11. Ceza Dairesi, sanık hakkındaki nitelikli dolandırıcılık mahkumiyetini, eylemin uzlaşmaya tabi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu kapsamında eksik inceleme nedeniyle bozmuştur.
Özet: Temyiz mahkemesi, sanığın tahsil ettiği fatura ödemelerini şirkete aktarmayıp uhdesinde tutma eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmesini, yeni yürürlüğe giren yasa değişikliğiyle uzlaşmaya tabi "zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçuna temas etmesi gerektiği ve suç vasfının hatalı tayin edildiği gerekçesiyle bozarken; ayrıca bir katılan özelinde, cihaz kampanyası iptal taleplerinin ilgili firmadan ve sanıktan istenmemesi, sanığın hileli hareketlerinin veya olayın hukuki ihtilaf niteliğinin yeterince araştırılmaması gibi eksik inceleme nedenleriyle de hükmü oy birliğiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/4 E., 2016/24 K.SUÇ : Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1-Katılanlar ... ve ... ile şikâyetçi ...'ın; sanığa ait ... İletişim isimli iş yerine giderek makbuz karşılığı ve kredi kartından fatura ödemelerini yaptıkları sanığın da bu paraları adına tahsilat yaptığı şirkete ödemeyip kendi uhdesinde tutma eylemlerinin, hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşmaya tabi TCK'nın 155/2 ve 43/1 maddelerinde düzenlenen zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna temas ettiği gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek TCK'nın 158/1-h maddesi uyarınca nitelikli dolandırcılık suçundan mahkumiyete hükmedilmesi,2-Katılan ...'a yönelik eylemine gelince; sanığın aşamalardaki savunmasında katılanın isteği ile cihaz kampanyasına katılma talebini iptal ettiklerini savunduğu, katılanın beyanında ise müşteri hizmetlerini arayarak cihaz kampanyasına katılım talebini iptal ettirdiğini beyan etmesi karşısında, ilgili firmadan bu iptal taleplerinin olup olmadığının yeniden sorulması; var ise neden gerçekleşmediğine ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmesi ayrıca sanıktan da iptale dair belge örneklerinin de istenmesinden sonra sanığın hangi hileli hareketleri ile katılanın zararına menfaat temin ettiği ve olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olup olmadığı da denetime olanak verecek şekilde karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hatalı şekilde yazılı gerekçe ile hüküm kurulması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.