İmar planı iptali sonrası orijinal kadastro parselinin eski haline getirilerek malik adına tescili talebinin idari başvuru yapılmadığı gerekçesiyle onanması.
Özet: Uyuşmazlık, idari mahkemece iptal edilen nazım imar planı sonrasında davacının maliki olduğu taşınmazın kök kadastral parselinin ihya edilerek adına yeniden tescili talebinden kaynaklanmaktadır; ilk derece mahkemesi, yasa değişikliği gereği idari başvuru yolunun tüketilmemesi nedeniyle davanın reddine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi de bu kararı esastan reddetmiştir; temyiz incelemesinde ise, davacı vekilinin tapu siciline güven, idarenin sorumluluğu ve bilirkişi incelemesi eksikliği gibi gerekçeleri, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmayı gerektirecek nitelikte bulunmadığı belirtilerek bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1126 E., 2025/589 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ezine 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/176 E., 2021/379 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 6 06... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, imar uygulamasından önce taşınmazın 5 38... sayılı kadastral parsel olarak tapuya kayıtlı olduğunu, Bursa 3. İdare Mahkemesinin 12.09.2006 tarihli ve 2004/651 Esas, 2006/1466 Karar sayılı ilâmı ile dava konusu taşınmazı kapsayan nazım imar planının iptaline karar verildiğini, iptal kararı üzerine davalı İdarenin düzenleme öncesi dönüşün sağlanması bakımından geri dönüşüm cetvellerini bugüne kadar düzenlemediğini, tapu sicil müdürlüğünün resen değiştirme yetkisinin olmadığını, dayanaksız kalan tapu kaydının iptal edilerek kadastral parselin geometrik ve hukuki durumunun ihyası ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla yasa değişikliği nedeni ile öncelikle idari başvuru yolunun tüketilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının söz konusu taşınmazı satın alma işlemlerini tapu siciline güven ilkesi dâhilinde gerçekleştirdiğini, davalı İdarenin müvekkiline ait taşınmazı adeta özel bir mülk gibi istifade etmeye çalışmasının kamu yararına ve hukuk normlarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, 2. İdarenin hukuksuz işlemleri nedeniyle tapu kayıtlarının değiştirilerek davacının zarara uğradığını, 3. İptal kararı üzerine davalı İdarenin düzenleme öncesi dönüşün sağlanması bakımından geri dönüşüm cetvellerini bugüne kadar düzenlemediğini, tapu sicil müdürlüğünün resen değiştirme yetkisinin bulunmadığını, 4. İlk Derece Mahkemesinden kadastral pafta ile imar parselleri krokileri getirtilerek, yerinde uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle, ihyasını talep ettikleri 5 38... parselde bulunan taşınmazın kadastral sınırları kapsamında, iptal edilen imar uygulaması sonucu oluşturulan alanlar ile bu alanların kadastral parsel sınırları içerisinde kalan yüzölçümleri belirlenmesinin davacı tarafça talep edildiğini,5. İlk Derece Mahkemesince dava dosyasına uzman bilirkişiler atanmadığını, dosya üzerinden eksik ve hatalı hüküm kurulduğunu ileri sürmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, imar uygulamasının iptali nedeniyle kök kadastro parselinin ihyası suretiyle davacı adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.