Ulubat Gölü sedde inşasıyla sular altında kalan taşınmazlara yönelik kamulaştırmasız el atma tazminatı davasında pasif husumet yokluğu nedeniyle red kararı.
Özet: Davacının, Ulubat Gölü çevresine inşa edilen sedde nedeniyle taşınmazlarının sular altında kalarak kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili talebiyle açtığı dava, ilk derece mahkemesince kabul edilmiş; ancak bölge adliye mahkemesi, davalı idarenin istinafı üzerine, dava konusu taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle pasif husumet yokluğunu gerekçe göstererek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış ve davanın reddine karar vermiştir, bu karar davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/15700 E.  ,  2026/2155 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1009 Esas, 2025/1895 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/581 Esas, 2024/90 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davacının asıl ve birleştirilen davalarının ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ... ilçesi, ... mahallesi 5 19... parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından ... Gölünü çevreleyen sedde inşaa ederek, gölün doğal genişliğini ve su seviyesini değiştirmek suretiyle taşınmazların, tamamen sular altında kalmasına neden olunarak el atıldığını, taşınmazların kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenlerle kamulaştırılmasız el atma tazminatının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara müvekkili idare tarafından el atılmadığını, iddia olunan eylemin haksız el atma olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın gölün doğal yapısı nedeniyle sular altında kaldığını, ... Gölü'nün doğal bir göl olması sebebiyle göldeki su seviyesi tamamen mevsimlere bağlı olarak yağışa göre yükselip düştüğünü, gölün su seviyesi yağışlı dönemlerde yükseldiği için gölün su yüzey alanı genişleyerek etrafındaki tarım arazilerini etkilediğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının asıl ve birleştirilen davalarının ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara taşkın seddesi yapılmasaydı bile gölün tabii su seviyesinin yükselmesiyle taşınmazların su altında kalacağını, dava konusu taşınmazın su altında kalmasının sebebinin Ulubat Gölü'nün doğal yapısından kaynaklandığını, dava konusu taşınmazların yılın büyük bir kısmının su altında olduğunu, sınırlı tarım yapılabildiğini, bu nedenle ortalama verimden hesaplama yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebeye alınan ürünlerin getirisi en yüksek olan ürünler olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olarak uygulandığını,%30 orandaki objektif unsur artışının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça dava konusu taşınmazın ... Gölünün kıyı bölümüne su taşkınlarının önlenmesi amacıyla sedde yapımı nedeniyle su seviyesinin yükselmesi suretiyle su altında kaldığını, taşınmazda tarım yapılmasının mümkün olmadığını belirterek el atma bedelinin davalı idareden tahsili isteminde bulunulmuşsa da, taşınmazlardan Bursa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 640 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine 30.11.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem ile "Taşınmazın 10 00... lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır." şeklinde şerh konulduğu, yine Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 519 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine 30.11.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem ile "Taşınmazın 4000 m² lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır." şeklinde şerh konulduğu ve taşınmazların tamamının onaylı kıyı kenar çizgisinde kaldığı, somut uyuşmazlığın mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan davanın açıklanan niteliğine göre davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle ve davanın 04.11.2019 tarihinde açıldığı, yargılama devam ederken dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine 30.11.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem ile kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığına dair şerh konulduğu, bu haliyle davalının hakkında dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından davacı aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmolunmadan davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesine karar verilerek davanın ve birleştirilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.