Kamu Kurum ve Kuruluşları Aracılığıyla İşlenen Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmünün Onanması ile Adli Para Cezasının Hapse Çevrilmesinin İnfaz Aşamasında Gözetilmesi Gereği.
Özet: Kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun bulunması, ileri sürülen iddia ve savunmaların delillerle tartışılarak eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanması ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlenmesi nedenleriyle oy birliğiyle onanmış; ayrıca, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesine ilişkin kararın infaz aşamasında 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesindeki değişikliklerin gözetilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/196 E., 2021/351 K.SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ile 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere sanık hakkında, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 52/4. Maddesi uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.