Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, davacı tarafın tescilli markası ile davalıya ait marka başvurusunun görsel, işitsel, anlamsal benzerlikleri ve mal/hizmet sınıfı nedeniyle karıştırılma ihtimali iddialarıyla açılan marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin davasını inceledi.
Özet: Davacı, davalıya ait markanın kendi tescilli markasıyla görsel ve işitsel olarak benzerlik gösterdiğini, aynı sessiz harflerden oluşarak tüketicide karıştırılma ihtimali yarattığını, davalı markasının davacının markasının alt veya seri markası olarak algılanabileceğini ve 13. sınıftaki ilgili mal ve hizmetler bakımından doğrudan bağlantı bulunduğunu belirterek markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ederken; davalı vekili, markaların fonetik, anlamsal ve görsel olarak birbirinden tamamen farklı olduğunu, genel izlenim itibarıyla karıştırılma ihtimali olmadığını, ortalama tüketicinin markaları aynı firmanın ürünü olarak algılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/73 Esas - 2025/342
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No : 2025/73Karar No : 2025/342....Dava : Marka İle İlgili ... Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden TerkinDava Tarihi : 14/02/2025Karar Tarihi : 24/09/2025Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih : 24/09/2025Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili ... Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; taraflara ait markaların, davalıya ait başvuruya konu markanın ayırt edici bir özellik taşımadığı dikkate alındığında, tüketici nezdinde yanılgıya sebep olabileceğini, markalar görsel ve işitsel olarak değerlendirildiğinde, markaları ile itiraza konu marka arasında ayırt edici bir fark bulunmadığını, iki marka da aynı sessiz harflerden oluşmakta olup hatta davalıya ait başvurudaki markada yer alan sessiz harflerin, müvekkili şirket adına tescilli "..." markasının sessiz harflerinden ibaret olduğunu, itiraza gerekçe olarak gösterilen marka ile başvuru konusu işaret kıyaslandığında aynı veya benzer sesçil ve görsel etki bıraktıklarını, zira söz konusu başvurunun itiraza gerekçe markadaki sesli harflerin çıkarılıp devamına sadece bir rakam eklenmek sureti ile oluşturulduğunu ve bu halinin iki işaret arasında farklı bir görsel veya sesçil etki oluşturmadığını, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin aynı ve benzer biçimde göründüğünü, markalar karşılaştırıldığında hem görsel olarak hem de anlam olarak aynı olduğunu, öte yandan, markalar birlikte değerlendirildiğinde iki markanın da aynı kişiye ait konsept marka algısı oluşturduğunu, öte yandan nihai tüketici markayı gördüğünde hem itiraza konu marka hem de itiraza gerekçe markanın aklında canlanacağını, dolayısıyla itiraza gerekçe marka, itiraza konu marka içerisinde birebir bulunduğu için nihai tüketicinin markayı ya itiraza gerekçe marka olduğunu düşünerek ya da itiraza gerekçe markanın alt veya seri markası olduğu kanaatine varabileceğini, davalıya ait itiraza konu markada 13 üncü sınıfta yer alan “Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar.” mal ve hizmetlerin itiraza gerekçe markanın kullanıldığı mal ve hizmetler ile direkt bağlantılı olduğunu, müvekkili şirket markasının, itiraza konu marka başvurusu ile birebir aynı ve direkt bağlantılı malları kapsamına alacak şekilde başvuru yapıldığının açık bir biçimde ortaya konulmuş olduğunu, bu kapsamda markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı konusunda şüphe bulunmadığını ifade ederek, ..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı .... vekili cevaplarında özetle; başvuru konusu markada yer alan olan ....” ibaresi, üç adet sessiz harfin yan yana getirilmesiyle oluşturulmuş olup, “...” olarak üç heceli şekilde telaffuz edilirken, davacı markalarının “....” şeklinde iki hece hâlinde telaffuz edildiğini, her iki markanın fonetik açıdan birbirinden tamamen faklı olduğunu, davalının itiraza mesnet markasının asli/tek unsuru olan “cirit” kelimesinin, Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük’te, 1. At koşturup birbirine değnek atarak takım hâlinde oynanan oyun; cirit oyunu, atlı cirit. 2. Bu oyunda atılan değnek. 3. Atletizmde kullanılan ucu sivri, üzeri sargılı metal sırık.” olarak tanımlandığını, dava konusu “....” ibaresinin ise herhangi bir anlamının bulunmadığını, bu yönden, markaların anlamsal açıdan da birbirileriyle hiçbir benzerlik taşımadığını, davacı markaları ile davalı markasının, görsel açıdan da birbiriyle benzemediğini, özetle, markalar arasında fonetik, şekilsel ve anlamsal açıdan hiçbir benzerlik bulunmadığını, ibarelerin bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajın; ibarelerin ayırıcı birçok unsuru içeren bütününde odaklandığını, davalı başvurusunun konusu olan “....” ibareli işaretin, davacıya ait “cirit” ibareli tescilli markaya -“toplu olarak bıraktığı umumi intiba” itibarıyla- ilk bakışta kolayca tefrik edilemeyecek şekilde benzediğinden ve bu suretle iltibasa sebebiyet vereceğinden söz edilebilmesinin olanaksız olduğunu, davalı markasını okuyan veya gören ortalama dikkate sahip ve her iki işareti yan yana karşılaştırma imkanı olmayan kişinin zihnindeki intibaın, davacıya ait markaların bıraktığı intiba ile aynı olmadığını, söz konusu iki marka örneği, aynı firmanın markası gibi algılanabilecek nitelikte olmadığı gibi, markaların karıştırılma olasılıklarının bulunmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirkete usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya bir katılımı olmadığından cevabına rastlanmamıştır.Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, ... kararının yerinde olup olmadığı, hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının .... ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır. Davaya konu....." ibareli marka için davalı tarafından 11/10/2023 tarihinde 13.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu; başvurunun ilanına karar verildiği, bu ilana karşı davacının ....ibareli markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, .... tarafından söz konusu itirazların reddine karar verildiği, davacı şirketin tekrar itirazda bulunduğu, ... sayılı kararı ile itirazın reddine nihai olarak karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davalıya ait dava konusu markanın kapsamındaki 13. sınıftaki “Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar.” mallarının davacının redde mesnet markasının kapsamında aynen yer aldığı anlaşılmıştır.Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır. Tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi, markalar arasındaki iltibas riskini etkileyecek bir unsurdur. Dikkati düşük olan tüketici kitlesine yönelik emtiaların tescillendiği markalarda iltibas riskinin daha yüksek olacağı açıktır. Diğer yandan, tüketicinin bilinç ve dikkat seviyesi tek başına iltibas riskini oluşturan unsurlardan değildir. Marka işaretlerinin ne derece ayırt edici olduğu, markanın ne derece iltibas riski taşıdığı, markaların korunma düzeyinin ne aşamada değerlendirileceği de iltibas riskinin tespitinde önem taşımaktadır. Somut olayda, benzer olan ürünlerin özel dikkat seviyesine sahip tüketicilere hitap ettiği, sık tüketilen gündelik ürünler olmadığı, dolayısıyla ilgili tüketici kesiminin özel bir bilgi ve dikkat seviyesine sahip olduğu değerlendirilmiştir. Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaya göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerekmektedir. Global değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaya göre değerlendirme yapılmasıdır. Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilmemelidir. Markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsurdur. Markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardır. Markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar esas unsur nazara alınarak tespit edilir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Dava konusu marka, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, büyük harflerle “....” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markasıdır. Dava konusu markanın esas unsurunun bütüncül olarak “...” ibaresi olduğu değerlendirilmiştir. Davacının “.....” ibareli markası, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, büyük harflerle “....” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markasıdır. Söz konusu markanın esas unsurunun ....” ibaresi olduğu anlaşılmıştır. Bu doğrultuda, davacı markası ile dava konusu marka, marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak değerlendirildiğinde, her ne kadar dava konusu marka ile davacı markasında .... harfleri ortak olarak yer alsa da, dava konusu marka ile davacı markası arasında kavramsal benzerliğin olmadığının aşikar olduğu, dava konusu marka “..... olarak telaffuz edilirken davacı markasının “....” olarak telaffuz edildiği, dolayısıyla markalar arasında işitsel farklılık olduğu, bazı harflerin ortak olmasının görsel benzerliğe yol açacağının söylenemeyeceği, somut uyuşmazlıkta bu farklılıkların görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan dava konusu markanın üzerinde kullanılacağı emtianın tüketicileri nezdinde iltibası önleyici mahiyette olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, ilgili tüketiciler tarafından taraf markalarının farklı işletmelere ait olduğunun anlaşılabileceği; dava konusu marka ile davacının markası arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı değerlendirilmiş olup, netice itibariyle de, her ne kadar dava konusu markanın kapsamında yer alan 13. sınıftaki “Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar.” malları davacının redde gerekçe markasının kapsamında aynen yer alsa da, dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunmaması ve söz konusu malların tüketici kitlesinin bilinç düzeyinin yüksek olması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından; Dava konusu markanın kapsamındaki 13. sınıftaki “Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar.” mallarının davacının redde gerekçe markasının kapsamında aynen yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile davacı markası arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markası arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, ... kararlarının yerinde olduğu ve iptali koşullarının oluşmadığı, hükümsüzlük ile terkin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M :Davanın Reddine, Alınması gereken harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Davalı kurum kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı kurum vekillerinin yüzlerine karşı, davalı şirketin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır