Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, kooperatifin müteselsil kefile karşı açtığı kredi borcu kaynaklı itirazın iptali davasının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı kooperatifin, asıl borçlunun ödemediği kredi borçları sebebiyle müteselsil kefil davalı hakkında ilamlı icra takibinin usul yönünden iptali sonrasında başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, davalının kefil olarak borçtan sorumlu olduğunu, borcun muaccel hale geldiğini ve alacağın zamanaşımına uğramadığını tespit ederek, davalının haksız itirazının iptaline karar vermiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:26/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:15/11/2022
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:26/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kooperatif ile ... arasında yapılan 29/04/2011 tarihli ... Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını davalı borçlu ...'nin sözleşmeyi imzalamak suretiyle müteselsil kefil olduğunu, ...'in
-31/01/2013 vadeli ... senet numaralı,
-31/01/2015 vadeli ... senet numaralı,
-01/04/2013 vadeli, ... senet numaralı,
-01/04/2013 vadeli, ... senet numaralı,
-01/04/2013 vadeli, ... senet numaralı,
-01/04/2013 vadeli, ... senet numaralı,
-30/11/2012 vadeli ... senet numaralı,
-31/10/2012 vadeli, ... senet numaralı,
-01/04/2013 vadeli, ... senet numaralı,
-01/04/2013 vadeli, ... senet numaralı
-01/04/2013 vadeli, ... senet numaralı kredi borç senetlerini imzaladığını ancak senetlerin vadeleri dolmasına rağmen hiçbir ödeme yapmadığını, borçlu ... ve müteselsil kefil davalı-borçlu ... hakkında Buldan İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine başlandığını, davalı-borçlu ... tarafından ilgili takipte icra ödeme emrinin 4-5 örnek olarak düzenlendiğini ancak söz konusu ödeme emrine dayanak oluşturacak bir ilam söz konusu olmadığı hususunda, icra emrine itiraz davası açıldığını, Buldan İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas ... Karar Sayılı kararı ile 1581 sayılı yasanın 12. Maddesinde belirtilen tastik şartlarını taşımadığından ilam niteliğinde olmadığına karar verildiğini, davalı-borçlu ... hakkında yapılan takibin, usul ve yasaya aykırı olmasına rağmen iptaline karar verildiğini ve Antalya BAM 12. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kararın kesinleştiğini, kesinleşme sonucunda borçlular hakkında başlatılan ilamlı icra takibinin iptal edildiğini, BAM kararının takibin şekli ile ilgili olduğunu, borcun varlığı veya yokluğuna ilişkin bir hüküm içermediğini, BAM kararı sonrasında davalı-borçlu ... aleyhinde Buldan İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak şartıyla 7 örnek ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz etmesi sonucunda takibin durduğunu belirterek davalı-borçlunun icra takibine yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile Buldan İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin devamına, davalının aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle, dava konusu ... esas sayılı icra takibinin konusu, miktarı, nedenleri itibarı ile, Buldan İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile aynı olduğunu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi ... esas sayılı ilamı ile ... esas sayılı icra takibini iptal edilmemiş ,davanın kısmen kabulü ile icra emrini iptal ettiğini, bu nedenle ilk dosyadan örnek 7 ilamsız takiplerde ödeme emri gönderilmesi gerekir iken, aynı dosya dayanak gösterilerek ikinci kez icra takibi yapılmasının usul ve yasaya uygun olmadığını, itirazın iptali davasının öncelikle ... esas sayılı dava konusu takip derdest takip olması nedeni ile reddine karar verilmesini, ayrıca zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davalı hakkında icra takibi başlatılmasının yerinde olmadığını, sözleşmenin 12.Maddesinde öncelikle borcun muaccel hale gelmesi şartının öngörüldüğünü, muacceliyet şartının gerçekleşmediğini, muaccel hale gelmeyen borç yönünden takip başlatılmasının yerinde olmadığını, takip dayanağı olarak gösterilen kredi borç senetlerinde davalı ...'nin ismi ve eli ürünü bir imzanın da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "... dava dışı asıl borçlu ... ile davacı 158 sayılı ... Kooperatifi arasında 29.04.2011 tarihinde ... no.lu sözleşme ile 80.000 TL limitli ... Kredi Genel Sözleşmesi düzenlendiği, anılan sözleşmeyi davalı borçlu ...'nin müşterek ve müteselsil kefil olarak imzalamış olması sebebiyle ödenmemiş kredi borçlarından kefalet limiti kadar sorumlu olduğu, dava dışı asıl borçlu ... borçlarını ödemediğinden davalı borçlu müteselsil kefilden TBK’nın 586 maddesi gereği talep etme hakkının bulunduğu, davacı Kooperatif tarafında muaccel olmuş kredilerle ilgili olarak davalı müteselsil kefile 10.05.2019 tarihinde muacceliyet ve borç ihtarında bulunulduğu, kredilerin 2017 tarihinde ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Ertelenmiş olması nedeniyle alacağın zamanaşımına uğramadığı, takip talebiyle bağlılık ilkesi dikkate alındığında, T.C. Buldan İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasından 07.08.2021 Takip Tarihi itibariyle davacı 158 sayılı ... Kooperatifinin davalı müteselsil kefil ...’den 43.388,14 TL Asıl Alacak, 31.238,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 74.626,79 TL alacağının bulunduğu, takip tarihinden itibaren 43.388,14 TL asıl alacak tutarına yıllık % 25,50 temerrüt faizi oranı işletilmesi ve takip tarihinden alacağın tahsil tarihine kadar ise değişen oranlarda temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiği, davalı müteselsil Kefil ...'nin kefalet limiti 80.000 TL olduğu için kefalet limiti içinde kaldığı, icra takibine konu kredi borçlarının ödenmediği, davalının icra takip tarihi itibariyle borçlu olduğu, davalının borcunu ödediğine dair delil sunmadığı anlaşılmakla, hesap edilen alacak kalemleri üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde de belirttikleri üzere huzurdaki davanın konusu olan Buldan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin, konusu-miktarı-nedenleri itibarı ile Buldan İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile aynı olduğunu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi ... esas sayılı ilamı icra takibinin iptal de edilmediğini, bu davada davanın kısmen kabulü ile takibin değil, sadece icra emrinin iptal edildiğini, bu durumda davacı tarafın bu icra dosyasından örnek 7 ilamsız takiplerde ödeme emri gönderilmesini talep etmesi gerektiğini, davacının ise aynı dosya dayanak göstererek sadece müvekkil hakkında ikinci kez mükerrer ilamsız icra takibi yaptığını, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da ilama dayanak yapılan bankacı bilirkişi tarafından sunulan rapora taraflarınca itiraz edildiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, takip dayanağı olarak gösterilen kredi borç senetlerinde müvekkili davalı ...'nin isminin ve müvekkilinin eli ürünü bir imzanın da bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin beyanlarını incelemediğini, ilk derece mahkemesi tarafından karara dayanak yapılan raporda bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ve takip ödeme emrinde talep edilen işlemiş faiz oranı ve işlemiş faiz miktarının da yasaya uygun olmadığını, alacağın likit de olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından Buldan İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince, 28/01/2022 tarihli tensip tutanağında Buldan İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı ve ... esas sayılı dosyalarının istenmesine karar verildiği, Buldan İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının mahkemeye uyap üzerinden gönderildiği, ... esas sayılı dosyanın da uyap üzerinden iş bu dosya ile ilişkilendirildiği anlaşılmaktadır.
Buldan İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına bakıldığında, alacaklının, iş bu dosyanın davacısı, borçlulardan birisinin ise iş bu dosyanın davalısı olduğu, takibin ilamsız takip olduğu, toplam 57.138,03 TL üzerinden takip yapıldığı, takip dayanağının on bir adet borç senedi olarak gösterildiği, davalının, takibin taliki ve iptali istemiyle Buldan İcra Hukuk Mahkemesine başvurduğu, mahkemenin ... esasında yargılamanın yapıldığı ve yargılama sonucunda; “Alacaklı olan davacı öncelikle; alacaklı kooperatif kamu hizmeti görevi bulunan bir kuruluş olup, İlama konulan belge 1581 sayılı yasanın 12. Maddesi gereğince köy ve mahalle ihtiyar heyetlerine onaylattırıldığında ilam niteliği kazanan belgelerden olup icra dosyası incelendiğinde takibe konulan belgenin ihtiyar heyeti tarafından onaylanarak ilam niteliği kazandığı sabit olmakla davacı borçlunun bu yöndeki itirazı yerinde değildir. Takibin ilamlı takip olması nedeniyle davacı borçlunun mahkememizde yapmış olduğu borca ve imzaya itirazı incelenemez. İlamlı icranın geri bırakılabilmesi için gerekli olan ve yasada sayılı şartlar dosyamıza gerçekleşmemiştir. Ayrıca davacı borçlu taraf ödeme emrinde kendilerine evrakların gönderilmediği iddiasında bulunmuş ise de icra dosyanın incelenmesinde ise davacı borçluya yapılan ödeme emri tebliğinde icraya konulan evrakların eklinmiş olduğu görülmekle davacı borçlunun bu yöndeki itirazı kabul edilmemiştir. Davacı borçlunun diğer itirazları hususunda sınırlı yetkili olan mahkememizin inceleme yetkisi bulunmadığından davacı borçlu bu iddialarını ancak genel mahkemelerde dava konusu yapabileceği için davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş” şeklindeki gerekçeyle şikâyetin reddine karar verildiği; karar karşı şikayet eden (iş bu davanın davalısı) tarafın istinaf kanun yoluna başvurduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda takip talebinde ilam niteliğindeki ... kredi genel sözleşmesi ile sözleşmenin ayrılmaz parçası olan on bir adet borç senedine dayalı olarak ilamlı takip başlatıldığı yazılıdır. Takip talebine ekli kredi sözleşmesinde ihtiyar heyeti üyelerinin imzasının bulunduğu görülmüştür. Takip talebinde belirtilen borç senetleri İİK'nin 32. maddesine aykırı olarak takip talebine eklenmemiş; mahkemeye de sunulmamıştır. Cevap dilekçesinde “İhtiyar heyeti kısmı sadece kredi genel sözleşmesinde bulunmakta olup, ayrılmaz parçası olan kredi borç senedinde böyle bir kısım olmadığı gibi, borç senedinde sadece borçlunun imzasının olması yeterlidir”, “Sadece kredi genel sözleşmesinin tasdikli olmasının gerektiği açıktır” ve “Kredi Yönetmeliği’nin kredi borç senedinde sadece ortağın imzası olacağına ilişkin” ibareleri yazılıdır. Bu ibarelerden borç senetlerinde sadece asıl borçlunun imzasının yer aldığı, ihtiyar heyeti üyelerinin imzasının bulunmadığı, dolayısıyla borç senetlerinin incelenmesinin gerekmediği anlaşılmaktadır. 1581 sayılı Kanun’un 12. Maddesinde sözleşme ve senet ayrı ayrı belirtilmiş olup bunların her birinin ayrı ayrı ihtiyar heyeti üyelerince tasdik edilmesi gereklidir. İcra takibine dayanak yapılan kredi sözleşmesinde ihtiyar heyeti tasdiki varsa da, borç senetlerinde yoktur. Bu nedenle borç senetleri İİK’nin 38. maddesinde belirtilen ilam niteliğinde belge değildir. O halde mahkemece şikâyetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.." şeklindeki gerekçe ile istinaf başvurusunun kabulüne ve icra emrinin şikayetçi yönünden iptaline kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacının, ... esas sayılı icra dosyası ile takip dayanağı olarak yine ... esas sayılı icra dosyasında da belirttiği on bir adet borç senedinin ve yukarıda anılan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamına istinaden 43.388,14 TL ana paranın olduğu belirtilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da açıkça anlaşılacağı üzere ilgili yargılamada sadece icra emri iptal edilmiştir. Davacının, yeniden takip açmasında yani dava konusu takipte hukuki yararı mevcut değildir. Hukuki yarar dava şartıdır ve dava şartları yargılamanın her aşamasında yargılama makamınca re'sen gözetilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2012/19-477 Esas, 2012/711 Karar, Tar. 10/10/2012). Bu nedenle, mahkemece davanın, davaya dayanak usulüne uygun bir takip bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, aksi gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Her ne kadar davalı taraf derdestlikten söz etmiş ise de HMK m. 114 de hukuki yararın, derdestlikten önce incelenmesinin gerekmesi karşısında bu beyanına usulen itibar edilmemiştir.
Belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı HMK m. 353/1,b-2 gereği; Bölge Adliye Mahkemesince, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokuğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-A-Davanın, dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
B-1581 Sayılı ... ve Birlikleri Kanunu’nun 19/B-a maddesi gereği davacı kooperatifin anılan düzenleme uyarınca harçtan muaf olması nedeniyle konusunda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
C-Davacı tarafça davada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
D-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
E-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,
F-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davacıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA,
G-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 1.274,44 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya İADESİNE,
b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 147,00 TL posta masrafı, tebligat gideri olmak üzere toplam 367,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
...