Kadastro tespiti sırasında malik hanesi boş bırakılan ve tutanak aslı bulunamayan 900 parselin tescili davasında, dosyanın ihya için kadastro müdürlüğüne iadesi kararına hazine temyizi.
Özet: Davacı, kadastro tespitinde malik hanesi boş bırakılan parselin kendi adına tescilini talep etmiş; davalı Hazine ise husumet itirazında bulunmuştur. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, taşınmazın kadastro tespit tutanak aslının tüm aramalara rağmen bulunamaması ve ihyasının mümkün olmaması nedeniyle, davanın esasına girilemeyeceğine, dosyanın yeni bir kadastro tutanağı düzenlenerek kadastro işlemlerinin tamamlanması için Kadastro Müdürlüğüne iadesi gerektiğine karar vermiştir. Hazine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/45 E., 2026/372 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gönen (Balıkesir) Kadastro MahkemesiSAYISI : 2022/11 E., 2023/3 Karar.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı ... vekili dava dilekçesinde; Balıkesir ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde bulunan 24... parselin yapılan kadastro tespiti sırasında malik hanesinin boş olarak bırakılmış olduğunu, mevcut fen kayıtları ve askı ilanı doğrultusunda davaya konu parselin müvekkiline ait olduğunu, dava konusu 900 parselin kadastro öncesi fen kayıtları ve kadastro askı ilanı doğrultusunda ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu, yüzölçümü ve vasfının 2.000,00 metrekare ve bağ vasfında olduğunun kayıt altına alındığını, müvekkilinin babasının adının nüfus kayıtlarında ... olarak geçmekte olduğunu, halk arasında ise ... olarak tanındığını, fen kayıtları ve kadastro askı ilanında müvekkiline ait olan dava konusu taşınmazın ... oğlu ... olarak geçtiğini ileri sürerek, taşınmazın müvekkili adına hükmen tesciline karar verilmesi talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' kadastro davalarının tespit maliki aleyhine açılabileceği, malik hanesi boş bırakılmış bir davada Kadastro Müdürlüğü yasal hasım konumunda bulunduğundan davalı vekilinin husumet itirazının kabul görmediği, gerçek malikin tespiti gerekmekte ise de Kadastro Mahkemesinde görülen davalarda kadastro tutanak aslı yahut onaylı örneğinin bulunmasının gerektiği, ihyası mümkün ise ihya edilmesinin zorunlu olduğu, davalı taşınmazın ilk tesis kadastrosuna dair tutanak aslı yahut onaylı örneği yazılan müzekkerelere ve yapılan tüm araştırmalara rağmen bulunamadığı, kadastro tutanak aslı veya onaylı örneğinin bulunamadığı hallerde kadastro tutanağının ihyası için dosyanın nihai olarak Kadastro Müdürlüğü'ne iadesine karar verilerek Kadastro Müdürlüğü tarafından yeniden kadastro tutanağı düzenlenmesi ve askı ilanına çıkartılarak kadastronun olağan usullere göre tamamlattırılmasının sağlanması gerektiği, tutanak aslı veya örneği bulunmadığı, tüm araştırmalara rağmen de bulunamadığı, tutanak aslının zayi olduğu, aslından onaylı örneğinin mevcut olmadığı, dosyanın yeniden tutanak düzenlenmek ve kadastronun olağan usullere göre tamamlattırılması için Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesinin gerektiği'' gerekçesiyle 900 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanak aslı veya onaylı örneğinin tüm araştırmalara rağmen bulunamadığı, tutanağın ihya edilemediği, yeni tutanak düzenlenmek ve kadastronun olağan usullerle tamamlanmasını teminen dosyanın Balıkesir Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' çekişmeli taşınmazın tapu kütük sayfasına göre malik hanesinin halen açık bulunduğu Kadastro Mahkemelerinde tutanak aslı bulunmadan davanın görülmesinin olanaksız olduğu, malik hanesi açık olan taşınmaz yönüyle Hazineye husumet yöneltilmesinde ve tüm aramalara rağmen taşınmaza ait tutanak aslına veya tutanak örneğine ulaşılamadığından Kadastro Müdürlüğü tarafından yeniden kadastro tutanağı düzenlenmesi ve askı ilanına çıkartılarak kadastronun olağan usullere göre tamamlattırılmasının sağlanması için dosyanın nihai olarak Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş olmasının usule ve hukuka uygun olduğu'' gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, idari kayıtlara göre 900 parselin davacı adına sınırlandırması yapıldığını, sınırlandırma yapılan yerin bir miktar fazlası olarak kesildiğini, bu miktar kesilmesinden sonra kalan kısım deliller kısmında sunulan fen klasöründe 2.000 metrekare olduğunu, yüzölçüm hesap cetvelinde de miktara itibar edilerek 2.000 metrekare olarak yazıldığını ve Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Kadastro Mahkemesinde görülen davalarda kadastro tutanak aslının ve örneğinin bulunmaması halinde ne yapılacağına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarıncaONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.