Ticaret Mahkemesinin araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan teminat senedine ilişkin menfi tespit davasında görevsizlik kararı ile Sulh Hukuk Mahkemesine yönlendirilmesi.
Özet: Davacı, araç kiralama sözleşmesi kapsamında teminat olarak verdiğini iddia ettiği ve kira bedelinin ödendiğini belirttiği senede istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle menfi tespit davası açmış; mahkeme ise, uyuşmazlığın araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanması ve kira ilişkisinden doğan tüm davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girmesi sebebiyle davayı görev yönünden reddetmiştir.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/89 Esas
KARAR NO : 2026/500
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... .
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... ..
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/02/2026
KARAR TARİHİ : 22/06/2026
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin davalıdan 28.02.2024 ile 26.03.2024 tarihleri arasında kullanabilmek için 44.000 TL kira bedeli karşılığında kiraladığını, anlaşma gereği, davalı tarafından düzenlenen 44.000 TL (Kırk Dört Bin TL) tutarındaki senedi, tarihsiz olarak müvekkil tarafından kira bedelinin teminatı olarak imzalandığını, bu senedin aslında bir teminat senedi niteliğinde olup, tek başına bağımsız bir borç ilişkisini ifade etmediğini, müvekkilinin, kiralama süresinden sonra kira bedelini davalıya havale yoluyla parça parça ödediğini, ödemelerin havale yoluyla gerçekleşmiş olup toplamda sözleşmede kararlaştırılan 44.000 TL’nin tamamının ödendiğini, ayrıca araçla ilgili ufak tefek temizlik ve bakım masrafları da müvekkilce iyi niyetle fazladan 2.500 TL ödenerek toplamda 46.500 TL ödeme yapıldığını, buna rağmen davalı, kiralanan araçta sözde kazadan dolayı bir hasar olduğunu iddia ederek, müvekkilinin yapmış olduğu ödemeleri bu iddia ettiği kazaya dayalı hasarın bedeline saymış ve hiçbir hukuki dayanağı olmadan elinde bulundurduğu müvekkiline ait imzalı senedi icra takibine koyduğunu, senedin zarar tazminatı amacıyla verildiğine dair herhangi bir yazılı sözleşme hükmü bulunmadığını, icra takibi nedeniyle müvekkilinin maaşına haciz uygulandığını ve bu durumun onun maddi ve manevi varlığı üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu belirterek davalı tarafından başlatılan ... 8. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/43808 E. Sayılı dosyası kapsamında, cebri icra tehdidi altında bugüne kadar ödenmiş bulunan bedellerin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine, aynı icra dosyası kapsamında henüz ödenmemiş bakiye alacak yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, davaya konu senedin müvekkilinden alacak talebine dayanak teşkil etmediğinin (yani bu senetten doğan bir borç ilişkisinin bulunmadığının), tespitine, hüküm verilinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama sonuna kadar, ... 8. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/43808 E. sayılı dosyası kapsamında yürütülen icra takibinin durdurulmasına, yargılama sonunda 8. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/43808 E. sayılı dosyası kapsamında yürütülen icra takibinin iptaline, davacının maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun tebliğ edildiği ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamış olduğu anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, araç kiralama sözleşmesi gereği düzenlenen bono nedeniyle açılana menfi tespit istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda dosya kapsamındaki araç kira sözleşmesi ve taraf vekillerinin beyanları dikkate alındığında taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında araç kira sözleşmesi düzenlendiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacının açtığı bu dava ile araç kira sözleşmesi gereği verilen takip konusu bononun teminat senedi olması sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olduğu, davalının davacının müvekkili şirketten kiralamış olduğu araç ile kaza yaptığını ve hasar oluştuğunu, davacının bu kaza sonucunda oluşan hasarı ödemediğini, senendin oluşan hasar nedeniyle alındığını belirttiği, takibe konu bonoların kira bedeline teminat olarak verilen teminat senedi olup olmadığı hususunu değerlendirme görevinin uyuşmazlığın temelinin kira sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle 6100 Sayılı HMK.nun 4/1.a maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, nitekim ... Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi'nin 2020/63 Esas ve 2022/1347 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğu anlaşıldığından davanın Hmk'nın 114/1-c . maddesi ve 115/2. maddesi uyarınca görev yönünden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın HMK'nun 114/1-c . Maddesi ve 115/2. Maddesi uyarınca GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkemeye başvurması halinde dosyanın görevli ve yetkili ... NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3- Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
4-Taraflardan birinin 2 hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde Mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/06/2026
Katip ...
Hakim ...
BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR