Depremde ağır hasar gördüğünü iddia eden vakfın, idari olarak az hasarlı belirlenen binasının yıkım talebiyle açtığı davanın yargı yolu caiz olmaması gerekçesiyle reddi.
Özet: Depremde hasar gören ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından az hasarlı olarak tespit edilen, ancak özel bir mimarlık firması tarafından ağır hasarlı ve can güvenliği açısından sakıncalı olduğu raporlanan vakıf binasının yıkımı için açılan davada, ilk derece mahkemesi davayı hukuki yarar yokluğundan reddetmiş; bölge adliye mahkemesi ise vakfa ait taşınmazın yıkımının idari nitelikte bir işlem olduğunu ve uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğini belirterek yargı yolunun caiz olmaması gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3348 E., 2025/1183 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/518 E., 2024/646 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 06.02.2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli deprem sonucu Malatya ili ... ilçesi... Çiftliği Mahallesinde bulunan kuruluş mal varlıkları olan 2485 sayılı parsel üzerindeki vakfa ait binada ciddi hasar meydana geldiğini, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünün yapmış olduğu inceleme sonucunda binaya az hasarlı raporu verildiği ancak müvekkili vakıf tarafından bu inceleme yeterli bulunmadığını, ... Mimarlık firmasına performans testi yaptırdıklarını, rapor sonucuna göre can güvenliği açısından sakıncalı olduğunu, binanın ağır hasarlı olduğunu ve yıkılması gerekmekte olduğunu, müvekkili vakfın binanın ağır hasarlı olması gerekçesiyle yıkım kararı alınması için Malatya ... Bölge Müdürlüğüne başvurduğunu ve ... Genel Müdürlüğünün yıkım işleminin Mahkeme kararı ile yapılması gerekmektedir şeklinde cevap verdiğini, yine vakfın sürekli artçı depremlerin olduğu ve yeni depremlerin beklendiği Malatya'da vakıf binasının hiç kimseye zarar vermeden ivedi bir şekilde yıkım kararının verilmesini ve vakıf tarafından binanın yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDava ... olarak açılmış olup İlk Derece Mahkemesince dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vakfa özgülenen taşınmaz üzerinde bulunan dava konusu yapı hakkında "..." askı kodu ile az hasarlı tespitinin yapılmış olduğu, 5737 sayılı ... Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 12. maddesinde vakfa başta özgülenen mal ve hakların haklı sebepler halinde daha yararlı olanları ile değiştirilebiliceği veya paraya çevrilebileceği düzenlenmiş olup vakfa özgülenen malın (taşınmazın) yıkımı hakkında Mahkemece karar verilmesi hususunda bir düzenleme bulunmadığı, söz konusu binanın gerçekte ağır hasarlı olduğundan yıkımı talep edildiğine göre bina hakkında "..." askı kodu ile az hasarlı olduğu yönünde yapılan tespite itiraz ve itirazın reddi halinde İdare Mahkemelerinde idari işlemin iptali hususunda dava açılması gerektiği, dosya kapsamı itibarıyla davacının bu hususta herhangi bir başvuru yaptığı yahut İdare Mahkemelerinde dava açtığı hususunda herhangi bir bilgi belge bulunmadığı, idari prosedür içinde herhangi bir işlem yapılmadan davacının doğrudan mahkemeye başvurarak vakfa özgülenen binanın yıkımı talebinde hukuki yararın bulunmadığı" gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde belirtildiği üzere, dava konusu taşınmazın Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü tespitleri sonucunda "..." askı kodu ile az hasarlı olduğu belirlendiği, 5737 sayılı Kanun kapsamında vakfa özgülenen taşınmaz malların yıkımı hakkında Mahkemece karar verilmesi hususunda bir düzenleme bulunmadığı gibi vakfa özgülenen taşınmazın yıkım işlemi idari nitelikte olduğu, talebin idareye başvurularak giderilmesi, bunun mümkün olmaması halinde uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115/2. maddesi uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsiz bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, depremde hasar gören ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından hafif hasarlı olduğu tespit edilen taşınmazın yıkılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.