Parasal temyiz sınırının belirlenmesinde hüküm tarihi esas alınması, yeni yasal düzenlemenin tamamlanmış işlemlere uygulanmaması ve muhdesat bedeli talepli davada temyiz dilekçesinin reddi kararı.
Özet: Metin, davacının tapu iptali ve tescil talebinden feragat ederek muhdesat bedelinin tazmini istemiyle devam eden bir davada, bölge adliye mahkemesi kararının temyizine ilişkin olup, yargılama sürecinin tamamlanmış olması nedeniyle 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren ve parasal sınırların "davanın açıldığı" tarihe göre belirlenmesini öngören yasa değişikliğinin eldeki davaya uygulanamayacağını; dolayısıyla temyize konu 8.455,00 TLlik muhdesat bedeli alacağının, kararın verildiği 2024 yılındaki 378.290,00 TLlik temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine dair hukuki değerlendirmeyi ve kararı açıklamaktadır.
7. Hukuk Dairesi         2025/3497 E.  ,  2026/1466 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1188 E., 2024/915 K
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/227 E., 2021/131 K.
Dava tapu iptali ve tescili, ikinci kademede muhdesat bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.
04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1/2. maddesinde yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanun'un Resmî Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince, parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma imkânının bulunmadığı kuşkusuzdur.
Tüm bu açıklamalara göre eldeki davada; İlk Derece Mahkemesince kararın 17.06.2021 tarihinde, Bölge Adliye Mahkemesince nihai kararın 16.07.2024 tarihinde verildiği ve bu tarih itibariyle usul işlemlerinin tamamlandığı, 7550 sayılı Kanun'la getirilen davanın açıldığı tarihteki parasal sınırların uygulanacağına ilişkin düzenlemenin 04.06.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, yeni düzenlemenin eldeki davaya uygulanma imkânının bulunmadığı, kesinlik sınırının tespitinde kararın verildiği 2024 yılındaki 378.290,00 TL değerindeki parasal sınırın esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde, adına kayıtlı taşınmazın bir bölümünün 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma işlemi sonucunda davalı adına kayıtlı taşınmazda kaldığını, bu işlemin hatalı olduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini, ikinci kademede çekişme konusu alanda kalan muhdesatların bedelinin tazminini talep etmiştir. Davacı yargılama sırasında tapu iptali ve tescil isteminden feragat etmekle yargılamanın muhdesatın bedeli 8.455,00 TL yönünden sonuçlandığı, davacının talebi ve temyizin kapsamının muhdesat bedelinin tazmini istemine ilişkin olduğu saptanmıştır.
Mahkemece kabulüne karar verilen ve temyize konu edilen değerin Bölge Adliye Mahkemesinin karar verdiği tarihteki kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı belirlenmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.