7. Hukuk Dairesi, TMK 605/1 kapsamında mirasın gerçek reddi talebinde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna hükmederek görevsizlik kararını bozmuştur.
Özet: Bu karar, mirasın gerçek reddi (TMK 605/1) talebiyle açılan bir davada sulh hukuk mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, mirasçıların mirası kayıtsız şartsız reddetme istemlerinde TMK 609 maddesi gereğince sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu; terekenin borca batık olduğunu belirtmenin otomatik olarak hükmen reddi anlamına gelmediği ve esas incelemesine geçilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkemenin görevsizlik kararının bozulmasına hükmetmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/3699 E.  ,  2026/1459 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2013/2689 E., 2014/1015 K.
TMK 605/1. madde gereğince mirasın gerçek reddi istemine ilişkin yapılan yargılama sonucunda; mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; muris ...’den kalan mirası istemediklerini, TMK'nın 605. maddesine göre kayıtsız şartsız reddettiklerini ileri sürerek, bu hususun tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Dava hasımsız olarak açılmıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile malvarlığı haklarına ilişkin açılan davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın ...Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyizinde; davanın TMK'nın 605. maddesine göre mirasın gerçek reddi talebi ile açıldığını, bu davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesinde olduğunu, müvekkillerinin muris ile ilişkileri kopuk olduğu için mirasını reddettiklerini, terekesini bilmediklerini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, TMK'nın 605/1. madde hükmünde dayalı mirasın gerçek reddi istemine ilişkindir.
Yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mirasçılar TMK'nın 605/1. maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, TMK'nın 605/2. maddesine dayalı dava da açabilirler.
Talep, TMK'nın 605/1. maddesine dayalı mirasın kayıtsız ve şartsız reddine ilişkindir. Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri, vasiyetname ile atanmış mirasçılar için miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar (TMK m. 606).
TMK'nın 609. maddesi uyarınca, mirasın gerçek reddi isteminde görevli mahkeme, sulh hukuk mahkemesidir.
Somut olayda, dava dilekçesinde talebin muris ...'in mirasının reddinin tespit ve tescili olduğu belirtilmiş ve alacaklılar hasım gösterilmemiştir. Talep edenler vekili tarafından temyiz dilekçesinde de talebin, mirasın gerçek reddine ilişkin olduğu beyan edilmiştir. Mirasın gerçek reddinde, mirasçıların, mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin sözlü veya yazılı beyanı yeterli olup, talep edenler herhangi bir alacaklıya husumet yöneltmeden mirası kayıtsız şartsız hak düşürücü süre içinde reddederler. Terekenin borca batık olduğunu belirtmek mirasın hükmen reddi istemi olarak anlaşılamaz.
Mahkemece, işin esasına girilerek inceleme araştırma yapılıp, bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanunu'nun 440. maddesinin 3. fıkrasının 1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.