2942 sayılı Kanuna dayalı kamulaştırma bedeli tespiti ve taşınmaz tescili davasında, bilirkişi raporu ile belirlenen değerlerin ve objektif artış oranının istinafta uygun bulunarak davanın kabulü.
Özet: Davacı idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, ilk derece mahkemesinin kararları bölge adliye mahkemesince birden çok kez kaldırılıp dosya iade edildikten sonra, son olarak bölge adliye mahkemesi, taşınmazın 2017 yılı verilerine göre bilirkişi raporuyla tespit edilen 39,73 TL/m² birim değeri üzerinden kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve tesciline dair ilk derece mahkemesi kararını kamu düzeni yönünden düzelterek esastan kabul etmiş; bu son karar ise taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/11894 E.  ,  2026/2163 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/959 Esas, 2025/1264 Karar
KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... (Adıyaman) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/29 Esas, 2025/57 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine, kamu düzenine yönünden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ... ilçesi, ... köyü 1 46... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hiçbir gerekçe ve açıklama yapılmadan arta kalan alana ilişkin hesaplama yapılmasının ve bu hesabın toplam bedelden çıkarılmadan değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, taşınmazın metrekare birim fiyatının artışını kabul etmediklerini, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinde bulunmayan mısırın hesaplamaya alınmasının hatalı olduğunu, objektif değer artış oranının %50 alınmasının hatalı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2017 yılı verileri kullanılarak taşınmazın değerinin düşük belirlenidğini, kamulaştırmadan arta kalan alana verilen değer kaybının az olduğunu ve kamulaştırma bedeline bu bedelin eklenmemesinin hatalı olduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının ve hükmün Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilâmına uygun olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi kurulunca 2017 yılı verilerine göre ve sulanabilir tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinin ve bilirkişi kurul raporunda belirtilen taşınmaz özellikleri dikkate alınarak %10 oranında objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olduğu, taşınmazın geometrik durumu, yüzölçümü ve el atılan alandan kalan kısmın büyüklüğü ve diğer kullanım durumu dikkate alındığında, raporda takdir edilen kalan kısım için tam değer değer düşüklüğü oranına dair tespitlerin dosya kapsamına uygun bulunduğu, bu haliyle davaya konu taşınmaz bakımından dava tarihi olan 2017 tarihi itibarıyla ve netice olarak arazi metrekare birim değeri olarak 39,73 TL/m²nin tespit edilip ve bu değer üzerinden toplam kamulaştırma bedelinden davalının hissesine düşen bedelin hesaplanması, dava konusu taşınmazda davalı adına olan payın iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesinin uygun bulunduğu, davacı idare vekilinin ve davalı vekilinin bu yönlere ilişkin olan istinaf sebeplerinin özü itibarıyla yerinde olmadığı, ancak İlk Derece Mahkemesince kamulaştırılması talep olunan alandan arta kalan 859,00 m² yüzölçümlü 1 46... parsel sayılı taşınmazın bedelinin kamulaştırma bedeline tam olarak eklenmiş ve bu arta kalan taşınmazın bedelinin tahsiline rağmen idare adına tescil olunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.