Hırsızlık davasında katılan tarafa gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanununa aykırı usulsüz tebliğ edilmesi üzerine dosyanın iadesi kararı.
Özet: Sanığın temyiz başvurusunu değerlendiren mahkeme, hırsızlık davasında katılanın yokluğunda verilen hükmün kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğini tespit ederek, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2 ve 21/2 maddeleri doğrultusunda, öncelikle katılanın kovuşturma aşamasında bildirdiği adrese, bu adrese tebligat yapılamaması durumunda ise güncel adres kayıt sistemi adresine, kanun gereği belirtilmesi gereken şerhler düşülerek tebligatın usulüne uygun bir şekilde yapılmasının ardından dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi için yargılamanın geri gönderilmesine karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/7951 E.  ,  2026/11010 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2698 E., 2024/696 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 20.02.2024 tarihli ve 2023/2698 Esas, 2024/696 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir.
İncelenen dosyada; katılan ...'nun yokluğunda verilen hükmün katılana tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, gerekçeli kararın, öncelikle katılanın kovuşturma aşamasında bildirdiği adresine usûlüne uygun olarak tebliğinin yapılması, bu adrese tebliğ yapılamaması hâlinde katılanın güncel MERNİS adreslerine usûlüne uygun olarak tebliği ile tebligat ilmühaberi ile birlikte verilmesi hâlinde temyiz dilekçesi/dilekçeleri eklenerek ve ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.