Van Bölge Adliye Mahkemesince onaylanan, kadastro güncelleme çalışmaları sonrası tapu sicili hatasıyla azalan taşınmaz alanı zararının Türk Medeni Kanunu 1007. maddesi gereği Hazineden tazminatı temyiz davası.
Özet: Bu hukuki belgede, davacının kadastro yenileme çalışmaları sırasında taşınmazlarının yüzölçümünde eksilmeler tespit etmesi üzerine, tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklanan zararlarının 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca hazineden tazminini talep ettiği bir dava ele alınmakta olup; ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, davalı hazinenin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi de bilirkişi raporları ve yapılan incelemeler neticesinde taşınmazlardaki ölçüm ve tersimat hatalarından kaynaklanan yüzölçümü eksikliğini tespit ederek davanın yeniden kabulüne hükmetmiş ve bu karar üzerine hazine tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/8248 E.  ,  2026/2148 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1482 Esas, 2025/493 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/215 Esas, 2024/25 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 35 (yenileme sonrası 1 16... ), 159 (yenileme sonrası 1 17... ) ve 320 (yenileme sonrası 1 01... ) parsel sayılı taşınmazların tam hisse ile maliki olduğunu, kadastro yenileme çalışmaları sonrasında taşınmazların ilana çıkmasıyla birlikte taşınmazların satın alınan alandan daha küçük olduğunu fark ettiğini, taşınmazların miktarında eksilme olduğunun ortaya çıktığını, Van Kadastro Müdürlüğünce yapılan güncelleme çalışmasının 25.02.2022 tarihinde 1 ay süre ile askı ilanına çıkarıldığını ve kesinleşmiş olduğunu, şimdilik maddi zarar karşılığı olarak 100 TL’nin müvekkilinin gayrimenkulü satın almış olduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı kurum üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet ve zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, tapu kaydındaki yanlışlık ile idarenin kusuru arasında uygun illiyet bağının tespiti gerektiğini, davada 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinin uygulanma yerinin olmadığını, taşınmazın kadastro tespiti sonucu elde edildiğini, haksız davanın reddine, mahkeme masrafları ile yasal vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tespit edilen bedelin düzeltme işleminin kesinleşme tarihi olan 29.03.2022 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın zamanaşımı ve husumet yönünden reddi gerektiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen bedelin çok yüksek olduğunu, mahkemece yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu taşınmazdaki payı satın aldığında tapudaki alanın 1 16... parsel yönünden 12.560,00 m² olduğu ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesine göre yapılan güncelleme çalışmaları sonrasında taşınmazın alanının 8.029,11 m² olarak hesaplandığı, 1 01... parsel yönünden 7.700,00 m² olduğu ancak 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine göre yapılan güncelleme çalışmaları sonrasında taşınmazın alanının 6.712,94 m² olarak hesaplandığı, 1 17... parsel yönünden ise 2.780 m² olduğu ancak Kadastro Kanunu 22/a maddesine göre yapılan güncelleme çalışmaları sonrasında taşınmazın alanının 1.856,92 m² olarak hesaplandığı, kadastro güncelleme çalışmalarının 29.03.2022 tarihinde kesinleştiği, aldırılan fen bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın tesis kadastro paftasında bulunan ölçü hatası hesap hata ve tersimat hatası yenileme kadastrosunda düzeltildiği, 22-a maddesi kapsamında yapılan kadastro haritalarının güncelleme işlemlerinin kanun ve yönetmeliklere uygun yapıldığı, yapılan işlemlerin davacıdan kaynaklı bir durum olmayıp, güncelleme kadastro çalışmalarının usulüne uygun olduğu, 1 01... parselin hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri yonca ve buğday verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının 20,64 TL olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının % 5 olarak alınmasında bir isabetsizlik görülmediği, dava konusu arsa niteliğindeki 1 16... parsel ve 1 17... parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, emsal olarak Van ili ... köyü 3051 parsel sayılı taşınmazın 11.06.2013 tarihinde yapılan satışının alınmasında, dava konusu taşınmazların metrekare değerinin 95,84 TL olarak bulunmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazların bedeli dava tarihi itibarıyla belirlenmiş olup, hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken düzeltme işleminin kesinleşme tarihi olan 29.03.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.