Arsa vasfındaki kamulaştırılan taşınmazın bedel tespiti davasında, emsal kıyaslamasıyla değerleme ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı öncesi yasal faiz uygulamasının hukuka uygun bulunması.
Özet: Bu kamulaştırma davasında, davacı idarece talep edilen taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili ilk derece mahkemesince kabul edilmiştir. Davalı vekili, kamulaştırma bedelinin düşük olduğu, usul eksiklikleri bulunduğu ve yasal faiz hesaplamasının hatalı olduğu gerekçeleriyle kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değer tespitinde ve faiz uygulamasında bir isabetsizlik görmeyerek davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Davalı vekilinin aynı itirazlarla yaptığı temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek temyiz itirazlarını reddetmiş ve böylece kamulaştırma bedeli ile tescile ilişkin kararı onamıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/17360 E.  ,  2026/2099 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2723 Esas, 2025/2117 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/578 Esas, 2023/367 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Kütahya 1. Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kütahya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 32 47... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece Kütahya İdare Mahkemesinin 2020/757 Esas ve 2021/84 Esas sayılı dosyaları bekletici mesele yapılmış olmasına rağmen keşif ara kararı verildiğini, keşfe ilişkin ara kararın süresi içinde taraflarına tebliğ edilmediğini, yokluklarında yapılan keşfe ve alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, taraflarına emsal bildirmek için de süre verilmediğini, en uygun emsalin 37 numaralı emsal olduğunu, dava tarihi ile muhtemel karar tarihi arasındaki sürenin çok uzaması sebebiyle kanunla belirlenen süreyi aşan zamandaki ekonomik kaybın yasal faizle karşılanmasının mümkün olmadığını, taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplama yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, bedelin düşük olduğunu, faiz hükmüne de itiraz ettiklerini, lehlerine de düşük vekâlet ücretine hükmedildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza uygun emsal taşınmaz gözetilerek ve bilimsel yolla değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/ 83... /69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edildiği ancak eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları uyarınca iptal kararından önce açılan davalarda kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.