12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, aldatma ile devredilen şirket hissesinin hükümsüzlüğü, ortaklığın tespiti ile kar payı ve yüklü miktarda alacak tahsili davası.
Özet: Dava, davacının bir şirketteki %40 oranındaki hissesini oğlu üzerinden hileli şekilde devrettiğini ve dolayısıyla şirket ortaklığından çıkarıldığını ileri sürerek, bu hisse devrinin hükümsüzlüğünün tespiti ile hisselerinin kendisine ait olduğunun tescilini, geçmiş dönem kar payı, şirket araçlarının değeri, akaryakıt alacakları ve ticari itibardan kaynaklanan payı olmak üzere toplamda 37.560.000 TL zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmesinden; davalıların ise davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, hile iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve zararın giderildiğini savunarak davanın reddini istemesinden ibaret hisse devrinin hükümsüzlüğü tespiti ve alacak davasıdır.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2024/622
KARAR NO : 2026/533
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Hisse Devri İşleminin Hükümsüzlüğü Tespiti/ Alacak
DAVA TARİHİ : 07/09/2012
KARAR TARİHİ : 05/06/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 24/06/2026
Mahkememizde açılan Hisse Devrinin Hükümsüzlüğü Tespiti ve Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2008 yılında dava dışı ...’tan gelen talep üzerine müvekkilinin %40, müvekkilinin oğlu ...’in %10, davalı ...’ın %50 hissedarlığında davalı ... Nak. Tur. İnş. Oto. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin (...) kurulduğunu, 2009 yılı içinde ...’ın ısrarla müvekkilinin ...’teki %40 hissesini oğlu Nazım’a devretmesini istediğini, müvekkilinin bu teklifi kabul etmediğini, ancak oğlu Nazım’ın da şirkette Bora ile eşit hisseli hale gelmesini istemesi üzerine davacının %40 oranındaki şirket hissesini kağıt üzerinde oğlu Nazım’a bedelsiz devrettiğini. Bora’nın bu kez başka bahaneler, korku ve tehditlerle Nazım’ın %50 oranındaki ... hisselerini devraldığını. Müvekkilinin büyük hissedarlığındaki ... Nakliyat Ltd. Şti.’ne (...) ait araçların da davalı ...’e teslim edildiğini. Ancak ortaklık ilişkisinin bozulduğu esnada müvekkilinin bu araçların parçalarının usulsüz sökülüp hurda hale getirildiğini öğrendiğini, bu hususta kolluk güçlerine şikayette bulunulduğu ve Asliye Hukuk Mahkemesinde tespit yaptırıldığını. Yine müvekkilinin şikayeti üzerine açılan ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/299 E. sayılı dosyasında görülen dava sonucu 2012/98 K. sayılı kararla davalı ..., müvekkilinin oğlu Nazım ve diğer bir kısım sanıkların ceza aldığını. Bu kararın, davalı ...’nın, Nazım’la birlikte hareket edip hileli iş ve eylemlerle müvekkilini, ...’ten çıkardıkları ve bir süre sonra davalı ...’nın, Nazım’ı devre dışı bırakıp ...’in tüm mal ve hisselerine sahip olduğunu gösterdiğini. Müvekkilinin %40 ortağı olduğu ...’in maliki olduğu araçlardaki hisse karşılığı değerinin en az 8.000.000,00TL civarında olduğunu, yine mazot tanklarından davalılardan ...'ın hisse maliki olduğu ... Petrol İnşaat ve Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nce (...) alınan mazot bedelinden en az 760.000,00 TL civarında alacağının bulunduğunu, müvekkilinin ... ortaklığından kaynaklı 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 yılları net kâr payı alacağının en az 25.600. 000,00TL civarı tuttuğunu ve müvekkilinin ...’te %40 ortaklığı bulunduğunu, şirketin itibari değerinin 8.000. 000,00 TL civarında ve müvekkili hissesine isabet eden tutarın 3.200.000,00 TL olacağını ileri sürerek; müvekkilinin, davalılardan ...’te %40 ortaklığı olduğunu tespitini, ...’in 2008 ile 2012 yılları arası net kârının en az 64.000.000,00TL ve müvekkilinin hissesine isabet eden 2008- 2012 faaliyet dönemlerinde toplam 25.600.000,00 TL kâr payı alacağının, toplam 20.000.000,00 TL araç bedeli ve davacının hissesine düşen 8.000.000,00TL araç bedellerinin, ...’in, ...’ten en az 1.900.000,00 TL mazot alacağı ile davacının hissesine tekabül eden 760.000,00 TL mazot alacağı tutarının, ...’in ticari itibari değerinin 8.000.000,00 TL ile müvekkilinin hissesine düşen 3.200.000,00 TL şirketin ticari itibari değeri nedeniyle olmak üzere; toplam en az 37.560.000,00 TL zarar ve mahrum kaldığı kâr ve alacaklarının tespitini ve şimdilik 100.000,00 TL kısmi eda ile zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen, alacağı yıllara göre tespitinin yapılacağı tarihlerden itibaren ve temerrüt tarihinden işleyecek bankalar tarafından ticari mevduata uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsilini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; hisselerini doğrudan oğlu Nazım’a devreden davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, hisselerin Nazım tarafından müvekkili Bora’ya devredildiğini. Bora ile davacı arasında bir hisse alım satımının gerçekleşmediğinden davalı ...’ya da husumet yöneltilemeyeceğini. ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/299 E., 2012/98 K. sayılı kararının henüz kesinleşmediğini, beklenmesi gerektiğini. Araç söküm zararı ile çek bedellerinin faizi ile birlikte ödenerek davacı zararının giderildiğini. Bu hususun ...Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/299 E., 2012/98 K. sayılı kararında da belirtildiği ve bu dosyaya verilen 16.03.2012 tarihli dilekçede, davacının zararını 13.650.000,00 TL ile sınırlandırdığını. Şirket hisse ve mal varlıklarının hile ile alındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddini talep ve cevap etmiştir.
DELİLLER , DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacının ait davalı ....AŞ deki bir kısım hisselerin aldatma ile devri sağlandığından iptali ile davacıya ait olduğunun tespiti ve tesciline, şirketin kâr miktarının tespiti ile ödenmeyen kâr payının ve birtakım şirket alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili delil olarak; Ticaret sicil kayıtlarına, şirket kayıtlarına, şirket ticari
Defter, Vergi dairesi kayıtları ve trafik kayıtlarına, ... .... .... K. sayılı
dosyasına, .... .... .... değişik iş dosyasına, bilirkişi incelemesine, davalılar vekili ise; protokole, sicil kayıtlarına... vs dayanmıştır.
... Nakliyat Turizm İnşaat Otomotiv Petrol
Sanayi ve Ticaret A.Ş. ( önceki hali Limited Şirketi) sicil özeti incelendiğinde; 100.000,- TL sermaye ile ..., ...
ve ... tarafından kurulduğu, şirket sözleşmesinin 29.01.2008 tarihinde ... Ticaret
Sicili Memurluğu tarafından tescil edildiği. Davalı ... Nakliyat Turizm İnşaat Otomotiv Petrol Sanayi ve Ticaret
Limited Şirketi'nin kuruluş aşamasındaki ortaklık dağılımının; ... %50 (50.000,- TL) Nazım
PENEZ %10 (10.000,- TL) ve ... % 40 (40.000,- TL) olduğu. Bilahare ortak ... in şirkette sahip olduğu payların tamamını, Çorum 2. Noterliği'nin 13.04.2009 tarih ve 07574 yevmiyesi ile onaylı hisse devir senediyle, bedel karşılığında ...'e devrettiği, daha sonrada 05.08.2009
gün ve 5 nolu karara göre ...’in sahibi olduğu 49.000.00 TL değerli 49 payı ...'a ve
1.000 TL Değerli 1 payını Duygu Baş'a devrettiği, kararda ..., Duygu Baş ve ...
adına atılı imzalar olduğu. Bu kararın kayıtlara işlendiği ve 18 Şubat 2010 tarih ve 7504 sayılı
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, 28 Mayıs 2010 tarih ve 7573 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi bilgileri doğrultusunda davalı
... Nakliyat Turizm İnşaat Otomotiv Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sermayesinin
2.500.000,- TL ye arttırıldığı ve 1.900.000,- TL tutarındaki artışın şirketin ortaklara olan
borçlarından karşılandığı, yine dava tarihinden sonra, 04 Ekim 2012 tarih ve 8167 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi bilgileri
doğrultusunda davalı ... Naidiyat Turizm İnşaat Otomotiv Petrol Sanayi ve Ticaret Limited
Şirketinin sermayesinin 5.000.000,- TL ye artırıldığı ve 18 Temmuz 2013 tarih ve 8366 sayılı Türkiye
Ticaret Sicili Gazetesi bilgileri doğrultusunda, davalı ... Nakliyat Turizm İnşaat Otomotiv
Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi nev'i değişikliği yapmak suretiyle Anonim Şirkete dönüştürüldüğü, görülmüştür.
... .... .... K sayılı ilamı incelendiğinde; Katılanın; ..., Sanıkların; ..., ... ve diğerleri olan, nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla yapılan yargılama neticesinde;" Müşterek şirket kurulduktan, araç parkı oluşturulduktan ve zaman içerisinde şirketin
çok karlı olduğunun anlaşılmasından sonra, sanık ...'ın şirketi ele geçirmeye ve tek başına
sahip olmaya karar vererek bu karar çerçevesinde hileli hareketlerle katılan aleyhine işlemler
yaparak haksız menfaat elde etmeye yönelik davranışlar ortaya koyduğu anlaşılmıştır. Bu meyanda
sanık ...'nın katılanı şirketten uzaklaştırmak amacına yönelik olarak davranmaya başladığı,
Çorum'da inşaat işiyle uğraşan ve işleri fiilen Bora ile Nazım'a bırakan katılandan, öncelikle sözde
'katılanın yaptığı inşaat sebebiyle borçları olduğunu ve bu borçlardan dolayı şirket hisselerinin
dolayısıyla da şirketin zarar görmemesi' için hisselerini oğlu olan Nazım'a devretmesini istediği,
sanık Nazım ile Bora'nın anlaşarak katılan aleyhine işlem yapma konusunda ortak hareket etmeye
karar verdikleri, bu karar çerçevesinde de bu kez sanık Nazım'ın babası olan katılana 'baba ben Bor-
Tek'te %10 hissem olduğu için ...'tan hesapları düzgün alamıyorum, ona hesap soramıyorum,
%40 hisseni de kağıt üzerinde bana verirsen benim %50 hissem görünür, şirketin hesaplarını düzgün
olarak sana veririz' şeklinde gerçek amaçlarını gizleyecek şekilde beyanda bulunduğu, katılanın bu
devre sıcak bakmaması üzerine Nazım'ın ısrarcı olarak 'ben senin oğlunum bana neden
güvenmiyorsun? dediği ve bu şekilde baba-oğul ilişkisinin de öne sürerek katılanda güven
oluşturduğu, katılanın da gerek Bora'nın gerekse Nazım'ın bu şekilde ısrarcı ve güven oluşturmaya
yönelik, gerçek amaçlarını gizleyen sözlerine güvenerek ... şirketindeki %40 hissesini bedelsiz
olarak Nazım'a devrettiği anlaşılmıştır. Yine bu dönemde ...'in mali durumunun çok iyi olduğu,
mezkur şirketin araç parkına yeni araçlar alındığı, şirketin tüm mali işlerinin Bora'nın kontrol ve
denetimi altında olduğu, bu dönemde Çorum'da olan katılanın yapılan iş ve işlemleri yakından takip
etme imkanının olmadığı, Ağustos 2009'dan önce de Bora'nın bu kez Nazım'ı tasfiye etmeye yönelik
olarak ona Çorum'daki otel inşaatını ve inşaatın borçlarını bahane ederek '...'in kalan %50
hissesini otelle ilgili işler bitene kadar ve geri vermek üzere bana devret' dediği, Bora'nın ısrarları
üzerine ve ayrıca aralarındaki fikir ve karar birliğine de güvenerek Nazım'ın ... 51. Noterliğinin
05.08.2009 tarihli 14678 yevmiye numaralı hisse devri sözleşmesi ile ...'in kalan hissesini
Bora'ya 49.000,00 TL'ye devrettiği, bu devir işleminden katılan ...'nin haberinin olmadığı,
.... değerlendirildiğinde; katılanın, sanık ... ile birlikte ticaret yapmaya
başladığı, bu ticarete katılanın oğlu olan sanık Nazım'ın da dahil olduğu, başlangıçta işlerin sağlıklı
olarak yürütüldüğü ve katılanın kısa bir süre sonra Çorum'da kendi işlerinin başına geçtiği, zaman
içerisinde ortak şirketin çok karlı hale gelip büyüdüğü, araç parkının zenginleştiği fakat son bir yılda
ve hatta daha kısa bir sürede yukarıda yapılan iş ve işlemler sonucunda katılanın şirkette hiçbir
hissesinin kalmadığı, hatta kendi şirketine (...) ait araçların dahi parçalarının sökülüp bu
araçların neredeyse metal yığınından ibaret hale getirildiği, katılanın ortak şirketle ilgili ekonomik
varlığında çok büyük bir azalma olduğu halde sanık ...'ın katılanla aynı işi birlikte yapmasına
rağmen böyle bir durumla karşı karşıya kalmadığı gibi aksine katılan ...'nin maddi yönden kötü bir
duruma düştüğü bu süreçte sanık ... ise tam tersi maddi anlamda yükselişte olmuştur. Bu durum
olayın bir ticari ilişkiden ziyade ticari ilişki görüntüsü altında katılana yönelik hileli iş ve işlemlerle
zarara uğratılıp haksız menfaat temin etme olduğu..." belirlenerek, mahkemece ... ve ... aleyhinde nitelikli dolandırıcılık, yani şirket
hisselerini devri nedeniyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu ve hükmün kesinleştiği,
anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanarak yapılan yargılama neticesinde, 24/11/2022 tarih ve 2014/775E. 2022/939K sayılı kararıyla; "....davacının, davalı Bor Tek şirketinde %40 hissedar olduğu, bu hissesinin davalı ...'ın hileli hareketleri ile kendisini dolandırması nedeniyle oğlu ...'e iade şartı ile bedelsiz olarak devir ettiği, daha sonra da ...'ın baskısı vs eylemleri neticesinde oğlu ...'e devredilen hisselerin ...'a devir edildiği anlaşılmış ise de, davacının imzası ve içeriğine itiraz etmediği 09.04.2010 tarihli protokol ile ...'a olan 6.670.000 TL lik borçlarının ödenmesi şartı ile hisselerinin oğlu Nazım'a devrine muvafakat ettiği, yani dava konusu ettiği hisselerden oğlu Nazım lehine feragat ettiği, artık davacının bu dava ile hisselerin kendisine ait olduğunun tespitiyle, hisseye bağlı hak talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla, diğer taleplerini ( şirket kar payı, çıkma payı, şirkete ait araçlar nedeniyle payı ve şirket mazotunun karşılıksız ... e kullandırıldığından, bu şirkete kullandırılan mozotun hissesin isabet eden değerinin tahsili taleplerinin ) değerlendirilmesine de gerek olmadığı nazara alınarak, aşağıdaki şekilde davacının davasını reddine ..." karar verilmiştir.
İş bu kararın, davacı vekilince temyizi üzerine, Yargıtay 1... .... .... K. Sayılı bir üyenin muhalefetiyle oy çokluğu ile verilen ilamıyla; " ...Mahkemece, davada, davalı olarak ...'in de yer alması gerektiği halde ona yöneltilen bir husumetin bulunmadığı da belirtilmişse de iddianın ileri sürülüş şekli gözetildiğinde davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği ...'in %40 oranındaki hisseleri dava tarihinde elinde bulunduran davalı ...'a ve onun yanında ...'e husumet yöneltmesi yeterli olup davacının öncelikle hisselerini devrettiği ...'e husumet yöneltmesi şartı bulunmadığından Mahkemece kesinleşen ceza mahkemesi kararlarındaki tespitler dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir. ..."gerekçesiyle bozularak, dosya Mahkememize gönderilmiştir.
6098 sayılı TBK 'nun "Aldatma başlıklı" 36.Maddesinde; " Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir.", aynı yasanın 39. Maddesinde; " Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. ", 74. Maddesinde ise; " Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.", hükümleri yer almaktadır.
Yargıtay 11. HD sinin bozma ilamında, dava konusu Çorum 2. Noterliğinin 13/04/2009 tarih ve 07524 yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesiyle, davalı ... deki davacı %40 hissesinin , oğlu Nazım Penez devri işlemi ve bu Nazım Peneze devir edilen hisselerin bilahare ... a devrine ilişkin işlemleri, nitelikli dolandırıcılık eylemlerini oluşturduğu kabul edilerek, ...ı ın mahkumiyetine ve ceza almasına karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle, ceza hakiminin mahkumiyet hükmüne esas alınan bu maddi vakaların sabit olduğu ve hukuk hakimini bağlayacağı nazara alınarak yeniden bu hususta inceleme yapılamayacağından, davacının, davalı ... Ltd Şti deki %40 hissenin Nazım Peneze devri işleminin aldatma/ nitelikli dolandırıcılık eylemi ile gerçekleştirildiği ve davacının gerçek iradesinin bu yönde olmadığı kabul edilerek, hisse devir işleminin baştan itibaren geçersiz olduğu, yine Nazımda, ...a geçişininde aldatmaya dayalı olduğu ceza mahkemesi kesinleşen mahkumiyet kararında anlaşılmakla baştan itibaren geçersiz olduğu nun tespitine karar vermek gerekmiştir.
Yine davacının iş bu hileyi öğrendiği tarihin, en geç ceza mahkemesi davası dayanağın C. Savcılığı şikayet dilekçesi tarihi olduğu gözetilerek, iş bu davanın, bir yıllık hak düşücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının adı gelen şirkette kuruluş tarihinden iş bu dava tarihine kadar %40 hisse sahip olduğu kabul edileceğinden, davacının hisselerinin adatma ile elinden alındığı tarihten sonraki sermaye arttırımlarına katılma imkanı olmadığı gibi arttırılan sermayenin şirketin ortalara borçlar hesabından ödeneceği hususları nazara alınarak, şirketin son sermaye bedelinin %40 oranında hisseye sahip olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce, Yargıtay Bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, davacının talep ettiği bir kısım bilgi ve belgeler ilgili yerlerden celp edildikten sonra,
ticari işlerden anlar nitelikli hesap uzmanı Doç. Dr. Burçak Yıldız, mali müşavir Latife Yazıcı Yalçınkaya ile makine mühendisi Yunus Emre Demirci
den oluşturulan heyete tevdiyle, alınan 05.08.2025 tarihli raporda;
"... daha önce sunulan Prof.Dr. ... .... .... tarafından 04.11.2019 tarihli
bilirkişi heyet ek raporunda da belirtildiği gibi, 31.12.2008 tarihli bilançoya göre özkaynaklar eksi değerde olup şirket 2011 yılında (-) 2.943.833,88 TL, 2012 yılında (-) 1.432.985,56 TL dönem zararı elde etttiğinden söz konusu dönemlere ilişkin kar payı doğmadığını, davalı şirketin 2009 ve 2010 dönemine ilişkin olarak ise: 2009 yılında net 588.212,93 TL, 2010 yılında
ise net 194.329,88 TL dönem kar’ı elde ettiği anlaşılmaktadır. Ancak 2009 ve 2010 yıllarında yapılan ortaklar
kurulu toplantılarında kar payı dağıtımı konusunun görüşülmediği ve kar payı dağıtımı yönünde karar
alınmadığından davacının, davalı şirketten 2008-2012 dönemine ilişkin olarak (dava tarihi
07/09/2012) kar payı alacağının doğmadığını. Ayrıca davalı şirketin malvarlığı değerlerinin
tespitiyle, bu miktarın %40’ payı oranında kendisine ödenmesinin talep etmiş ise de, TTK m. 125 hükmüne göre limited şirketlerin tüzel kişiliği bulunmakta olup, hak ve borçlar şirket
mal varlığına ait olduğundan bir çıkma ya da çıkarılma kararı veya tasfiye kararı söz konusu olmadıkça, şirket
mal varlığının ortaklarına paylaştırılması, sermayenin iadesi yasağına aykırılık teşkil edeceği, yine davacı tarafça sunulan beyan dilekçesinde toplam 191 adet araç bulunduğu belirtilmiş ise de davaya konu şirket için Mahkemenizce 05/12/2024 tarihinde yapılan pasif araç sorgulaması
sonucunda 131 adet pasif ve 4 adet aktif araç bulunduğu, yine 31.12.2014 tarihinde üzerine kayıtlı 100
adet araç bulunduğu ve yaklaşık
piyasa rayiç değerlerinin 11.218.500,00TL ve demirbaş ve makine techizatı ile birlikte 31.12.2014 tarihi itibariyle toplam değeri 11.774.349,04 TL olarak hesap edildiğini, Şirketi’nin 31.12.2014 tarihli
rayiç bilanço değerlerine göre şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin ayrılma/çıkma payının rayiç bilanço değerlerine göre şirket ortakları Duygu BAŞ‘ın 94.639,97TL, ...‘ın 9.369.356, 82TL çıkma/ayrılma payı olarak hesaplanmıştır.
İş bu rapora itiraz üzerine, Mahkememizce yeniden nitelikli hesap uzmanın ..., mali müşavir ... .... .... den oluşturalan heyete dosya tevdiyle, dosya içine celp edilen bilgi ve belgeler ile davalı ... Şirketi ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak hazırlanan 11.05.2026 Tarihli raporda; öncelikle davacının davalı ... Nakliyat Turizm İnşaat Otomotiv Petrol Sanayi Ve Ticaret A.Ş.' den %40 oranında ortak olduğu tespitinin talep edildiğini, bu hususun Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin bozma kararı ile açıklığa kavuşturulduğu ve bu kararda davacının davalı ...'te %40 hissedar olduğu bu hissesinin davalı ...'ın hileli hareketleri ile kendisini dolandırması sonucunda davacının oğlu ...'e iade şartı ile bedelsiz olarak devrettiği, daha sonrada ...'ın baskı... Vs. eylemleri neticesinde oğlu ...'e devredilen hisselerin ... a devredildiğine Ceza mahkemesi kararı dikkate alınarak, karar verilmesi gerektiği belirtilmekle, bu durumda, davacının 13/04/2009 tarihli hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin kabul edilmesi halinde, davacının şirketin kuruluş tarihi olan 29/01/2008 tarihinden itibaren şirkette ortaklığının devam ettiği ve devir işleminin baştan itibaren hiç yapılmamış gibi sonuç doğuracağı ve bu durumda, davacının halen şirket ortağı olduğunun kabulü gerektiğinden davacının kar payı alacağı hususunda; yapılan incelemede hisse devir tarihi olan 13/04/2009 tarihinden işbu davanın açıldığı 07/09/2012 tarihine kadar, yani 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yılları net kar payı alacağının hesabı gerektiği, ticari kayıtlarda adı geçen şirketin 2008 yılında zarar ettiği, 2009 yılında kar ettiği, 2010 yılında kar ettiği, 2011 ve 2012 yılında zarar ettiğinin gelir tablosu ve bilançolarda tespit edildiği, ancak şirketin kar payı dağıtımı konusunda, genel kurul kararının olmadığın, araç bedeli konusunda dava konusu edilen araçların şirkete ait olduğu ve davacının şirketteki hisse devir işlerinin geçersiz olduğundan baştan itibaren şirket ortağı olduğu, ortaklığın devam ettiği bu durumda, araçların satışı yada şirketin zarara uğratılması gibi hususların şirket ortağı olarak ilgililer aleyhinde şirketin zarara uğratılmasından dolayı sorumluluk davası açarak şirkete ödenmesini talep etmesi gerekeceğini, ortaklığın devamı süresince davalı şirkete ait araçlarla ilgili olarak kendi şahsi adına bir bedel talep edemeyeceği, ancak bir zarar olması halinde bunu şirket adına talep edebileceğini. Şirketin 31/12/2012 tarihli kaydı bilançosunda aktifi 14.775.107,37TL iken , 31/03/ 2026 tarihli kaydı bilançoda aktifinin; 5.276.627,42 TL olduğu, 2012-2026 yılları arasında özellikle 2013 yılında şirketin tüm taşıtlarının satıldığı şirketin defter kayıtlarına göre 31/03/2026 tarihi itibariyle şirket aktifine kayıtlı herhangi bir araç/taşıt kalmadığı ve bu tarih itibariyle kaydı bilançoya göre öz kaynaklarının -550.156,46 TL olduğu yani eksi karakterli olduğu bu haliyle şirketin TTK nun 376. Maddesinde tarif edilen şekilde teknik iflas durumunda olduğunun. Yine ticari itibar değeri tespiti için, gerekli belgelerin dosyada yer almadığı ve heyetin uzmanlık alanına girmediğini. Ayrıca ortaklıktan çıkma payına ilişkin olarak 07/09/2012 tarihli rayiç öz kaynaklar toplamının 6.311.885,58 TL olduğu ve dava tarihi itibaren şirketin toplam hissesinin 2500 adet hisseye isabet ettiği, bu nedenle her bir hisseye düşen rayiç sermaye tutarının 2.524,75 TL olduğu, ve dava tarihi itibariyle ortaklık yapısı ödenmiş sermaye tutarı dikkate alınarak rayiç öz varlığının ortakların sermaye paylarına göre dağılımında ...'ın %99 hissesinin güncel rayiç sermaye payının 6.248.766,73TL, Duygu Baş'ın %1 hissesinin güncel rayiç değerinin 63.118,85 TL olduğunun tespit edildiğini. Bu kapsamda, davacının dava tarihi itibariyle ... Nakliyat .. Ltd Şti yeni ünvanı A.Ş. De ki %40 hissenin karşılığının 2.524.754,23TL olduğunu. Ayrıca 30/04/2026 rapor tarihi itibariyle çıkma akçesinin, dava tarihinde sahip olduğu araçlar ve bunların güncel rayiç değerleri nazara alınarak öz kaynaklar toplamı 134.443.461,67 TL olduğu ve toplam hisse 5000 adet olduğu ve her bir hissenin rayiç değerinin 26.886,69 TL olduğu ve bu tarih itibariyle şirketin ortaklık yapısı ve ödenmiş sermaye tutarı dikkate alınarak hesaplandığında güncel rayiç öz varlığının ortakların sermaye paylarına dağılımının, ...'ın %99 pay karşılığının 133.099.027,05 TL ve Duygu Baş'ın %1 paya karşılığının 1.344.434,62TL ve toplam rayiç değerinin 134.443.461,67 TL olduğu, davacı ...'in bunun %40 hissesine sahip olduğu düşünüldüğünde çıkma payı alacağının 53.770.384,66 TL olabileceği, ancak Şirketin 31/12/2012 tarihli kaydı bilançosunda, özellikle sahip olduğu araç miktarı nazara alınarak aktifinin 14.775.107,37TL iken , 31/03/ 2026 tarihli kaydı bilançoda tüm araçların satıldığı nazara alınarak aktifinin; 5.276.627,42 TL olduğu, 2012-2026 yılları arasında özellikle 2013 yılında şirketin tüm taşıtlarının satıldığı şirketin defter kayıtlarına göre 31/03/2026 tarihi itibariyle şirket aktifine kayıtlı herhangi bir araç/taşıt kalmadığı ve bu hesap tarih itibariyle kaydı bilançoya göre öz kaynaklarının -550.156,46TL olduğu, yani eksi karakterli olduğu ve bu haliyle şirketin TTK nun 376. Maddesinde tarif edilen şekilde teknik iflas durumunda olduğu belirtilmiştir. Ayrıca davalı ... LTD. ŞTİ.'ye verilen mazot bedeline ilişkin olarak adı geçen şirkete mazot teslimine ilişkin fatura vb. Teslim belgesi yada ticari kayıtlarda belge bilginin yer almadığı bu hususları tespit ve hesap edilmiştir.
Mahkememizce, işbu raporun dosya kapsamı itibariyle hükme elverişli olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin rapora itirazları ve bu kapsamda ek rapor alınması talebi yerinde görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamı, dava, cevaplar, davalı ... şirketinin ticaret sicil özeti, hisse devirlerine ilişkin noter senetleri ve Sincan ... .... .... K. Sayılı ilamı ile Yargıtay... .... .... yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesiyle devir işleminin, ...'ın hileli işlemleri sonucu gerçekleştirildiği ve nitelikli dolandırıcılık, yani şirket hisselerinin devri nedeniyle dolandırıcılık suçu nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği ve kesinleştiği anlaşılmakla, hisse devir işleminin TTK nun 36 ve devamı gereğince işbu tarih itibariyle geçersiz sayılacağı ve bu tarihten sonra söz konusu hisselerin devrine ilişkin diğer işlem ve sözleşmelerinin de geçersiz olduğu kabul edileceğinden, davacının söz konusu hisse devir sözleşmesinin hileli işlemle gerçekleştirildiğinden geçersizliğinin tespiti isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının şirketin kurulduğundan beri %40 hissesinin sahibi olduğu ve bunun devam ettiği kabul edildiğinden; davacının ortağı olduğu şirketin, üçüncü kişi diğer davalı şirkete, verildiğini iddia ettiği mazot bedellerinin, olması halinde, bu bedellerin şirketin istemesi yada şirket adına istenmesi gerektiği halde kendisine talep ettiği, bunun yasal olarak mümkün olmadığı nazara alınarak reddine, yine şirkete ait araçların satış bedelinin aynı şekilde şirkete verilmesinin istenebileceği halde kendi adına talep etmesi ve yine ticari itibar değeri talebinin şirket için istenebileceği halde kendi adına talep ettiğinden yasal şartları oluşmayan sözkonusu taleplerinin reddi gerekmiştir. Ayrıc söz konusu değerlerin şirkete ait olduğu, bunlarla ilgili üçüncü kişilere yada yöneticilere karşı zararlandırıcı işleminin bulunması halinde, tespiti ile şirkete ödenmesi amacıyla TTK nun 555. Maddesi gereğince talepte bulunabileceği, ancak iş bu davada doğrudan bu kalemlerin kendisine ödenmesinin istendiğinden yasal şartlar oluşmadığından tüm bu talepler yönünde davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak davacının ortağı olduğu şirketten kar payı alacağı talep edebileceği görülmekte ise de, şirketin kuruluşundan itibaren kar payı dağıtımına ilişkin alınmış herhangi bir genel kurul kararının bulunmadığından , yani kar dağıtımı yönünde genel kurulda alınmış bir karar olmadan kar payı isteyemeyeceğinden, bu yöndeki talebinde reddine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca davacının taleplerin bir an için çıkma payı talebi yönünde olduğunun kabulü halinde ise; Öncelikle davalı ... şirketi dava tarihinde LTD.ŞTİ. isede sonradan A.Ş. Ye dönüştürüldüğünden ve bir sermaye şirketi olan A.Ş. de, ortakların, ortaklıktan çıkma isteyebilecekleri hususunda bir düzenlemenin yer almadığı, yalnızca TTK nun 531. Maddesi kapsamında haklı nedenle şirketin feshi tasfiyesinin istenmesi halinde, mahkemece feshi ve tasfiye yerine, çıkma payının verilerek ortaklıktan çıkartılmasına/ çıkmasına karar verebileceği düzenlendiğinden, işbu davanında fesih ve tasfiye davası olmadığı nazara alınarak, davacıya çıkma payı ödenerek çıkmasına karar verilemeyeceği gözetilerek, aşağıdaki şekilde, davacının, davalarının kısmen kabul ve kısmen reddi yönünde karar verilmiştir.
Ayrıca davalı ... şirketinin 29/01/2008 tarihinde 100.000,00 TL sermaye ile kurulduğu bunun %50 sinin ...'a, %40 ını ... e ve %10 unun ... e ait olduğu, davacının hileli işlemler sonucu pay devrinin 13/09/2009 tarihinde gerçekleşmesinden sonra, şirketin 22/05/2010 tarihinde sermayesinin 2.500.000,00 TL ye çıkarıldığını, arttırılan sermayenin 1.900.000,00 TL kısmının ortaklara borçlar hesabından karşılandığını ve kalan 500.000,00TL nin ortaklar tarafından ödendiğini, yine 01/10/2012 tarihinde şirket sermayesinin 5.000.000,00 TL ye çıkartıldığı ve arttırılan 2.500.000,00 TL nin tamamının ortaklar tarafından taahhüt edildiği ve şirketin 15/07/2013 tarihli ortaklar kararı kurulu ile unvanının ... Nakliyat Turizm İnşaat Otomotiv Petrol San. Ve Tic. A.Ş. Olarak değiştirilmek suretiyle nevi değişikliği yapıldığı görülmekle, davacının hileyle payların elinden alınması sonrası arttırılan sermaye katılma hakkı elinden kötü niyetle alındığı için vede ortaklara borçlar hesabında karşılanmakla güncel şirket hisselerinin %40'nın davacıya ait olduğunun tespiti yönünde karar verilmiştir. Bu hisse devir işleminin hileli yapılmasının, ... eylemlerinde kaynaklandığı nazara alınarak, kabul edilen bu kısım yönünde yargı gideri ve harçtan adı geçen davalı sorumlu kılınmıştır. Bu talep dışındaki alacak kalemlerinin tüm davalılardan talep edildiği nazara alınarak bu yönde tüm davalılar lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir.
Yine kabul edilen güncel hisse bedelinin 5.000.000TL/100x40=2.000.000,00TL değerinde olduğu anlaşılmış ise de, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden bu değer üzerinde harç tamamlama işlemi yapılmamış, aşağıdaki şekilde davacının hisse devir işleminin geçersizliğinin tespiti isteminin kabulü diğer istemlerin ise reddi yönünde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının, davalı ... Nakliyat Turizm İnşaat Otomotiv Petrol Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'deki %40 payının 13/04/2009 tarihli (... .... .... yevmiye sayılı ) devri işleminin irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğunun ve davalının adı geçen şirketin %40 hisessine sahip olduğunun TESPİTİNE, Kararı kesinleşmesi halinde Ticaret Sicil Gazetesi'ne tescil ve ilanına,
2-Davacının; mazot bedeli, kar payı alacağı, araç bedeli ve şirketin ticari irtibar değerine ilişkin alacak taleplerinin REDDİNE,
3-Kabul edilen şirket hisseleri değeri 2.000.000,00TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 136.620,00 TL karar ve ilam harcından 1.485,00 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 135.135,00 TL harcın davalı ... tan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 21,15 TL başvuru harcı, 1.485,00 TL peşin harç, 3,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.509,45 TL harcın davalı ... Baştan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 1.278,90 TL yazışma gideri, 43.819,80 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 45.098,70 TL yargılama giderinin, kabul/ talep oranına göre hesaplanan 42.951,14 TL'sinin davalı ... Baştan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 2.147,56 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalıların karşıladığı 50,00 TL yazışma giderinden ibaret yargılama giderinin, red / talep oranına göre hesaplanan 2,38 TL'sinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, geri kalan 47,62 TL yargılama giderinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
7-Adli yardım talebi kabul edildikten sonra suç üstü ödeneğinden karşılanan 60.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 90,00TL yazışma gideri olmak üzere toplam 60.090,00TL'nin kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.861,43 TL'sinin davacıdan, 57.228,57 TL'sinin davalılardan ... tan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 2.000.000,00 TL üzerinden takdir edilen 298.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ... tan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 100.000,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili dairesinde Temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/06/2026
Başkan ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Katip ...
✍e-imzalıdır
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."