Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, davacının "ZETA" markası ile "LETA merinos ve suffolk koyun üretim çiftliği" markası arasındaki iltibas iddiasıyla YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü talepli davası.
Özet: Davacı, müvekkiline ait tescilli ve sektöründe önemli bir yere sahip olan mevcut markası ile tescili istenen markanın sadece ilk harfinin farklı olması ve bu farkın fonetik açıdan ayırt edicilik sağlamaması, ayrıca tescili istenen markadaki diğer unsurların tanımlayıcı nitelikte olup markasal vasıf taşımaması nedeniyle tüketicide iltibas riski oluşturduğunu ileri sürerek, kendi markasının ayırt ediciliğine zarar vereceği gerekçesiyle, YİDK kararının 29, 30 ve 35. sınıflardaki belirli mal ve hizmetler yönünden iptali ile tescili istenen markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkin edilmesini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/67 Esas - 2025/350

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2025/67
Karar No : 2025/350
....
Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin
Dava Tarihi : 11/02/2025
Karar Tarihi : 24/09/2025
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 24/09/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili .... Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; dava konusu edilen mallardan 29 ve 30. Sınıftaki tüm mallar, müvekkili adına tescilli başta müvekkilinin ..... sayılı ... markası olmak üzere 1983 yılından beri tescilli .... sayılı ... markası 30. Sınıftaki dava konusu ‘çikolatalar, şekerlemeler için, yine.... sayılı ... markası, .... sayılı ... markalarında aynen yer almakta olup, esasen bu grup malların, müvekkilin zaten asıl tescilli olduğu ve fiili kullanımlarının gerçekleştiği mallar olduğunu, müvekkilinin, 29 ve 30. Sınıflarda yer alan tescilleri ile bu sınıflardaki malların satışı hizmetleri üzerinde iltibas sebebiyle hak sahipliği de bulunmakta olup, mallar ile ilgili malların satışına ilişkin hizmetlerin (35. Sınıf) iltibas oluşturduğuna ilişkin Yargıtay’ın da pek çok emsal kararının bulunduğunu, tescili istenen markada yer alan merinos ve suffolk koyun üretim çiftliği kelimeleri, marka bütünü ile de görüleceği üzere, oldukça küçük ve okunmayacak biçimde olduğunu, zaten bu ibareler markada tanımlayıcı olup, markasal bir vasıf ve ayırt edicilik de içermediğini, markada asli ve markasal tek unsurun ... kelimesi olduğunu ve zaten marka örneğinde bu ibarenin markanın tescil edilmesi istenen tek unsuru olarak konumlandığını, ilgili marka örneğinde bir de .... unsuru yer alsa da, ilgili şekil unsurunun, ... kelime markası karşısında, kelime markasına üstün ve ona göre daha baskın ve ayırt edici bir özelliğinin de olmadığını, müvekkile ait markaların asli ve tek unsurunun ... olduğunu, bununla birlikte müvekkilinin sair mesnet markaları ile seri marka ailesi oluşturduğunu, ... asli unsurunun yanında ...... gibi unsurların, markada ayırt edici olmadığı gibi, tanımlayıcı olduğunu ve bu kelimeler müvekkili marka bütününde fark oluşturmadığı gibi, marka ailesinin seri marka imajını güçlendirdiğini, taraf markaları arasında tek fark, ... ve ... markalarının ilk harfi olup, markaların bu ilk harfler dışında bütün olarak aynı ses ve hecelerden oluştuğunu, ayrıca markaların ilk sesleri olan Z ve L harfleri fonetik okunuş olarak baskın ses olmadığını ve fonetik olarak da marka bütününe bir ayırt edicilik katmadığını, bu anlamda ilk harf farklılığının marka bütünleri arasında iltibas riskini ortadan kaldırmayacağına ilişkin emsal pek çok ulusal ve uluslararası karar bulunduğunu, müvekkili tarafından ... markalarına büyük yatırımlar yapıldığını ve bu markanın kendi sektöründe hatırı sayılır bir yere sahip olduğunu, ... gibi herhangi bir dilde anlamı olmayan ve sahibinin hususiyetini taşır bir markaya fonetik ve bütün olarak bu kadar benzeyen ... markasının tesciline izin verilmesinin, özgün bu markanın ayırt ediciliğine de zarar vereceğini ifade ederek, ..... sayılı kararının 29.Sınıftaki Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. 30. Sınıftaki Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları da dahil olmak üzere soslar .Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. 35. Sınıftaki ‘Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları da dahil olmak üzere soslar .Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” yönünden kısmen iptaline, ... sayılı ve "... merinos ve suffolk koyun üretim çiftliği" ibareli marka başvurusu tescil edilmişse 29.Sınıftaki Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. 30. Sınıftaki Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları da dahil olmak üzere soslar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları da dahil olmak üzere soslar .Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı .... vekili cevaplarında özetle; başvuru marka ve itiraza gerekçe markalarda yer alan "... merinos ve suffolk koyun üretim çiftliği" harflerinin stilize ediliş şekli, tertip tarzı ve diğer yan unsurları ile birlikte bütün olarak görsel açıdan birbirlerinden farklı olduklarını, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamış olduğunu, ilgili tüketicilerin başvuruya konu "... merinos ve suffolk koyun üretim çiftliği" ibareli marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceğini, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadıklarını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; davacının yalnızca "..." ile "..." ifadelerinin benzerliği, tek harf değişikliğinin bulunduğu gerekçesine dayandığını, oysa markanın bütün olarak bıraktığı izlenim itibari ile diğerlerinden ayırt edici nitelikte olması gerektiğini, bu nedenle markanın içerisinde yer alan unsurlardan sadece birisine bakılarak ve diğer unsurlar ihmal edilerek ayırt ediciliğin varlığına veya yokluğuna hükmedilemeyeceğini, müvekkili şirketin başvuruya konu markası ile davacı markanın "... ...." harflerinin stilize ediliş şekli, tertip tarzı ve diğer yan unsurları ile birlikte bütün olarak görsel açıdan birbirlerinden farklı olduklarını, dava konusu "... merinos ve suffolk koyun üretim çiftliği" ibareli marka başvurusunu bir bütün olarak ele almak gerektiğini, söz konusu ibareden sadece bir kısmını alarak iltibas ihtimalini ileri sürmenin hukuken kabul edilemeyeceğini, "... merinos ve suffolk koyun üretim çiftliği" ibaresinin bir bütün olarak ele alınmalı ve bu haliyle iltibas tehlikesi olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, "... merinos ve suffolk koyun üretim çiftliği" ibaresinin bu haliyle ayırt ediciliğini tamamen oluşturmuş bulunduğunu, ... ifadesinin ..... sektöründe bilinen davacı ... markası ile karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı tarafça gerekçe gösterilen bir kısım kararların gerekçe kabul edilemeyeceğini, her markanın özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, verilen kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, YİDK kararının yerinde olup olmadığı, hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının 2.....Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu; başvurunun ilanına karar verildiği, bu ilana karşı davacının (dava dışı bir şirketin).... sayılı "...", "..." ibareli markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından söz konusu itirazların reddine karar verildiği, davacı şirketin tekrar itirazda bulunduğu, .... sayılı kararı ile itirazın reddine nihai olarak karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Davalıya ait dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu 29. Sınıftaki “Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. 30. Sınıftaki Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları da dahil olmak üzere soslar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları da dahil olmak üzere soslar .Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” mallar/hizmetlerin tamamının davacının redde gerekçe markalarının kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı anlaşılmıştır.
Tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi, markalar arasındaki iltibas riskini etkileyecek bir unsurdur. Dikkati düşük olan tüketici kitlesine yönelik emtiaların tescillendiği markalarda iltibas riskinin daha yüksek olacağı açıktır. Diğer yandan, tüketicinin bilinç ve dikkat seviyesi tek başına iltibas riskini oluşturan unsurlardan değildir. Marka işaretlerinin ne derece ayırt edici olduğu, markanın ne derece iltibas riski taşıdığı, markaların korunma düzeyinin ne aşamada değerlendirileceği de iltibas riskinin tespitinde önem taşımaktadır.
Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır.
Somut olayda benzer olan 29. ve 30. sınıflara giren mallar ile 35. sınıftaki bu malların satışı hizmetlerinin yani gıda maddelerinin hitap ettiği nihai tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesi açısından somut olaya bakıldığında; bu emtiaların hepsi, nispeten uygun fiyatla satılan, satın almadan önce uzun bir araştırma ve inceleme aşamasından geçmeyen, yani ucuz ve risk faktörü düşük ürünlerdendir ve hitap ettikleri tüketicilerin markaları aynı anda incelemeye tabi tutmaması, küçük ayrıntıları da dikkatli biçimde incelememesi, sadece geçmişte edindiği izlenimin etkisiyle hafızasında kalan ile yetinerek bir sonuca varmaya çalışması nitelikleri de gözetildiğinde, bu emtiaların hitap ettiği hedef kitlenin, bu gıda ürünlerini satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen/bilinç seviyesinin ortalama/makul düzeyde olduğu değerlendirilmiştir.
Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerekmektedir. Global değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla aslolan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır.
.... kararlarından da izlenebileceği gibi, karıştırma olasılığının değerlendirmesi, aslında ileriye dönük bir tetkiktir. Bu tetkikte; “Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları” ve “davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak, global olarak yapılmalıdır”.
Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilmemelidir. Markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsurdur. Markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardır. Markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar esas unsur nazara alınarak tespit edilir.
Dava konusu marka, beyaz zemin üzerine, mavi renkte, büyük harflerle, standart karakter kullanılarak “...” ibaresinin yer aldığı, bu ibarenin üzerinde, küçükbaş hayvan figürü, altında ise çok daha küçük punto ile ayırt edici niteliğe haiz olmayan “merinos ve suffolk koyun üretim çiftliği” ibaresinin yer aldığı karma bir markadır. Dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı markaları, siyah veya kırmızı renkte münhasıran “...” ibaresini veya bu ibare ile birlikte siyah renkte bir kadın kafası figürünün yer aldığı kelime markaları veya karma markadır. Davacıya ait markaların esas unsurunun “...” ibaresi olduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu markanın esas unsuru “...” ibaresi ile davacı markalarının esas unsuru “...” ibaresinin herhangi bir anlamının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı markaları ile dava konusu marka, marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davacı markalarındaki farklılığın ilk harf olan “L” ve “Z” harflerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka ile davacı markaları arasında kavramsal bir benzerlik bulunmadığı, tek harf değişikliğinin iltibasa yol açacağı iddia edilse de, bu hususun her somut olayın özelliğine göre değerlendirilmesi gerekmekte olup, somut uyuşmazlıkta bu farklılığın görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan dava konusu markanın üzerinde kullanılacağı emtianın ortalama tüketicileri nezdinde iltibası önleyici mahiyette olduğu, “...” ile “...” ibaresinin çok uzun ibareler olmaması nedeniyle küçük farklılıkların farklı bir genel izlenime yol açabileceği, ilk harfteki farklılığın tüketiciler tarafından fark edilebileceği, zira “L” ve “Z” harflerinin işitsel ve görsel olarak farklı oldukları hususları birlikte değerlendirildiğinde, ilgili tüketiciler tarafından taraf markalarının farklı işletmelere ait olduğunun anlaşılabileceği değerlendirilmiş olup, netice itibariyle de, dava konusu marka ile davacının markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak belirli düzeyde bir benzerlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Neticede, her ne kadar dava konusu markanın kapsamında yer alan dava konusu mallar/hizmetler redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer alsa da, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunmaması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır.
Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;
Dava konusu markanın kapsamında yer alan dava konusu mallar/hizmetlerin redde gerekçe markaların kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, .... kararlarının yerinde olduğu ve iptali koşullarının oluşmadığı, hükümsüzlük ile terkin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın Reddine,
Alınması gereken harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Davalı kurum ve davalı şirket kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı şirket vekillerinin yüzlerine karşı, davalı kurum vekilinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2025
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır