Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında etkin pişmanlık ve yeni delillerin eksik değerlendirilmesi nedeniyle verilen mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanık müdafiinin temyiz aşamasında etkin pişmanlık talebinde bulunması karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınması ve bu beyanların faydalı bilgiler içerip içermediğinin değerlendirilmesi zorunluluğu; ayrıca, yargılama sürecinde ve hükümden sonra dosyaya eklenen sanığın örgütsel konum ve faaliyetlerine ilişkin beyanlar ile istihbarat raporunun CMK 217 uyarınca sanık ve müdafiine okunarak savunma hakkının sağlanması gerektiği gerekçeleriyle bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/16083 E.  ,  2026/3144 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi.
SAYISI : 2022/414 E, 2023/64 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık müdafinin temyiz aşamasında sunmuş olduğu 11.02.2026 tarihli dilekçesinde sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirmesi karşısında; sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
2. Yargılama aşamasında dosyaya gönderilen ihbar evrakı eklerinde; sanığın örgütsel konum ve faaliyetlerine ilişkin beyanda bulunan ... ve ....'ın müdafii eşliğinde verdikleri beyanların ve hükümden sonra dosyaya gönderilen ihbar evrakı ekinde sanık hakkında düzenlenen emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin veri grup analizi raporunun CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş; sanık müdafilerinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.