bypass hattı üzerinde yaptığı kazı çalışmasını ilerlettiklerini, bu hattın üzerinde bir küresel vana olduğunu ve hattın sayaç sonrası hatla birleştiğini gördüğünü, gerekli fotoğrafları çektikten sonra kaçak hat körlenerek kaçak su kullanım tutanağını tanzim ettiğini, firma yetkililerinin şifahi itirazları üzerine kaçak hattın iptali sonraki takip edilen kullanım averajında kayda değer bir fark olmaması, bypass hattı üzerindeki vananın kapalı ve toprak altında olması durumunu göz önünde bulundurarak yaklaşık 3 ay sonra “mevcut depoların boş olduğu tespit olunup su kullanımın ilgili hattan yapılmadığı görülmüştür” notunu tanzim ettiği kaçak su kullanım tutanağı üzerine yazdığını beyan ettiğini, aynı gün heyet üyeleri ve ilgili personel ile birlikte söz konusu adrese gidildiğini, yerinde kazı yaptırılarak yukarıda verilen beyanlarını sahada uygulamalı anlatılması sağlandığını, kazı sırasında kaçak T bağlantı parçasının kör tıpalı ve hat üzerinde bağlı olduğunun görüldüğünü, keşif esnasında firmanın tanker suyu sözleşmesi bulunmamasına rağmen tankerle su aldığının tespit edildiğini, heyet olarak 15.11.2018 tarihinde ikinci defa firma adresinde yetkililerle yapılan görüşmede yıllara ait su tüketim değerlerinin tespiti amacıyla firma kapasite raporları ve tanker tüketimlerini gösterir evraklar talep edildiğini ve aynı gün söz konusu evrakları idare heyetine teslim ettiklerini beyanla davanın reddine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; 1-Davacının davasının reddine, 2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Sözkonusu kararı davacıvekili istinaf etmiştir.23/07/2016 yürürlük tarihli 6723 sayılı Danıştay Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 12/01/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan" ibaresi "verilen" şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir."Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez". Böylece yeni düzenleme getirilmiştir, Değişiklik sonrası, HMK'nun geçici 3. maddesi 2. fıkrasında ''Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ile 454. madde hükümlerinin uygulanmasına'' dair bu düzenleme ile Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihi 20/07/2016 tarihinden önce verilen kararlar ile temyiz aşamasından geçen dosyalar için HUMK'nun 427 ile 454. maddeleri gereğince Temyiz yoluna başvurulacağı, istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı açıktır.Davada, mahkeme hükmünün Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/517 Esas - 2023/1795 Karar ve 06/06/2023 tarihli bozma kararı ile Yargıtay denetiminden geçtiği, istinaf edilen bu kararın ise Yargıtay bozma ilamı sonrası verilen karar olduğu anlaşılmaktadır.Mahkemenin kanun yolunu hatalı nitelendirmesi, karara karşı istinaf yoluna başvurulma sonucu doğurmaz. Aksi halde uygulamanın HMK'nın geçici 3. maddesine aykırı olacağı açıktır. Bu nedenle, temyiz yolu açık kararın bağlı olduğu usul hükümleri çerçevesinde Yargıtay'a gönderilmesi gerektiği halde, sehven İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşıldığından, istinaf yoluna bağlı olmayan bu karara karşı dosyanın Yargıtay'a gönderme işlemi yapmak üzere ilgili mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmektedir. K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Dosyanın, HMK geçici 3. maddesi uyarınca, evvelce temyiz incelemesinden geçip esasla ilgili de değerlendirilme yapılmış olduğundan, istinaf yoluna değil, temyiz yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, temyiz nitelemesiyle Yargıtay ilgili dairesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden tarafa iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/09/2026