Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkûm edilen sanığın etkin pişmanlık beyanlarından tehdit iddiasıyla dönmesi üzerine hükmün bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyet kararı verilen sanığın, soruşturma evresinde örgüt hakkında ayrıntılı bilgilerle etkin pişmanlık gösteren ifadelerinden, örgütün tehditleri nedeniyle kısmen vazgeçtiğini ancak temyiz aşamasında bu ilk beyanlarının esas alınmasını talep etmesi üzerine, kanunun ilgili etkin pişmanlık hükümlerinin yeterince değerlendirilmediği gerekçesiyle hükmün bozularak dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2024/23909 E.  ,  2026/3292 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/241 E., 2023/1205 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/263 E., 2023/21 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4, 62, 53, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca hükmedilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, dosya içerisinde yer alan 03.05.2022 tarihli yakalama ve teslim tutanağına göre kendiliğinden hudut karakol komutanlığına giderek soruşturma aşamasından itibaren yerel mahkemenin de kabul ettiği gibi, etkin pişmanlık kapsamında örgütün şehir ve kırsal yapılanmasına ilişkin ve örgüt mensupları hakkında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun ayrıntılı bilgiler verdiği ve teşhislerde bulunduğu, kovuşturmada aşamasında ise detaylı anlatım içeren beyanlarının Türkiye'de bulunduğu dönemi kapsayan kısmından vazgeçtiği anlaşılmakla birlikte, sanığın temyiz aşamasında defaatle sunmuş olduğu dilekçelerinde soruşturma aşamasındaki beyanlarının esas alınmasını, bu kapsamında değerlendirme yapılmasını, örgüt tarafından kendisinin ve oğlunun hayatıyla tehdit edilmesi nedeniyle beyanlarının bir kısmından dönmek zorunda bırakıldığını belirtmesi karşısında, sanığın yeniden ayrıntılı beyanlarının alındıktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkra hükümlerinin bu kapsamda yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK'nın 104/3. maddesi gereğince tahliye talebinin reddine, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.