Yargıtay 3. Ceza Dairesi, emniyet mensubu sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, gizli tanık ve operasyonel hat araştırmasındaki eksiklikler ile tanık sorgulama hakkı ihlali nedeniyle bozdu.
Özet: Temyiz incelemesi sonucunda, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararının, sanığın örgütsel faaliyetlerinin devam edip etmediği, operasyonel hat kullanıp kullanmadığına dair eksik araştırma yapılması, UYAP sisteminde ifade/beyan araştırması yapılmaması, ayrıca suçun vasfı ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici olan tanıkların doğrudan sanığın huzurunda veya usulüne uygun dinlenmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/38845 E.  ,  2026/3374 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1386 E., 2021/1094 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/153 E., 2020/139 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; emniyet mensubu olarak görev yapan sanığın dosya içerisinde yer alan ... kod adlı gizli tanıktan ele geçen SD kartın incelenmesi sonucunda oluşturulan veri inceleme raporuna göre derecesinin “A5” olarak belirtildiği, “A5” kodlamasının; “... mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı üst seviyede olan kişileri ifade ettiği"nin anlaşılması karşısında; sanığın görev yaptığı illerdeki emniyet mensuplarına yönelik yapılan soruşturma ve kovuşturmalar araştırılarak veri inceleme raporunda belirtildiği gibi sanığın örgütsel faaliyetlerine devam edip etmediğinin belirlenmesi, ayrıca herhangi bir örgütsel kod adı ve iletişim ağı kullandığı saptanamayan sanığın bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespitine de yönelik olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlara (hesabının bulunduğu bankalar, internet, elektrik, su, doğalgaz abonelikleri bulunan kurum ve kuruluşlara, ... vb) beyan ettiği telefon hatları üzerinden araştırma yapılarak herhangi bir örgütsel iletişim ağı kullanıp kullanmadığının belirlenmesi, yine sanığa atılı suçun vasfının her türlü şüpheden uzak olarak tayin ve tespiti açısından UYAP bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir ifade yahut beyan bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa onaylı örneklerinin getirilmesi, gerekirse de ifade yahut beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenmesi ile tüm delillerin birlikte duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunduktan sonra sanığın hukuki konumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; 5271 sayılı CMK'nın 1 81... . maddelerine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.