Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan fatura bakiyesi alacağı ve KDV anlaşmazlığı nedeniyle açılan itirazın iptali davasında ilk derece kararını inceliyor.
Özet: Ticari bir uyuşmazlık kapsamında, davacı, davalıya satılan ve irsaliyelerle teslim edilen ürünlerin bakiye

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:29/12/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:03/12/2020DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkiline ait firmadan 08/03/2017 ve 28/03/2017 tarihlerinde iki adet fatura karşılığında 441.504,60 TL tutarında davalının ürün satın aldığını, ürünler ihracata gideceğinden davalının talimatıyla konteyner numaralarına kadar belirtilerek irsaliye ile teslim edildiğini, ancak fatura bedeli olarak müvekkiline 384.386,41 TL ödeme yapıldığını bakiye 30.118,19 TL'nin ödenmediğini, bunun üzerine Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile iki adet fatura bakiyesine dayalı olarak genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı tarafın itiraz dilekçesinde hiçbir gerekçe yazmadığını, davalı yanın yetki itirazının usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibin yetkili icra dairesinde açıldığını, davalı taraf borca itiraz etmiş ise de fatura tutarlarına mahsuben müvekkilinin banka hesabına kısmi ödemeler yaparak münderecatını kabul etmiş bulunduğunu, faturaların da ticari defterlerine işlendiğini, malları teslim aldığının da irsaliyeler ile sabit olduğunu, faturalara yasal süresinde itiraz olmadığını, borcun tamamının ödendiğine dair yazılı delil olmadığını, davalının amacının icra takibini sürüncemede bıraktığını, alacağın sabit olduğunu beyan ederek, borçlunun icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, yetkili icra dairelerinin ve mahkemelerinin İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğunu, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir alım satım veya sözleşme olmadığını, davacının fatura konusu malları aslında Amerika Birleşik Devletleri firması olan ... firmasına sattığını, ihracat işlemleri müvekkiline ait firma üzerinden gerçekleştiğinden faturaların müvekkili firmaya kesildiğini, davacının satmış olduğu ürünlerin aslında ... şirketine satmış olduğunun müvekkiline göndermiş olduğu maillerden anlaşıldığını, müvekkili firma üzerinden ihracaaat işlemleri yapıldığından faturaların müvekkili firmaya kesildiğini, ödemelerin de müvekkili firma üzerinden yapıldığını, davacı tarafından müvekkiline ve ... firmasınıa gönderilen proforma faturalardan anlaşılacağı üzere birinci parti mala ait olan faturada mal bedelinin 52.500,00 USD olarak belirtildiğini ve ayrıca bu bedelin üzerine KDV ekleneceği konusunda herhangi bir beyanda bulunulmadığını, dolayısıyla faturada belirtilen bedelin içinde KDV'nin mevcut olduğunu, ikinci parti mal için davacı 52.050,00 USD proforma faturada KDV'nin hariç olduğunu belirtmediğini, müvekkili firmanın faturalarda belirtilen miktarlar üzerinden banka havalesi ile ödeme yaptıklarını, davacı tarafından kesilecek faturaların TL faturası olacağı için havalelerin geldiği günün ertesi gün müvekkilinin davacının alacağı olan paranın dövizin o günkü kurdan TL'ye çevirerek davacının hesabına yatırıldığını, müvekkili tarafından ödeme yapıldıktan sonra davacı tarafından beyan ettikleri rakamlar üzerine KDV ekleyerek faturalar kestiğini, bu faturaların teliflerine ve satış anlaşmasına aykırı olduğunu, öncelikle yetki itirazının kabulüne, davanın reddine ve vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, takip konusu fatura ve alacağın davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla, dosya kapsamında aldırılan birbiriyle uyumlu bilirkişi raporlarına mahkememizce itibar edilerek ispat ile yükümlü olan davacının davasını usulüne uygun düzenlenmiş beyanname, defter ve irsaliye kayıtlarıyla ispat ettiği, davalı tarafın takibe konu fatura bedelini ödemediği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne, Denizli 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 30.118,19 TL asıl alacak üzerinden devamı ile asıl alacağa kanuni faiz uygulanmasına, alacağın fatura dayalı olması, taraflarca bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olmasından dolayı icra inkar tazminatına hükmedilmesine" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında alım satım vb. herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının fatura konusu malları ... firmasına sattığını, ihracat işlemleri müvekkiline ait firma üzerinden gerçekleştiğinden faturaların müvekkili firmaya kesildiğini, taraflar arasındaki anlaşmanın proforma fatura kapsamında KDV dahil olarak yapıldığını ve tarafların bu anlaşma ile bağlı olduklarını, tarafların anlaştığı bedelin dava dışı ... firması tarafından davacıya ödendikten sonra davacının anlaşma şartlarına aykırı olarak bu bedele KDV eklediğini ve toplam 30.118,61 TL KDV farkı kadar fazla tutarda iki adet fatura kestiğini, davacı tarafın faturasını anlaşma şartlarına uygun şekilde tanzim etmek zorunda olduğunu, müvekkili şirketin itiraz ve iade yetkisine sahip kimse olmaması nedeniyle iade faturasını şirket yetkilisi Amerika'dan döndükten sonra düzenlediğini, iade faturasının anlaşma şartlarına aykırı KDV eklenmesi nedeniyle düzenlendiğini, müvekkili şirketin yetkilisinin yurt dışı giriş çıkış belgelerinin araştırılmadığını, bilirkişi raporunda hangi oranda KDV'nin iade alındığının belirtilmediğini, taraflarınca itiraz edilen hususun, davacı tarafından kesilen faturada KDV yer almasının olmadığını, proforma faturadan farklı bir fatura düzenlenmesi olduğunu, davacı tarafın iade faturasını ticari defterlerine kaydetmediğini, söz konusu defterlerin lehine delil niteliği teşkil etmesinin söz konusu olmadığını, mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, takip ve dava konusu faturaların her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olmasına, davalının davacıdan aldığı dava konusu malları ihraç kaydı ile sattığı ve KDV'yi iade aldığı tespit edildiğinden davalının yüklenilen KDV'ye ilişkin itirazlarının yerinde olmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.057,37 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 514,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.543,02 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi....