Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunda sözlerin muhatabın onur ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması halinde yasal unsurların oluşmayacağını vurgulayarak, bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Yargıtay, sanık hakkındaki görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz istemini reddederken, hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü ise bozmuştur; zira sanığın sarf ettiği kabul edilen sözlerin muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı, dolayısıyla hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı ve yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı verildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğuna hükmederek davayı yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.
4. Ceza Dairesi         2026/2511 E.  ,  2026/7934 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/247 E., 2023/658 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön incelemede,
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu,
Hakaret suçundan verilen hükmün ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle, suçu işlediğine ilişkin, katılanların soyut beyanları dışında, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ve kararın bzoulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Suç tarihinde sanığın söylediği kabul edilen sözlerin, muhataplarının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçeyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçu Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2026 tarihinde karar verildi.