Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisil davasında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ek-1. madde değişiklikleri doğrultusunda ecrimisil talebinin temyiz kesinlik sınırı nedeniyle reddi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin bir davada, yargılama sürecinde ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi, bu kararın istinaf başvurusu sonrası bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine temyiz merciine taşınan olayda, temyiz incelemesi sonucunda; güncel kanun değişiklikleri ve dava tarihindeki parasal sınırların uygulanması dikkate alınarak, hüküm altına alınan ecrimisil bedelinin temyiz kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle ecrimisil yönünden temyiz isteminin reddine, kamulaştırmasız el atma tazminatı talebi yönünden ise temyiz başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/17621 E.  ,  2026/2151 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/3001 Esas, 2025/3035 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/432 Esas, 2025/177 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 30.10.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan ecrimisil bedelinin dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davalı idare vekilinin ecrimisil yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Van ili, ... ilçesi, ... köyü 1 27... parsel sayılı taşınmazın kenarından geçmekte olan derenin yatak değiştirmesi nedeniyle müvekkilin taşınmazını kullanamadığını, bu nedenle kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; ilgili davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, dava konusu parsele müvekkil idarenin herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığını, kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olması için Yargıtay tarafından da arandığı üzere taşınmaza kamulaştırma yetkisine sahip bir idarece el atılması, kamulaştırma işleminin yapılmamış olması ve taşınmaza el koymanın geçici değil daimi ve sahiplenme amacıyla yapılması gerektiğini, davanın reddine, mahkeme masrafları ile yasal vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma bedelinin yüksek belirlendiğini, yerel mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olması için Yargıtay tarafından da gözetilen şartlardan olan taşınmaza kamulaştırma yetkisine sahip bir idarece el atılması, kamulaştırma işleminin yapılmamış olması ve taşınmaza el koymanın geçici değil, daimi ve sahiplenme amacıyla yapılması gerektiğini, kamu hizmetinde kullanma amacı olmayan durumlarda kamulaştırmasız el atmadan bahsedilemeyeceğini, idareden sadece mevcut zararın tazmini veya eski hale getirme ve var ise ecrimisil talep edilebileceğini, müvekkili idarenin dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir kamulaştırma plan ve projesinin olmadığını, kamulaştırmasız el atma koşullarının oluşmadığını, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihi itibarıyla faize hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmeden karar verildiğini, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışının belirlenmesinde aynı hususların gözetilerek mükerrer uygulamanın yapıldığını, taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, sulu tarım arazisi olarak değerlendirilip ecrimisil hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin hatalı olduğunu, Çiftçi Kayıt Sistemi kayıtlarından taşınmazın son 5 yıl içerisinde tamamının ekildiğinin anlaşılması nedeniyle el atma ve ecrimisil talebinde bulunulamayacağını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri buğday ve yonca verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının 31,75 TL olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasında ve taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen niteliği, dosya kapsamından anlaşılan özelliği dikkate alındığında objektif değer artışı uygulanmamasında istinaf edenin sıfatı dikkate alınarak bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Van ili, ... ilçesi, ... köyü 1 27... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak taşınmaza değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atma Tazminatına İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.