Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararında, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceği ihtarının hatalı olması ve lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesinin hukuka aykırı bulunarak, hükmün düzeltilerek onanmasına dair Yargıtay kararı.
Özet: Yerel mahkemenin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verdiği mahkûmiyet hükmü, adli para cezasının ödenmemesi halinde doğrudan hapse çevrileceği uyarısının infaz yetkisini kısıtlaması ve lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği ilkesine uyulmaması nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuş; Yargıtay, esas yönünden yapılan yargılamayı hukuka uygun kabul ederek, yeniden yargılama gerektirmeyen bu tespit edilen aykırılıkları gidermek suretiyle adli para cezasının infaz şekli ile yargılama giderleri hususlarını düzelterek hükmü onamıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/38454 E.  ,  2026/4645 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/10 E., 2021/34 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada verilecek hükmün yine Yargıtay temyiz incelemesine tabi olacağı ve temyiz süresinin 7 gün olduğu cihetle; mahkemenin bozma sonrası verdiği hükme yönelik olarak 15 gün temyiz süresi belirleyerek sanığa tebliğ edilmesinde, kanun yolu başvuru süresi bakımından sanığın yanıltıldığı ve 15 gün içinde sanığın dilekçesini verdiği anlaşılmakla, temyiz istemi süresinde kabul edilerek temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın diğer temyiz nedenlerinin REDDİNE; Ancak;
1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,
2.Lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükümde TCK'nın 52/4 maddesinin uygulanmasına ilişkin bentte yer alan "süresinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin çıkarılması yerine "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 645 sayılı Kanun'la değişik 106/3. maddesi uyarınca infazına" ibaresinin yazılması ve hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak, yerine "Bozma öncesi yargılama giderleri ve uzlaştırma giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bozma sonrası yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.