Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin, proje çizim ücreti ve GPS tamir bedeli alacağı talepli itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Davacı tarafından, Karaman/Ayrancı/Melikli köyü yukarı havza tedbirleri uygulama proje çizim işi ile GPS kiralama hizmetleri karşılığında kesilen 254.400 TLlik faturanın 160.000 TLsinin ödenmesi sonrası kalan 94.400 TL bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine açılan bu itirazın iptali davasında, davacı ödenmeyen alacak ile GPS arıza tamir bedelini talep ederken, davalılar davacının projeleri zamanında hazırlamaması, taslakların yanlış olması ve DSI onayını alamaması gibi sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle bakiye ödemeyi hak etmediğini savunmaktadır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALILAR : 1- ... - (T.C. Kimlik No:...) 2- ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalı gerçek kişi tacirlerce oluşturulan ... &... İş Ortaklığı arasında 22/01/2024 tarihinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 4.Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan Karaman/Ayrancı/Melikli Köyü Yukarı Havza tedbirleri kapsamında Karaman/Ayrancı/Melikli Köyü Yukarı Havza tedbirleri uygulama proje çizim işi sözleşmesi yapıldığını, sözleşme konusu iş davalıların oluşturduğu İş Ortaklığının DSİ 4.Bölge Müdürlüğü 42. Şube Müdürlüğüne karşı taahhüdü altında olan Karaman/Ayrancı/Melikli Köyü Yukarı Havza tedbirleri işi kapsamında yapılacak olan uygulama projelerinin hazırlanma işi olduğunu, taraflar projenin hazırlanması işleri için 200.000TL+KDV ile anlaştıklarını, sözleşmeye göre; sözleşme imzalandıktan sonra sözleşme bedelinin %50 si davalılarca davacıya ödeneceğini, kalan kısım da uygulama projesi onaylandıktan sonra ödeneceğini, yine davalılar söz konusu projede kullanmak üzere davacı şirketten aylık 20.000 TL bedelle GPS araç gereci kiraladığını, söz konusu GPS aracının davalıların kusurlu kullanımı nedeniyle arızalanması nedeniyle davacı GPS araç tamir masrafı yaptığını, davalılar söz konusu GPS araç tamir masrafının da kendilerine fatura edilmesini istediklerini, davacı tarafından yapılan iş karşılığı 240.000TL ve GPS arıza hasar / tamir masrafı 14.400TL olmak üzere toplam 254.400,00TL'lik fatura tanzim edildiğini, davalılar bugüne kadar fatura bedelinin yalnızca 160.000TL sini ödediklerini, bakiye 94.400 TL'nin ödenmemesi üzerine davalılar hakkında Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazı üzerine takip durduğunu belirterek, davanın kabulü ile davalıların Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, haksız itirazda bulunan davalılar hakkında asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına müşterek ve müteselsilen hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; DSİ 4. Bölge , 42. Şube Müdürlüğü'nce "Karaman Ayrancı Melikli Köyü Yukarı Havza Tedirleri" işi için açılan ihalenin ...&... İş Ortaklığı tarafından kazanılması sonucunda; davalılar ile davacı şirket arasında proje çizim işinin davacı şirket tarafından yürütülmesine ilişkin esasların belirlendiği 22.01.2024 tarihli "Karaman Ayrancı Melikli Köyü Yukarı Havza Tedirleri Uygulama Proje Çizim İşi" sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile davacı yan 60 gün içerisinde uygulama projelerini hazırlayarak teslim etmeyi ve hazırlanan projeleri Konya DSİ 4. Bölge Müdürlüğü'ne onaylatmayı kabul ve taahhüt ettiğini, bu sözleşme ile proje bedeli 200.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, ayrıca ilgili sözleşme imzalandıktan sonra sözleşme bedelinin %50'sinin avans olarak, kalan kısmının ise projelerin onaylatılması neticesinde davacıya ödeneceği, projenin DSİ 4. Bölge Müdürlüğü'ne onaylatılması halinde sözleşmenin ifa edilmiş sayılacağı hüküm altına alındığını, sözleşmede avans ödemesi için herhangi bir tarih öngörülmediği gibi makul süre içerisinde davalının yapması gereken ödemeyi yaptığını, davalı ve davacı şirket yetkilisi ..., kararlaştırılan avans ödemesinin bu tarihten yani Kurum'dan izin çıktıktan sonra yapılması konusunda ortak mutabakata varıldığını, akabinde ise, müvekkilinin 12.02.2024-16.02.2024 haftasında ödeme gerçekleştireceğini davacı şirket yetkilisine bildirdiğini, davacı şirket yetkilisi ise bu konu hakkında icazet verdiğini, 25.03.2024 tarihinde henüz projelerin taslakları dahi tamamlanmadığını, 18.04.2024 tarihinde projeler halen daha teslim edilmediğini, davalılar kiraladığı iş makineleri ve sahadaki işçilere yaptığı ödemeler nedeniyle yapılan taslaklar üzerinden işe başladığını, davacının projeleri zamanında hazırlamaması, taslakların da yanlış hazırlanması ve davacı şirket yetkilisinin projeleri hazırlamaksızın davalı yanlış yönlendirmesi sonucunda kazı yapılan yanlış yer sonradan doldurulmak zorunda dahi kalındığını, projeler davacı şirket tarafından hazırlanmadığı ve Kurum'a onaylatılmadığı için yapılan iş durmuş ve davalı kiraladığı iş makinelerine, sahada çalışan işçilere çalışmadığı halde ödeme yapmak zorunda kaldığını, 30.05.2024 tarihinde halen daha projeler tamamlanmadığını, davacı "küçük revizeler olabilir ama senin işini etkilemez" diyerek davalıları yönlendirdiğini, müvekkili hiçbir bilgiye, plana, projeye dayanmayan davacı şirket yetkilisinden aldığı bu bilgilerle işini yürütmeye çalıştığını, davalının tabiri caizse sürekli davacı şirket yetkilisinin peşinde koştuğu, projelerin hazırlanmaması ve onaylatılmaması nedeniyle işin durduğunun anlaşıldığını, davacı şirket tarafından hazırlanan projelerin yanlış ve eksik hazırlandığını, müvekkillerinin işin durduğu, günlük zararlarının 200.000,00 TL'ye yakın olduğu, projeyi hazırlamak ve Kurum'a onaylatmak davacı şirketin yükümlülüğünde ve sorumluluğunda olmasına rağmen bu işin peşinde devamlı olarak davalıların koştuğu, davacının imzalattım dediği projeleri imzalatmadığı, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, projeler imzalatılmadığı için işe başlanamadığı, davacı şirket yetkilisinin işin başında durması, teslim etmesi gereken projelerdeki yanlışları ve eksikleri Kurumdaki yetkililerle iletişime geçerek düzeltmesi gerekirken " fotoğraf atın yanlışları hemen düzeltip geri göndereyim" şeklinde tutum içerisine girerek işi tamamlanmadığını, davacının "Elimizde çok iş var, yoğunuz" bahanesinin altına sığınarak getiremeyeceği edimleri yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, bu nedenle basiretli iş insanı gibi davranmadığını, 22.07.2024 tarihinde dahi projelerin tam ve eksiksiz hazırlanmadığı ve Kurum'a onaylatılmadığı anlaşıldığını, davalılar sözleşme kapsamında davacı şirkete bugüne kadar 160.000,00 proje bedeli, 20.000,00 TL GPS cihazı kira bedeline ilişkin olmak üzere toplam 180.000,00 TL ödeme yaptığını, taraflar arasında proje bedeli 200.000,00 TL +KDV olarak kararlaştırılmışsa da; davacı şirket tarafından taahhüt edilen tarihte ve şekilde proje çizimleri tamamlanmadığını, davacı sözleşme ile kendisine yüklenen edimlerini eksik ve kötü ifa ettiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı deliller ile kanıtlandığını, araç tamir masrafı adı altında kesilen faturayı da kabul etmediklerini, davanın reddine ve Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile davalılar aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı/davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.Mahkememizce Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, ... Bankası A.Ş.'ye, Meram Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne, Bingöl Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Bingöl Defterdarlığı'na, Konya . İcra Müdürlüğü'ne, Bingöl Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. SMMM bilirkişilerden raporlar alınarak, taraflara raporların tebliğinin temini sağlanmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; davacı tarafça davalılar adına kesilen faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalıların itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasına ilişkindir. Dava, itirazın iptali davasına ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Proje İnşaat A.Ş., borçlusunun ..., ... olduğu, borcun 22/01/2024 tarihli sözleşme ve 01/08/2024 tarihli 254.400 TL'lik faturadan kaynaklandığı, toplam 94.400 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin netleştirilmesi amacı ile SMMM bilirkişilerden raporlar alınmış, davalı tarafın ticari defterleri Bingöl'de bulunması sebebi ile; Bingöl . Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak SMMM bilirkişi tarafından davalıların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 18/04/2025 tarihli raporda sonuç olarak; tarafıma tevdi edilen dosya üzerinde yapılan kapsamlı incelemede; davalı tarafından ibraz edilen defterlerin, delil sayılma özelliği bulunduğunu, (TTK'ya göre belirlenen usullere uygun noter tasdik işlemlerinin süresinde yapıldığı ve kapanış tasdikinin de yine belirlenen sürede yapıldığı görülmüştür) davacı tarafından davalı taraf adına düzenlenen 1 adet fatura toplamı olan 254.400,00 TL, davalının yasal defterlerine işlenmediği görüldüğünü, davalının yasal defterlerinde davacı ile ilgili alacak-borç ilişkisi tespit edilemediğini, buna göre, davalı tarafından ibraz edilen ticari defterler üzerinde yapılan incelemede davacı tarafından düzenlenen faturanın defter kayıtlarında yer almadığından mevcut haliyle davacının alacağının olup olmadığı hususu belirtilmiştir. Davacının defterleri ve karşılaştırmalı olarak tekrar SMMM bilirkişiden 05/05/2025 tarihli rapor alınmış, raporda sonuç olarak; davacı ...Ş.’nin, uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, yevmiye defterinin kapanış tasdiki için yasal sürenin henüz dolmadığı, ticari defterlere yapılan kayıtların ise muhasebe tekniği açısından birbirini doğrulayıcı nitelikte olduğu, ancak varlıkları banka dekontları ile sabit olduğu halde 135.000,00 TL tutarındaki davalı tarafın yaptığı ödemelerin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gözlemlendiğini, davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin davalı taraf adına 254.400,00 TL tutarında bir adet fatura düzenlediği, bu fatura karşılığında herhangi bir tahsilat yapılmadığı ve dava tarihi itibarıyla davalı taraftan 254.400,00 TL alacaklı olduğunun gözlemlendiğini, dava dosyasına sunulan ve davalı tarafın ticari defterlerine ilişkin olarak hazırlanan 18.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafından düzenlenen uyuşmazlık konusu faturanın, davalı tarafın defter kayıtlarında yer almadığı tespit edildiğini, davalı tarafın, 18.04.2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunduğu ticari defter görüntülerinden, davacıya 135.000,00 TL tutarında sipariş avansı verildiği ve bu tutarın, “159–Verilen Sipariş Avansları / 159.001 ... Proje İnşaat A.Ş.” hesabında kayıtlı olduğu gözlemlendiğini, dava dosyasına sunulan banka kayıtlarına göre; 16.02.2024 tarihli Albaraka Türk Katılım Bankası dekontunda, davalı ... tarafından davacı şirkete “Proje Bedeli” açıklamasıyla 100.000,00 TL, 28.06.2024 tarihli Halkbank dekontunda ise aynı kişi tarafından davacı şirkete “Uygulama Proje Yapımı Avans Ödemesi” açıklamasıyla 35.000,00 TL gönderildiği tespit edildiğini, tarafların ticari defter kayıtları karşılaştırıldığında, davacı tarafından düzenlenen 254.400,00 TL tutarındaki faturanın davalı defterlerinde; davalı tarafından yapılan 135.000,00 TL tutarındaki ödemenin ise davacı şirketin ticari defterler kayıtlarında yer almadığının gözlemlendiğini, davacı şirketin, davalı taraf aleyhine 94.400,00 TL bakiye alacağa dayalı olarak icra takibi başlatmış olması, taraflar arasında ticari defterlere yansıtılmamış farklı ödeme ve tahsilat işlemlerinin de bulunabileceğine işaret etmektedir. Davacı vekili de dava dilekçesinde, davalıların fatura bedelinin yalnızca 160.000 TL’lik kısmını ödediklerini belirttiklerini, vergi idaresi tarafından dava dosyasına sunulan belgelerden, davalı tarafların bilanço esasına göre defter tuttuğu anlaşılmış; vergi kimlik numarası ... olan ... Proje İnşaat A.Ş. ile ... ve ... arasında gerçekleştiği iddia edilen ticari işlemlere ilişkin olarak, taraflarca düzenlenmiş ve ibraz edilmiş herhangi bir BA/BS kaydına rastlanmadığı, ayrıca davalıların BA/BS formlarında davacı şirket tarafından düzenlenen faturanın yer almadığı tespit edildiği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Proje İnşaat A.Ş., borçlusunun ..., ... olduğu, borcun 22/01/2024 tarihli sözleşme ve 01/08/2024 tarihli 254.400 TL'lik faturadan kaynaklandığı, toplam 94.400 TL üzerinden takip başlatıldığı, davacı ile davalı arasında 22/01/2024 tarihli proje çizim işi sözleşmesinin yapıldığı davacının yapılan iş karşılığında fatura bedelinin ödenmediğini iddia ettiği, davalı ile davacı arasında düzenlenen ''Karaman Ayrancı Melikli Köyü Yukarı Havza Tedirleri Uygulama Proje Çizim İşi Sözleşmesi'nin incelenmesinde; sözleşmenin 22/01/2024 tarihinde yapıldığı ve işin teslim süresinin 60 gün olarak belirlendiği, DSİ 4. Bölge Müdürlüğü'ne onaylatılması halinde işlerini teslimatının yapıldığı anlamına geleceğinin hüküm altına alındığı anlaşılmakla, davalının yasal defterlerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda davacı ile ilgili alacak-borç ilişkisi tespit edilemediğinin belirtildiği, davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme de taraflar arasında ticari defterlere yansıtılmamış farklı ödeme ve tahsilat işlemlerinin de bulunabileceğine işaret edildiği, DSİ.4. Bölge Müdürlüğü'nün16/04/2024 tarihli cevabi yazısında '' Karaman Ayrancı Melikli Köyü Yukarı Havza Tedirleri işi için teslim edilen uygulama projeleri incelenmiş olup, kesitlerde ve hidrolik tablolardaki eksiklikler sebebiyle gereken düzenlemelerin yapılıp tekrar müdürlüklerine teslim edilmesi'' gerektiğinin belirtildiği anlaşılmakla, davacı tarafında yapılan sözleşme gereği proje çizim işinin süresinde yapılmadığı anlaşılmakla, her ne kadar davacı vekili tarafından 04/03/2026 tarihli beyan dilekçes,i ile dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek davacının yaptığı bir iş olup olmadığı ve ne kadarlık kısmının yapıldığının tespit edilmesi isteniş ise de; Konya . İcra Müdürlüğü'Nün ... esas sayılı dosyasında takip dayanağının 22/01/2024n tarihli sözleşme ve 01/08/2024 tarihli fatura kaynaklı bakiye alacağı olduğu anlaşılmakla, taleple sıkı sıkıya bağlılık gereği 04/03/2026 tarihli beyan dilekçesindeki talepleri Mahkememizce kabul görmemiş davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görülmekle Mahkememizce davacaya hatırlatılmış davacı tarafından yemin deliline dayanılmadığı anlaşılmakla, davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 5.371 TL harcın mahsubu ile kalan 4.639 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 94.400 TL olduğunun kabulü ile) davalılar vekili için 45.000 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.800 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine, Dair, e- duruşma ile katılan davacı vekilinin ve e duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026 Katip ... Hakim ...Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.