Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde yüzde yüz kusurlu trafik kazası sonucu ortaya çıkan araç değer kaybı tazminatının kalan kısmının sigorta şirketinden talep edildiği dava.
Özet: Davacı, müvekkilinin aracına arkadan çarpan davalı sigorta şirketinin sigortalısının %100 kusurlu olduğu trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybının karşılanması talebiyle dava açmış olup, kaza sonrası davalı tarafından yapılan 46.500,00 TL ödemeye rağmen, bilirkişi raporuyla toplam 60.000,00 TL olarak belirlenen değer kaybından geriye kalan 13.500,00 TLnin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini isterken, davalı ise poliçe limitini, yapılmış ödemeleri ve zorunlu başvuru ile belirsiz alacak davası açılması gibi usul eksikliklerini gerekçe göstererek davanın reddini savunmuştur.

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/609 Esas - 2026/527
T.C.Ankara Batı1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO : 2025/609 KARAR NO: 2026/527HAKİM :KATİP :DAVACI : VEKİLLERİ:DAVALI :VEKİLİ :DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 09/05/2025KARAR TARİHİ : 10/09/2026K.YAZIM TARİHİ : 23/09/2026Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile davalının sevk ve idaresindeki aracın 10.10.2024 tarihinde karıştığı trafik kazasında, davalının müvekkiline ait araca arkadan çarpması neticesinde kaza tespit tutanağına göre yüzde yüz kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle 2024 model araçta KDV dahil 110.914,38 TL hasar meydana gelerek parça değişimi ve onarımların tramer kayıtlarına işlendiğini, davalı sigorta şirketince yapılan 46.500,00 TL değer kaybı ödemesinin gerçek zararı karşılamadığını ve arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılması ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; Davacı vekili olarak tarafının, mahkememizce verilen iki haftalık kesin süre içerisinde bedel artırım dilekçesi sunamamasına neden olan ve ekte sunulan tıbbi belgelerle ortaya konulan psikiyatrik tedavi süreci dikkate alınarak, HMK m. 95 ve devamı uyarınca eski hâle getirme talebinin kabulüne, Eski hâle getirme talebinin kabulü ile kesin süre içerisinde yapılması gereken bedel artırım işleminin işbu dilekçe ile yapılmış sayılmasına, Dosyada alınan 09.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 60.000,00 TL toplam değer kaybından, davalı sigorta şirketince ödenen 46.500,00 TL’nin mahsubu ile kalan 13.500,00 TL bakiye değer kaybı bedelinin dava konusu yapılmasına ve dava değerinin 13.500,00 TL olarak kabulüne, 13.500,00 TL bakiye değer kaybı bedelinin, dava dilekçesinde talep ettikleri üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: 10.10.2024 tarihli kaza sebebiyle açılan değer kaybı davasında müvekkili şirkete sigortalı aracın poliçe teminat limitinin 200.000,00 TL olduğunu, davacı tarafa 19.02.2025 tarihinde 46.500,00 TL değer kaybı ve kasko şirketine 24.02.2025 tarihinde 110.914,38 TL hasar ödemesi yapıldığını, bakiye limitin 42.585,62 TL kaldığını ve sorumluluğun kusur oranı ile bu bakiye limitle sınırlı olduğunu, zorunlu başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi üzerinden eksper atanarak rapor alınmadığını, belirsiz alacak davası açılmasının hukuka aykırı bulunduğunu, değer kaybı tespitinin yürürlükteki Genel Şartlar ekindeki formüle göre yapılması gerektiğini, aracın kilometresi, geçmiş hasar ve kaza kayıtları ile çekme belgeli veya ağır hasarlı olup olmadığının araştırılmasının zorunlu olduğunu, kazada başka bir aracın da kusurunun bulunması sebebiyle kusur tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.DELİLLER :Sigorta poliçesi, araç trafik tescil kayıtları, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, tramer kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi 09/03/2026 tarihli raporu ile özetle; Delillerin nihai takdir ve tayini Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; işbu davaya konu 10.10.2024 tarihli, zincirleme maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde dava tarafları ele alındığında; Davalı sigorta şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı, ...... plakalı araç sürücüsü dava dışı ......’ın, % 100 ASLİ KUSURLU olduğu, ..... plakalı araç sürücüsü dava dışı .....’nun kural ihlali ve ihmali bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığını, Dava konusu edilen ..... plakalı araçta işbu dava konusu kaza nedeniyle, kaza tarihinde meydana gelen değer kaybı bedeli 60.000,00₺ olarak tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinden 46.500,00₺ değer kaybı zararı tahsil edildiğinden, talep edilebilecek bakiye değer kaybı bedeli ; 60.000,00₺ - 46.500,00₺ = 13.500,00₺’dır. Talep 1.000,00 ₺ ile sınırlı olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Davaya konu olay Dava dışı araç sürücüsü ..... sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı aracı ile ...... Bulvarı üzerinde, açık hava koşuları ile gündüz görüş şartları altında, ..... istikametine doğru, iki şeritli yolun sol şeridi üzerinde dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyir halinde iken ..... Sitesi önüne geldiğinde/ anılan kaza noktasına yaklaştığında, ön ilerisinde yer alıp trafik koşulları nedeniyle duruşa geçen - duraklayan- yavaşlayan araçları görüp farkında olabildiği anda etkili fren ve manevra tedbirine başvuramadığı, fren tedbirine başvurmuş olsa da etkili şekilde aracını duruşa geçirmeyi başaramadığı, fren tedbirinde geciktiği, ön ilerisinde trafiğin gerektirdiği şartlar nedeniyle hızını azaltan - duruşa geçen .....sevk ve idaresindeki ...... plakalı davacıya ait araca arkadan çarptığı,.... plakalı aracın da çarpmanın etkisi ile ön ileriye doğru savrularak ön ilerisinde bulunan .....sevk ve idaresindeki ...... plakalı araca arkadan çarptığı, ...... plakalı aracın ön ileriye doğru savrularak....... sevk ve idaresindeki duraklayan ..... plakalı araca arkadan çarptığı,...... plakalı aracında ön ileriye savrularak ..... sevk ve idaresindeki plakalı duraklama halindeki araca çarpması suretiyle işbu dava konusunu oluşturan, 5 araçlı zincirleme maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.İşbu dava konusu zincirleme maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, ...... plakalı davalı sigortalı aracın sürücüsü dava dışı .......'ın, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun, 47/c-d, 52/b,c, 56/c ve aynı kanunun 84/4 maddesi gereği “araç sürücüleri trafik kazalarında ARKADAN ÇARPMA halinde asli kusurlu sayılırlar” hükmü gereğince %100 ASLİ KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır.Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Bu ilkeye uygun hesaplama ile Dava konusu edilen ..... plakalı araçta işbu dava konusu kaza nedeniyle, kaza tarihinde meydana gelen değer kaybı bedeli 60.000,00TL olarak tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketinden 46.500,00TL değer kaybı zararı tahsil edildiğinden, talep edilebilecek bakiye değer kaybı bedeli ;60.000,00- 46.500,00=13.500,00'dır. 13.500,00TL değer kaybı tazminatının 19/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;DAVANIN KABULÜNE, 1-13.500,00TL değer kaybı tazminatının 19/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın ve 213,47 TL ıslah harcının mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 96,87TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı ve 213,47TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.531,77TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 178,50 TL tebligat ve posta gideri ile 7.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.178,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince takdir ve hesap edilen 13.500,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi. 10/09/2026Katip .... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı