Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararının, delillerin hukuka uygunluğu ve yargılama sürecinin eksiksizliği sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından oy çokluğuyla temyiz isteminin esastan reddi ve hükmün onanması.
Özet: Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının, istinaf mahkemesince düzeltilerek esastan reddedilmesinin ardından, sanık müdafiinin delillerin hukuka aykırı olduğu, suç unsurlarının oluşmadığı ve usul hataları bulunduğu yönündeki temyiz başvurusu, Yargıtay tarafından yapılan değerlendirmede, kolluk güçlerince istihbari bilgi üzerine usulüne uygun arama sonucu ele geçirilen kokain maddeleri ve diğer delillerin hukuka uygun, yeterli ve doğru değerlendirildiği, yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/3313 E., 2025/2639 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticaretiHÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıAdana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2025 tarihli ve 2024/396 Esas, 2025/379 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3,188/4-a, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıAdana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.12.2025 tarihli ve 2025/3313 Esas, 2025/2639 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafiinin Temyiz İstemiDelillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına,kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre,kolluk güçlerince sanığın aracında uyuşturucu bulunduğu ihbarına binaen bahse konu araçta usulüne uygun surette yapılan aramada 7 ayrı paket halinde kokain olduğu belirlenen maddelerin ele geçirildiği, bu itibarla sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanakları, alınan kriminal uzmanlık raporları ve diğer adli raporlar, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun surette elde edilen, eksiksiz incelenen ve doğru değerlendirilen delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.12.2025 tarihli ve 2025/3313 Esas, 2025/2639 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklu kalınan süre bakımından sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.KARŞI DÜŞÜNCE28.07.2024 günü sanık ...'ın ... plaka sayılı araçta uyuşturucu madde bulundurduğu, aracın ... Bulvarı üzeri ... isimli işyeri önünde park halinde bulunduğu şeklinde istihbari bilgi alındığı, kolluk görevlilerce belirtilen yere gidildiği ve ... isimli işyeri önünde ... plaka sayılı aracın park halinde bulunduğunun görüldüğü, Cumhuriyet Savcısından alınan gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında araç içerisinde yapılan aramada; aracın torpido kısmında pembe renkli yırtılmış kağıda sarılı vaziyette 4 parça halinde yırtılmış şeffaf poşet içerisindeki daralı ağırlığı toplamda 2.37 gram KOKAİN maddesinin, pembe renkli yırtılmış kağıda sarılı vaziyette 3 parça halinde yırtılmış şeffaf poşet içerisinde daralı ağırlığı toplam 1.93 gram KOKAİN maddenin elde edildiği,Adana Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 07/08/2024 tarihli uzmanlık raporunda; söz konusu maddenin uyuşturucu maddelerden kokain içerdiği ve içerdiği net kokain miktarının %40 oranında olmak üzere 1,32 gram olduğunun belirtildiği, sanıktan kan idrar örneklerinin alındığı, alınan kan idrar örneklerinde sanığın 04/09/2024 tarihli raporda kan ve idrarında uyuşturucu uyarıcı madde bulunmadığının bildirildiği,Sanık alınan savunmasında .... plakalı aracın kendisine ait olduğunu, ... isimli işyerinin önüne aracı ile gittiğini, aracın dışarısında bulunan işyerinde olduğunu, hiç bir şekilde uyuşturucu ile hiç bir işinin olmadığını, aracını valeye verdiğini, içerde bulunduğu sırada bir arkadaşının gelerek aracında arama yapıldığını söylediğini, dışarı çıktığında polislerin arama yaptığını ve aracında uyuşturucu madde bulduk dediklerini üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği olaya ilişkin olarak;Her ne kadar sanığın aracında ele geçen maddelerin 7 paket halinde olması gözetilerek sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanık hakkında uyuşturucu ticareti yaptığına dair herhangi bir suç ihbarının, fiziki takibin, suç üstü halinin bulunmadığı, yapılan ihbarın uyuşturucu madde bulundurduğuna ilişkin olduğu, sanığın aracında ele geçen maddeleri her hangi birisine verdiğine, sattığına dair bir tespitin de bulunmadığı, ele geçen madde miktarlarının kullanım sınırı içerisinde kaldığı, ele geçen uyuşturucu maddelerin hepsinin farklı gramlarda paketlendiği, sanık savunmasında suça konu uyuşturucu maddelerin kendisine ait olmadığını beyan ettiği, sanığın doğru söyleme zorunluluğunun bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, somut delil elde edilemediği, bu haliyle müstakar Yargıtay İçtihatlarında "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçu için belirlenen kriterlerin tamamının olayımızda gerçekleşmediği, atılı suçun işlendiğinin şüphede kaldığı eylemin "Uyuşturucu Madde Kullanma" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla dosyanın bozulmasına karar verilmesi kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.03.06.2026