Yargıtayın, kadastro mahkemesinin kadastro tespiti sırasında oluşan parsel uyuşmazlığında eksik inceleme ve usul hataları nedeniyle bozduğu miras ve zilyetlik kaynaklı taşınmaz davası.
Özet: Bu kadastro davasında, başlangıçta malikhanesi açık bırakılan ve eski vergi kaydına dayalı üç parselin (221, 222, 468) tescili üzerine çıkan ihtilafta, davacı ve asli müdahillerin muristen intikal iddiasıyla açtığı davada ilk derece mahkemesi talepleri kısmen reddetmiş ve bazı tescillere karar vermiştir; ancak karar, Yargıtay tarafından yeterli araştırma yapılmadığı, orman araştırması eksikliği, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliklerinin davaya dahil edilmemesi ve zilyetlikle kazanma şartlarının değerlendirilmemesi gibi nedenlerle bozulmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2026/3254 E.  ,  2026/4619 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2020/5 E., 2022/7 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... mirasçısı ..., davalılar Hazine vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım taleplerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca yapılan kadastro sırasında, 221 parsel sayılı 16.544,00 m² yüzölçümündeki, 222 parsel sayılı 18.035,49 m² yüzölçümündeki ve 468 parsel sayılı 6.098,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar tarla vasfıyla, 1936 tarihli ve 311 tahrir numaralı ve 30 dönüm miktarlı vergi kaydına dayalı olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; ... Köyü ... mevkiinde kain doğusu kaya, batısı dere, kuzeyi ... oğlu ... tarlası, güneyi dere ile çevrili 35 dönümlük tarlanın murisi ... 'tan kendisine ve ibraz edilecek veraset ilamında belirtilen halalarına kaldığını, davalıların gayrimenkule haksız olarak tecavüz ve müdahalede bulunduklarını ileri sürerek, müdahalenin menini talep etmiştir.
3. Asli müdahiller ... ve ... müdahale dilekçelerinde; dava konusu parsellerin ölen babalarının babası olan ...’ye ait olduğunu, taşınmazların ...’nin veraset ilamına göre tapuya tescil edilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
4. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; muris ... kızı ...’nin ... mirasçısı olduğunu ileri sürerek, davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli ve 1994/292 Esas ve 2016/16 Karar sayılı kararı ile davacı ... oğlu ...'nin dava konusu 221, 468 numaralı parseller ile 222 numaralı parselin krokide (B) harfiyle işaretli bölümüne yönelik davasının ispatlanamadığı, 222 numaralı parselin krokisinde (A) harfiyle ve kırmızı kalemle taralı bölümüne yönelik davasının anlaşma senedinin kadastro tespit tarihinden sonra olması sebebiyle Mahkemenin görevsiz olduğu, müdahiller ... ve ...'nin davalarını ispatlayamadıkları, müdahiller ... ve ...'nin davalarının 428 numaralı parsele yönelik olduğu, anılan parselin de davacıya ait 1991 tarihli dava dilekçesinin kapsamında kalmadığının keşfen sabit olduğu gerekçesiyle, davacı ...'nin ... ilçesi ... köyü 221, 468 numaralı parseller ile 222 numaralı parselin (B) harfiyle işaretli bölümüne yönelik davasının reddine, davacı ...'nin 222 numaralı parselin krokisinde (A) harfiyle ve kırmızı kalemle taralı bölümüne yönelik davasının anlaşma senedinin kadastro tespit tarihinden sonra olması sebebiyle Mahkemenin görevsizliğine, müdahiller ... ve ...'nin ispatlanamayan davalarının reddine, müdahiller ... ve ...'nin 428 numaralı parsele yönelik talepleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, dava konusu 221 numaralı parselin ... oğlu ... mirasçıları adlarına, 468 numaralı parselin ... oğlu ... mirasçıları adlarına, 222 numaralı parselin ... oğlu ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.
III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2019 tarihli ve 2016/13488 Esas ve 2019/5120 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, dava konusu taşınmazların sınırında orman vasıflı taşınmaz bulunmasına rağmen Mahkemece 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca resen araştırma yapılarak usulünce orman araştırması yaptırılmadığı, yine aynı Kanun maddesi uyarınca Hazine, ... ve ilgili kamu tüzel kişiliğinin davalı sıfatıyla davaya katılımının sağlanması için davacıya bu yönde süre verilmediği, ziraatçı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da; taşınmazda imar-ihya ile zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının raporda tartışılmadığı gerekçesiyle davacı ...'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2 21... sayılı parsellerin (A) harfiyle gösterilen bölümlerinin orman vasfında oldukları, 222 sayılı parselin tamamı ile 2 21... sayılı parsellerin (B) harfiyle gösterilen bölümlerinin orman olmadıkları, davacı ...'ın dava konusu taşınmazların muris dedesinden kaldığına ilişkin iddiasının sübut bulmadığı, vergi kaydı malikinin ... oğlu ... olduğu ve 222 sayılı parselin muris ...'ten mirasçılarına intikal ettiği, ...'ın zilyetliğinin de muris ... terekesi adına sürdürüldüğü, 221 sayılı parselin (B) harfiyle gösterilen bölümü yönünden davalı ... oğlu İbrahim lehine, 468 sayılı parselin (B) harfiyle gösterilen bölümü yönünden ise davalı ... oğlu ... lehine imar-ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının sağlandığı gerekçesiyle, davacı ... oğlu ...'nin davasının reddine, asli müdahiller ..., ... ile ...'in davalarının dava konusu 222 parsel sayılı taşınmaz yönünden kabulüne, dava konusu 2 21... parsel sayılı taşınmazlar yönünden reddine, dava konusu 221 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 26.08.2021 havale tarihli ek raporuna ekli krokide; (A) harfiyle gösterilen bölümünün orman vasfıyla Hazine adına, (B) harfiyle gösterilen bölümünün tarla vasfıyla ... oğlu ... mirasçıları adına, 222 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla ... oğlu ... mirasçıları adına, 468 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen bölümünün orman vasfıyla Hazine adına ve (B) harfiyle gösterilen bölümünün tarla vasfıyla ... oğlu ... mirasçıları adına tarla vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... mirasçısı ... temyiz dilekçesinde; kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman karakteri taşıyan alanları ile diğer kısımlarının toprak bütünlüğü kabul edildiğinde taşınmazların tamamının orman vasfında olduğunu, ek rapor taleplerinin değerlendirilmeden ve dosyaya sunulan hisse hesap bilirkişi raporları tebliğ edilmeden karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olmadığını, zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını, şahıslar adına tarla vasfıyla tescile karar verilen alanların da Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, müvekkil kurum lehine takdir olunan vekalet ücretine ilişkin kararın bozulması ve 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi çerçevesinde daha fazla olacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu parselin orman bütünlüğünü bozacak şekilde bir kısmının davalılar adına tesciline karar verilmesinin orman bütünlüğünü bozacağını, taşınmazların orman niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadıkları ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçısı ..., davalılar Hazine vekili ile ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... mirasçısı ..., davalılar Hazine vekili ile ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
732,00 TL onama harcının temyiz eden davacı ... mirasçısı ...'den alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.