Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, markalar arası görsel, işitsel, kavramsal benzerlik ve kötü niyet iddiasıyla tescil kararı iptali ile hükümsüzlük talepli bir dava.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı bir şirketin, kendi mevcut markalarıyla davalı tarafın yeni marka başvurusu arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ciddi benzerlik bulunduğunu, bunun ortalama tüketicilerde karıştırılma ihtimali yarattığını ve davalının müvekkilinin tanınmış markalarının itibarından haksız yere faydalanma ve kötü niyetli tescil girişiminde bulunduğunu ileri sürerek, marka başvurusu itirazlarını reddeden idari kararın iptalini ve tescil halinde davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ettiği, davalının ise kararlarının usule ve yasaya uygun olduğunu savunduğu bir marka hükümsüzlük davasındaki iddia ve savunmaları özetlemektedir.

T..... ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/273 Esas - 2026/325
T..... "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ... A R A R ESAS NO : 2025/273KARAR NO : 2026/325DAVA : Marka .... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 30/06/2025KARAR TARİHİ : 01/07/2026 Yazım Tarihi: 13/07/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkil şirketin markaları ile davalının başvuru markası arasında çok ciddi düzeyde görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, ortalama tüketicilerce ilişkilendirilmesinin ve karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin markasının “...” ve ... ... ibaresinden oluşmaktayken davalı markasının ... ibaresinden oluştuğunu, müvekkilinin markalarının birinde ... bulunduğunu, bu ibarenin esasen "yeni" anlamına geldiğini, ... markasını niteleyen ve ondan ayrı ve bağımsız olmayıp ona bağlı olan bir işaret olduğunu, bu bağlamda ... ibaresinin ayırt edici nitelikten yoksun ve arka planda olduğunu, asli unsurun ... olduğunu, bu doğrultuda benzerlik değerlendirmesinin ... ve ... ibareleri arasında yapılması gerektiğini, davalı markasındaki ... ibaresinde ... harfi olduğunu, ancak İngilizce bilmeyen sıradan tüketicilerin bile genel kültür bilgisi olarak bilecekleri üzere, .... vb. .... dillerde ... harf ... olarak okunduğunu, ... ibaresinin İngilizce’de "..." anlamına geldiğini, ... şeklinde okunduğunu, davalı markasının ise ... şeklinde okunacağını, markaların altışar harften oluştuğunu ve beşer harflerinin birebir aynı olduğunu, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, taraf markaların 05. Sınıftaki tüm malları kapsadığını ve bu hali ile aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, davalının başvurusunun, müvekkilinin markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyi ve markanın bilinirliğinden haksız yararlanmasına, marka itibarına zarar vermesine neden olduğunu, davalının marka başvurusunun dürüstlük kuralına, basiretli tacir ilkesine ve haksız rekabet kurallarına aykırı olup kötü niyetli olduğunu belirterek ...’in 26.04.2025 tarihli ve ... numaralı ... kararının tümden iptaline, ... başvuru nolu “...” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde ise bu markanın tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı firmaya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı firmanın .... sayılı mesnet markaları dolayısı ile SMK 6/1 maddesine göre iltibas. SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık SMK 6/9 maddesine Kötü niyetli başvuru yapıldığı iddia ve itirazlarının reddi konusunda verilen ... sayılı ... kararının iptalinin , aynı iddialara bağlı davalı markasının tescili halinde ise hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 28/04/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/... maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 30/06/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; “…… Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca itiraz sahibi tarafından 6769 s. SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında ileri sürülen eskiye dayalı kullanım iddiası somut bilgi, belge ve delil ile ispatlanamadığından, söz konusu itiraz da yerinde bulunmamıştır. Öte yandan, 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi.... hükmüne amirdir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Son olarak, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir. KARAR: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle;Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği,Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı,İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı,Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır.SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları... (...) ... 06/05/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE; " Davaya konu olan marka başvurusu ile davacının mesnet gösterdiği markalarının çekişme konusu 05. Sınıftaki mallarının birebir aynı olduğu, Davalıya ait dava konusu ... sayılı ibareli marka ile davacının mesnet gösterdiği “...” ve “... ...” markalarının görsel ve işitsel olarak benzer olmadığı, Bu kapsamda markalar arasında 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin oluşmadığı, Taraf markalar arasında görsel ve işitsel anlamda benzerlik olmadığından davalı başvurusunun, davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasından SMK 6/5 maddesi anlamında haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt ediciliğini zedeleyebileceği koşullarının oluşmayacağı, Davacının ... ibaresi üzerinde dava konusu 05. Sınıfta yer alan mallar bakımından SMK m.6/3 hükmüne göre öncelik hakkının olmaması nedeniyle davaya konu olan markanın tesciline engel bir durum oluşturmayacağı, Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiasını ispata elverişli delilin dosyada mevcut olmadığı, bununla birlikte bu hususun Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu," şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.GEREKÇE;Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak benzerlik bulunduğu; Diğer yönden taraf markaları arasında bilirkişi raporundaki sayfa .... teki tabloda dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 05/01 sınıftaki " insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar , tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler , ilaç ihtiva eden kozmetikler. " malları DIŞINDA KALAN TÜM MALLAR yönünden aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı mallar olduğundan KISMEN emtia benzerliği de gerçekleştiği;HEDEF TÜKETİCİLER açısından iltibasa bakıldığında ;Dava konusu markanın kapsamındaki 05/01. Sınıftaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. " mallarında ise hedef tüketicilerin doktor, veteriner ve eczacılar açısından yapılacak değerlendirmeye göre bakılması gerekli olup bunun sonucunda, anılan emtiaların hedef kitlesinin eğitim seviyesi ve mesleki sorumlulukları sonucu sahip oldukları yüksek dikkat ve özen seviyesi olanlar kastedildiği; Bu açıdan bu mallarda taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesindeki karıştırılma /iltibas koşulu oluşmadığı;Dava konusu markanın kapsamındaki 05/01 sınıf dışında kalan tüm mallarda ise hedef tüketici grubu ortalama düzeydeki tüketici grubu olduğu; Buna göre ;Dava konusu markanın kapsamındaki 5. Sınıftaki " insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler , tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler " malları DIŞINDA kalan tüm mallarda; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu bu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından dava konusu marka kapsamındaki bu mallarda davacının " ... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının "... " ibareli başvuru markalı malı satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu "... "ibareli işaret ile davacının " ... " ibareli tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği bu açıdan taraf marka işaretleri bu emtialarda benzediğinden bu mallarda SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Diğer yönden ;Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Ancak bu durumlar var olan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından aksi yöndeki ... kararı yanlış olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.H Ü ... Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1- Davanın KISMEN KABULÜNE,2- Dava konusu ...'nın ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 05/01 sınıftaki " insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar , tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler , ilaç ihtiva eden kozmetikler. " malları DIŞINDA KALAN TÜM MALLAR YÖNÜNDEN ... KARARININ KISMEN İPTALİNE, markanın bu emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ...'ya müzekkere yazılmasına, (kabul kısmı)3- Dava konusu ...'nın ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 05/01 sınıftaki " insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar , tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler , ilaç ihtiva eden kozmetikler. " malları yönünden açılan davanın reddine,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Davacının yaptığı; 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 205,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 16.820,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 8.410,20 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı 01/07/2026 Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır