Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçunda temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılırken suç unsurlarının teşdit nedeni sayılamayacağını belirterek hükmü bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmünde, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi sayılması ve cezanın bireyselleştirilmesi ilkelerine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılması nedeniyle kanuna aykırılık tespit ederek, yerel mahkemenin kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine hükmetmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/5801 E.  ,  2026/3355 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/573 E., 2021/1350 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/383 E., 2019/345 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilenmahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.