İdarenin taşınmaza fiili el atması, ecrimisil ve tazminat taleplerinde kesinlik sınırı ile değerleme yöntemlerinin temyiz incelemesi.
Özet: Yüksek mahkeme, davalı idarenin davacıya ait taşınmaza köprü ayakları dikerek fiilen el atması üzerine açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin taşınmazı tarla vasfında kabul ederek kısmen kabul kararı vermesi ve tarafların değerleme usulüne ilişkin istinaf itirazlarının reddedilmesinin ardından, ecrimisil talebine yönelik temyiz başvurusunu kesinlik sınırı nedeniyle reddederek, el atmanın önlenmesi talebine ilişkin temyizi incelemeye almıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/7660 E.  ,  2026/2156 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1829 Esas, 2025/470 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/86 Esas, 2023/67 Karar
Taraflar arasındaki dava konusu taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, mümkün olmadığı takdirde tazminat ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı için ecrimisil bedeli olarak hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Bu nedenle; taraf vekillerinin ecrimisil talebi yönünden temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin el atmanın önlenmesi talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 04... parsel sayılı taşınmazın olduğu bölgede kamulaştırma işlemlerinin başlandığını, davalı idare tarafından kamulaştırma bedelinin tespiti davası açıldığını ve bu davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davalı idarece dava konusu taşınmaza köprü ayaklarını dikmek suretiyle fiilen el atıldığını belirterek el atmanın önlenmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL ecrimisilin el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, el atmanın mümkün olmaması halinde ise şimdilik 200.000,00 TL tazminat ve 5.000,00 TL ecrimisilin el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, tarla olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, objektif değer artışı oranının düşük olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza el atmanın önlenmesi ya da taşınmazın eski hale getirilmesinin mümkün olmaması sebebi ile kamulaştırmasız el atma bedeline hükmedilmesi gerektiğini, taşınmazın sulu arazi vasfında olduğu konusunda yeterli araştırma yapılmadığını, objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, taşınmazın ceviz bahçesine göre de değerinin hesaplanması gerektiğini, alternatifli hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapuda yol olarak kayıtlı olduğu, davalı idarece yol yapmak suretiyle dava konusu taşınmaza fiilen el atıldığı, mahkemece dava konusu taşınmazın tarla vasfında kabul edilip net gelir yöntemine göre hesap yapılarak değer belirlendiği, sulu arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı idarece kamulaştırma işlemi yapılmaksızın dava konusu taşınmaza fiilen el koyması sebebi ile İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın keşif tutanağı ve bilirkişi raporu ile tespit edilen nitelikleri dikkate alındığında taşınmazın sulu arazi olarak kabulünün yerinde bulunduğu, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranı ile objektif değer artışı oranının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmi tarım verileri ile uyumlu olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, mümkün olmadığı takdirde tazminat ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Taraf Vekillerinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden;
Taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B. Taraf Vekillerinin el atmanın önlenmesi talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.