Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kadastro tespitine itiraz eden davacının zilyetlikle iktisap iddiasını reddeden ilk derece mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onadı.
Özet: Bu hukuki ihtilafta, davacı tarafından belirli taşınmazların davalının tapusu dışında olduğu ve kendisi lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu iddiasıyla yapılan tescil talebi, davalının murisinden intikal eden ve hukuki varlığını koruyan tapu kaydına dayanması nedeniyle ilk derece mahkemesince reddedilmiş; davacının temyiz itirazları sonucunda, uyuşmazlığın davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu ve ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu değerlendirilerek temyiz edilen kararın onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1973/407 E., 1977/744 K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında Nevşehir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 10 97... ve 54 parsel sayılı taşınmazlar, irsen intikal ve tapu kaydı nedeniyle ... adına tespit edilmiştir.2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 10 97... ve 54 parsel sayılı taşınmazların davalının tapusu dışında olduğunu, davalının zilyetliği ve tasarrufunun bulunmadığını ileri sürerek, tespitin iptali ile adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu yer üzerinde zilyetliğinin yeni olduğunu, dava konusu taşınmazların müvekkilinin tapulu yeri olduğunu, davacının müvekkilinin Nevşehirde bulunmayışından dolayı taşınmaza zilyet olabildiğini, tapunun muteber, hukuki kıymetini devam ettirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' davada dayanılan tapu kaydının 336 tarih I nolu ve muris ... üzerine olan tapu olduğunu, davacının dava ettiği yerin tapu kaydının sınırları içinde kaldığını, ... ve annesinin açtığı davanın Nevşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 1956/85 sayılı Esasında kayıtlı olduğunu, karşı tarafın açtığı davanın 1956/64 Esasında kayıtlı olduğunu, 04.07.1958 yılında verilen kararın tebliğ edilmediğini ve kesinleştirilmediğini, her ne kadar karar kesin mahiyet arzetmemiş bulunsada davalı taraf tapusunun hukuki varlığını koruduğunu, değer ifade ettiğini, hukuki kıymetini kaybetmediğini, dava konusu edilen yerin davalının ve daha öncesi muris üzerine tapulu yer olduğunu, davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğe dayanarak dava konusu taşınmazların mülkiyetini kazanmasının mümkün olmadığı'' gerekçesiyle davanın reddine karar vereilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... temyiz dilekçesinde; davalının dayandığı tapu hudutlarının gayri sabit olduğunu, tapunun tüm gayrimenkulun tayin ve tespiti yapıldıktan sonra tapuda yazılı miktar itibarıyla sabit huduttan başlanmak suretiyle miktarın doldurulması sonucu dava konusu taşınmaların tapu içinde kalıp kalmadığının tespitinin yapılması gerekirken fen bilirkişisinin yetersiz krokisine itibar edilerek tapu içerisinde kaldığının tespitinin mevzuata uygun olmadığını, keşfin usulüne uygun icra edilmediğini, davalının dayandığı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavüllü kayıtlarının, plan ve krokilerinin getirtilmediğini, dava konusu taşınmazların yaklaşık 50-60 yıl kendisi ve murislerinin zilyetliğinde olduğunun mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, muris Ahmed Rahdıvanoğlunun ölüm tarihi itibarıyla davalıya intikalden önce tapunun hukuki kıymetini kaybettiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'un temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,732,00 TL onama harcın temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.