Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin tanınmış marka sahibinin YİDK kararının iptali ve kötü niyetli marka hükümsüzlüğü talepli davası.
Özet: Dünyaca ünlü bir patlayıcı madde üreticisi olan davacı, rakibi olan davalının kendi tanınmış markasının kısaltmasını içeren benzer bir markayı kötü niyetle tescil ettirmeye çalışması ve ticaret unvanında kullanması nedeniyle haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzde bulunduğunu iddia ederek, davalının markasının hükümsüz kılınmasını ve ilgili kurum kararının iptalini talep etmektedir; davacı, markaların görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğine ve aynı sektördeki faaliyetlerine vurgu yaparak daha önceki benzer uyuşmazlıkları da örnek gösterirken, davalı ise kendi markasının kendine özgü ve ayırt edici olduğunu, tarafların markaları arasında karışıklık ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/76 Esas - 2025/485
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/76 KARAR NO : 2025/485.....DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 17/02/2025KARAR TARİHİ : 27/11/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka ... Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, 180 yılı aşkın bir süre önce kurulan ve patlayıcı madde üreticisi olan müvekkilinin dünyaca ünlü “....” markalarının sahibi olduğunu, kömür ve metal madenciliği, taş ocağı ve inşaatta kullanılan patlayıcıların yanı sıra petrol ve gaz aramaları için kullanılan boru hattı ve sismik patlayıcıları da sağlamakta olduğunu, müvekkilinin “..... nezdinde de tescilli olduğunu, davalı firmanın müvekkilinin dünyaca ünlü ....” markasını ticaret unvanının ayırıcı unsuru olarak tescil ettirerek ve .....nezdinde müvekkilinin markaları ile benzer markalar tescil ettirmeye çalışarak müvekkili ile haksız rekabet yapma saikiyle ve kötü niyetle hareket ettiğini, zira tarafların patlayıcı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının somut uyuşmazlığa konu edilen markasının esas unsuru olan “.....” harflerinin de müvekkilinin markalarının kısaltması olduğunu, davalının bu harfleri esas unsur olarak ihtiva eden ....sayılı .....” ibareli marka başvurularını dosyalayarak da bu kötü niyetini açık etmiş olduğunu, dava konusu edilen markanın tescili halinde ilgili piyasada davalının müvekkilinin bir iştiraki gibi algılanacağını, ayrıca bu durumun müvekkilinin tanınmış markalarının itibarına zarar vereceğini ve davalının haksız kazanç elde etmesine sebep olacağını, ayrıca taraflar arasında marka hakkına tecavüze dair davalar görüldüğünü ve Yerel Mahkemelerin markaları benzer bularak müvekkili lehine hüküm kurduklarını, nitekim davalı firma ile organik bağı olan .....yevmiye no.su tahtında gönderilen ihtarnamede davalının marka başvurusunu geri çekmesi ve marka ihlalini durdurması talep edilmişse de davalı firmanın bu tarihten sonra yeni marka başvuruları gerçekleştirmeye devam ettiğini ve ticaret unvanının ayrıcı unsurunu “.....” olacak şekilde değiştirdiğini, davalının ... uzantılı alan adının da ....Esas sayılı dosyalar tahtında yapılan yargılamalarının müvekkili lehine sonuçlandığını, yine davalı ile organik bağı olan “.....olduğu, yani müvekkili ile aynı sektörde faaliyet göstermesine ve sektörde dünya devi olan davalının ve bağlı şirketlerini bilmeme ihtimali olmamasına rağmen, ticaret unvanlarını “...” olarak almakta ya da değiştirmekte, “...” markalarına kötü niyetli tescil başvurularında bulunmakta, yine müvekkkiline ait markalara iltibas teşkil edecek fiiller gerçekleştirmekte olduklarını, hal bu iken davalı firmanın diğer davalı ... tarafından nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu, ayrıca taraf markalarının aynı/benzer emtialarda kullanılacağını, dolayısıyla karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu beyan ederek ... başvuru sayılı markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen markanın kendine özgü ve ayırt edici bir algı oluşturduğunu, taraf markalarında geçen kelime unsurlarının farklı olduğunu, yazı stilinin, kullanılan renklerin farklılığının ve işaretlerin bıraktığı görsel izlenimin, bütünsel olarak değerlendirilmesi neticesinde taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan farklı markalar olduğunun kabulünün gerektiğini, ayrıca somut olayda davacının SMK m. 6/9 hükmünün uygulanması koşullarının oluştuğunu da ispat edemediğini, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini savunmuştur. Diğer davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına karşın yargılamaya katılımı olmamıştır. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, davalının 07.03.2023 tarihinde 13. Sınıfa giren emtialarda kullanılmak üzere tescil edilmek üzere marka tescil başvurusunda bulunduğu, 27.04.2023 tarihli ve 419 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilanı üzerine davacının... sayılı markalarına ve 6769 sayılı SMK’nın m. 6/1, m. 6/3, m. 6/4, m. 6/5, m. 6/6 ve m. 6/9 hükümlerine dayalı olarak itiraz ettiği, davacının itirazlarını inceleyen ... Kurulu’nun huzurda dava konusu edilen 27.01.2025 tarihli ve ....sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; Davalıya ait dava konusu markanın kapsamındaki 13. sınıftaki “Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler.” mallarının davacının redde mesnet markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı anlaşılmıştır. Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır. Tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi, markalar arasındaki iltibas riskini etkileyecek bir unsurdur. Dikkati düşük olan tüketici kitlesine yönelik emtiaların tescillendiği markalarda iltibas riskinin daha yüksek olacağı açıktır. Diğer yandan, tüketicinin bilinç ve dikkat seviyesi tek başına iltibas riskini oluşturan unsurlardan değildir. Marka işaretlerinin ne derece ayırt edici olduğu, markanın ne derece iltibas riski taşıdığı, markaların korunma düzeyinin ne aşamada değerlendirileceği de iltibas riskinin tespitinde önem taşımaktadır. Somut olayda, benzer bulunan ürünlerin özel dikkat seviyesine sahip tüketicilere hitap ettiği, sık tüketilen gündelik ürünler olmadığı, dolayısıyla ilgili tüketici kesiminin özel bir bilgi ve dikkat seviyesine sahip olduğu, Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaya göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerekmektedir. Global değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaya göre değerlendirme yapılmasıdır. Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilmemelidir. Markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsurdur. Markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardır. Markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar esas unsur nazara alınarak tespit edilir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece(yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Dava konusu marka, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, kalın, büyük harflerle “... POWER CHARGE ...” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markası olduğu, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, Davacının “... ...” ibareli markası, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, büyük harflerle “... ...” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markasıdır. Markada yer alan “...” ibaresinin İngilizce’de “ateş” anlamına geldiği, dava konusu mallar bakımından ayırt edici niteliğine haiz olmadığı dikkate alındığında söz konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, Davacının “...” ibareli markası, siyah renkte, ilk harfi büyük, kalın, italik harflerle “...” ibaresi ile bu ibareyi çevreleyen kırmızı hatlı bir şeklin yer aldığı karma bir markadır. Markanın esas unsurunun “...” olduğu , Davalının markasının kapsamına giren, 13. Sınıfa giren emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesi açısından somut olaya bakıldığında; bunların günlük ihtiyaçları karşılamayan, sık satın alınmayan emtialar olduğu, insan hayatı ile yakın ilintili olduğu göz önüne alındığında, hitap ettiği tüketici kesiminin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin yüksek olduğu, Netice de, dava konusu markada 13. Sınıfta yer alan “Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar.” malları davacının “patlayıcı madde” emtiası ile aynı/benzerdir. Bunun yanında normal şartlarda davacının diğer markasında yer alan 09 ve 42 sınıfın genel olarak yer alan mal ve hizmetler ile bir benzerlik kurulması mümkün gözükmese de, davacı emtia listesi patlayıcıların kullanılmasına yönelik bir yazılım ve bu yazılımın hizmetine özgülendiği için, ilgili malların ve hizmetlerin birbirini tamamlama/birlikte kullanılma durumları olduğu için benzerlik bulunduğu, Dava konusu markada yer alan ... ibaresinin, davacının markalarında yer alan ... ibaresinin kısaltması gibi algılanacağı, taraf markalarının kelime+şekil markası olduğu, ... harflerini ortak içerdikleri, davalı markasının ... ibaresindeki sesli harflerin çıkarılmasıyla oluşturulduğu, taraf markalarının tescilli olduğu/tescili kapsamına alınmak istenilen emtiaların da aynı/benzer/türdeş emtialar olduğu; her ne kadar bu emtiaların hitap ettiği ortalama alıcı/tüketici kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyesi düşük olmasa da, taraf markaları arasındaki benzerlik nedeniyle, bu mal ve hizmetlerde “...” ibaresinin/işaretinin markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılması halinde tüketicilerin/alıcıların söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalini yarattığı, alıcıların/tüketicilerin iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu, ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebilecekleri; dolayısıyla, davalının markasının, bu ürün ve hizmetler açısından davacının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği, KÖTÜ NİYET İDDİALARI; Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Tescil başvurusunda bulunan kişinin kötü niyetli olduğuna emare teşkil edebilecek olgu ve olayların varlığı, kötü niyetli marka başvurusunun kabulü için yeterli sayılmaktadır. Buna karşılık başvuru sahibinin, hakkını kötüye kullanma niyeti taşıması veya başkalarını engelleme amacına sahip olması gibi sübjektif durumlar kural olarak tespit edilmeye çalışılmamalıdır. Zaten kişinin içsel durumunu ifade eden sübjektif unsurlara doğrudan ulaşmak veya nüfuz etmek mümkün de değildir. Ancak, somut olayda başvuru sahibinin içsel durumunu ifade eden, kast, niyet gibi hususların anlaşılabileceği veya ortaya çıkarılabileceğine dair ciddi belirtilerin varlığı halinde, bunlar araştırılarak, kötü niyetli tescilin varlığı sonucuna ulaşmada yardımcı unsur olarak kullanılabilir. Bu değerlendirmede, markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığının bilinmesi halinde marka tescil başvurusunda bulunulması, markanın köken gösterme amacı dışında bir amaçla tescil edilmesi, örneğin esasen kullanılması planlanmayan bir markanın sırf bir başka işletmenin piyasaya girmesinin engellenmesi amacıyla tescil ettirilmesi ya da tescil başvurusunda bulunanın rakipleri ile haksız rekabete girişme amacı gibi kriterler dikkate alınabilir. Marka tescil başvurusunun kötü niyetli olup olmadığı hususunun belirlenmesinde genel geçer kriterler bulunmamakta, konunun her somut olay bazında değerlendirilmesi gerekmektedir. Doktrine ve yerleşik içtihatlara göre; kötü niyetli tescilden söz edilebilmesi için başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp, yedekleme, marka ticareti yapmak amacına yönelik bir davranışta bulunmak kötü niyet göstergesi kabul edilebilir. Somut olayda, taraf firmaların aynı sektörde faaliyet gösterdiğine dair bir çekişme bulunmamaktadır. Üstelik bu sektör oldukça niş bir alan olan patlayıcılar vb. ürünleri içermektedir. Davacı firmanın Alfred ... tarafından çok uzun yıllar önce kurulduğu yönünde beyanı bulunmaktadır. Davalı firmanın ise 1993 tarihinde ... ticaret unvanı ile kurulduğu, 1998 tarihinde unvan değişikliğine giderek ... unvanını aldığı, 05.12.2022 tarihli Genel Kurul kararı ile şirketin unvanının ... ... olarak değiştirildiği ve bu değişikliğin 09.12.2022 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır. (... ... tarafından kurulan başka bir şirketin adı olduğu, sunulan bilirkişi raporunda tespit edilmiştir.) Bu noktada davalı seçimlerinin tesadüfi olarak değerlendirilmeyeceği; zira bu kadar spesifik bir alanda hizmet veren rakiplerin birbirleri hakkında bilgi sahibi olmaması ticari hayatın içerisinde mümkün gözükmemektedir. Davalının çok sayıda marka başvurusunun bulunduğu, 2022 yılından itibaren ... ibarelerini tescil ettirmek için gerek şekil unsurlu gerekse düz yazı ile başvurular yaptığı ve hatta davacının... markası ile birebir aynı marka için başvuru yapıldığı ve davalı kurum tarafından SMK 5/1-ç kapsamında kısmen reddedildiği ve akabinde davacı itirazları ile tümden reddedildiği anlaşılmıştır. Bu noktada, ticaret unvanı değişimleri de dikkate alındığında davalının sürekli olarak davacı markalarına yanaşma arzusu içerisinde olduğu, hiçbir koşulda dahi davalının davacı markalarından haberdar olmadığı düşünülse dahi (ki mümkün değildir) itirazlar sonucunda bu durumdan haberdar olmuştur. Yukarıda belirtildiği üzere, markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığının bilinmesi halinde sürekli olarak marka tescil başvurusunda bulunulması kötü niyetli sayılabilecektir. Davalı yanın yapmış olduğu ... ibareli başvurular sonrasında, yine bu ibareyi andıracak şekilde ... ibaresine başvurmasının basiretli bir tacir hareketiyle bağdaşmayacağı değerlendirilmiş olup, netice itibariyle de, davalı şirketin başvurusunda kötü niyetli olduğu, Netice itibariyle, Dava konusu markanın kapsamındaki 13. sınıftaki “Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler.” mallarının davacının redde gerekçe markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu ve ayrıca, davalı şirketin başvurusunda kötü niyetli olduğu değerlendirilmiş olup, dolayısıyla, ... kararının yerinde olmadığı ve iptali şartlarının oluştuğu, davaya konu markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, ancak karar tarihi itibariyle tescil edilmediği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın kabulüne,.... sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, Davaya konu marka karar tarihi itibariyle tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 13.703,30.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalının vekil veya temsilcisinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. Kâtip Hâkim.... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 1.318,30.-TL Gider Avansı :12.385,00.-TL TOPLAM :13.703,30.-TL