Uygulama kadastrosu tespitine itiraz davasında davacının feragat iradesinin sakatlandığı iddiasıyla bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Dava konusu taşınmazın bir kısmının tapu iptali ve tescilini talep eden davacının, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri tarafından, davadan kayıtsız şartsız feragat ettiği gerekçesiyle davasının reddedilmesi üzerine, davacı temyiz başvurusunda, okuma yazma bilmediği ve dilekçenin hukuki sonuçlarını tam olarak anlamadan parmak bastığı için iradesinin sakatlandığını, dolayısıyla feragatin geçersiz olduğunu ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararların bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1666 E., 2026/327 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/650 E., 2025/54 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı ... dava dilekçesinde; Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 40... parsel sayılı davalı ...'a ait taşınmazın yargılama sonucu tespit edilecek fazlalık kısmın tapu kaydının iptalini ve kadastro yolu olarak bırakılan yaklaşık 500,00 m² yerin iptali ile kendisi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 30.07.2024 havale tarihli dilekçesiyle açmış olduğu davadan kayıtsız ve şartsız olarak feragat ettiğini, davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlığın sona erdiğini, davacının feragatten dönemeyeceğini, feragati ile bağlı olduğunu, feragatın kesin hükmün sonuçlarını doğurduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... Belediye Başkanlığı cevap dilekçesinde; davaya ilişkin taleplerin zamanaşımına uğradığını, kadastro çalışmalarında müvekkili İdarenin yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, davanın husumetten reddine karar verilmesini, imar planı içerisine alınan yerlerin imar-ihya ve zilyetlik yoluyla iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.02.2007 tarihli ve 525 sayılı kararı ile onaylanan 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı kapsamında kaldığını, müvekkili idare arşiv kayıtlarında herhangi bir parselasyon planına rastlanılmadığını, müvekkili idare tarafından yapılmış herhangi bir işlem olmadığından davanın husumetten reddini, davacının taşınmazı 20 yıl boyunca kullanıp kullanmadığını, emek, zaman ve para harcanarak tarıma elverişli bir toprak oluşturup oluşturulmadığını ispat etmesinin gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davacının kimlik tespitini içerir 30.07.2024 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, feragatin, davacının davasının talep sonucundan vazgeçmesi anlamına gelen, davalının ve Mahkemenin kabulüne bağlı bulunmayan ve hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada yapılabilen bir usul işlemi olduğu, somut olayda davacının, kanunun öngördüğü şekilde davasından feragat ettiği" gerekçesiyle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davacının davasından 30.07.2024 tarihinde feragat ettiği, feragatin karşı tarafın ya da Mahkemenin kabulüne bağlı olmadığı ve kesin hüküm gibi sonuç doğurduğu, davacının sonradan verdiği 30.07.2024 tarihli dilekçe ile feragatten rücu etmesinin de mümkün olmadığı, davacının hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatin geçersiz olduğunu ileri sürmediği, verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu'' gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde değinilen irade sakatlığının ileri sürülmediği tespitinin hatalı olduğunu, 30.07.2024 tarihinde içeriğini ve hukuki sonuçlarını tam anlamıyla bilmediğini, yargılamanın gidişatı için gerekli bir dilekçe olduğunu düşündüğünü, okuma yazmayı bilmediğini, dilekçeyi kendi el yazısı ile yazamadığını, başkasının hazırladığı dilekçeye parmak basmak suretiyle imzaladığı beyanlarını içeren dilekçe verdiğini, dilekçenin feragat dilekçesi olduğunu ve çok ağır hukuki sonuçları olduğunu öğrenmesiyle dilekçesinin iptal edilmesi talepli dilekçe sunduğunu, dilekçe metninin kendisi tarafından yazılmadığını, sadece parmak basması gerektiği söylendiğini, iradesinin sakatlandığını, iradesinin hiçbir zaman haklarından feragat etme noktasında olmadığını, irade sakatlığı iddiası karşısında ön sorun incelemesi yapılmasının zorunlu olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarıncaONANMASINA,Davacının yatırmış olduğu 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.