Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan asliye ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının Yargıtayca onanması ve katılan vekilinin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi.
Özet: Yüksek mahkeme, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü değerlendirerek, katılan vekilinin yasal süresi dışında yaptığı temyiz talebini usulden reddetmiş; sanık müdafiinin temyiz itirazlarını ise, yargılama sürecinin kanuna uygun yürütüldüğü, delillerin eylemi doğruladığı ve suç vasfı ile yaptırımın doğru belirlendiği gerekçeleriyle yerinde bulmayarak, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararını oy birliğiyle onamıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/36985 E.  ,  2026/4619 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/362 E., 2020/612 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, sanık müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan vekilinin temyiz isteminin süresinden sonra olduğu tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan vekilinin 29.12.2020 tarihinde yüzüne karşı usûlüne uygun tefhim edilen karara karşı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.01.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
28.04.2026 tarihinde karar verildi.