Eksik ifa edilen hayvan taşıma sözleşmeleri sonrası oluşan kar kaybı ve damga vergisi zararlarının tazminine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalı ile akdettiği hayvan taşıma sözleşmelerinde, davalının taahhüt ettiği hayvan miktarını sağlayamaması nedeniyle oluşan gelir kaybı, sigorta ve damga vergisi gibi kalemlerle menfi ve müspet zarara uğradığını ve sözleşmedeki %5 tazminat şartının oluştuğunu iddia etmiş; ilk derece mahkemesi, taşıma işindeki eksikliğin davacının kusurundan değil, davalının hayvan temin edememesinden kaynaklandığını belirterek, asıl davayı ve birleşen davalardan birini kısmen kabul ederken diğer birleşen davayı reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/887 Esas, 2025/1424 KararHÜKÜM : Asıl dava ve Birleşen Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/627 E. sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulü, Birleşen Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/626 E. sayılı dosyası yönünden davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2019/392 E., 2022/837 K.BİRLEŞEN DAVALAR :Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/627 E., 2018/523 K., 2018/626 E., 2018/522 K. sayılı dosyaları. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVA1.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının temin ettiği hayvanların sözleşmelerde belirtilen yerlere taşınması konularını içeren sözleşmeler imzalandığını, müvekkilinin sözleşmelerin yerine getirileceği inancı ile sigorta işlemleri yapıp ödeme yaptığını, sözleşmeler için damga vergisi ödediğini, taşıma işinde kullanılacak araçlar için kiralama amacıyla ön ödemeler yaptığını, davalının tüm sözleşmeler kapsamında yaptırması gereken miktarda taşıma yaptırmayıp, aynı işi başkalarına yaptırarak müvekkilinin menfi ve müspet zararına yol açtığını, taşıma işinin yapılan kısmının tüm işin %80'inin altına düşmesi nedeniyle sözleşmenin 29. maddesi uyarınca %5 oranında tazminat alacağı doğduğunu, eksik taşıma nedeniyle gelir kaybına uğradığını, sigorta giderleri ile damga vergisi fazla ödemesine yol açıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile asıl ve birleşen davalar için ayrı ayrı 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 03.06.2022 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat talebini birleşen 2018/626 E. sayılı davada, fazladan ödenen damga vergisi yönünden 18.099,36 TL, sigorta bedeli yönünden 38.003,87 TL, kar kaybı yönünden 168.522,34 TL, 3. kişilere yapılan ödeme yönünden 594.720,00 TL, birleşen 2018/627 E. sayılı davada, fazladan ödenen damga vergisi yönünden 22.891,68 TL, fazladan ödenen sigorta bedeli yönünden 34.557,10 TL, kâr kaybı yönünden 213.137,44 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAPAsıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu (4735 sayılı Kanun) kapsamında olmaması nedeniyle %5 oranında tazminat talep edilemeyeceğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, menfi ve müspet zarar talep edilmesi koşullarının gerçekleşmediğini savunarak asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda asıl ve birleşen davaların dayanağı olan ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca, davacının sözleşmelerde belirtilen miktarda ve sözleşmede belirtilen bedel ile canlı hayvan taşımasını üstlendiği, sözleşmenin feshedilmediğinin taraflar arasında tartışma konusu olmadığı, davalı tarafın sözleşmede belirtilen sayıda canlı hayvan satın alımını gerçekleştirememesi nedeniyle taşıma işinin sözleşmede belirtilen sayıda gerçekleştirilemediği, bu durum davacının kusurundan değil, davalının sözleşmeye uygun sayıda canlı hayvan temin edememesinden kaynaklandığı için sözleşme hükümleri, idari ve teknik şartname koşulları dikkate alınarak davalıdan kaynaklandığı kabul edilen haksız davranış nedeniyle davacının var ise zararlarının belirlenerek, bunların davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, asıl davadaki talep yönünden yapılan değerlendirmede; davanın dayanağının 15.12.2016 tarihli sözleşme olduğu, 5.000 küçükbaş hayvanın (merinos koyun) 17 ile dağıtımını konu alan hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede iş bedelinin 193.680,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin 6. maddesinde sözleşmede hüküm olmayan hallerde teklif mektubu ve teknik şartname hükümlerinin uygulanacağının açıkça belirtildiği, bu davanın dayanağı olan sözleşmenin ekinde ayrıca idari şartname yer almadığı için davalı vekilinden var ise bu davanın dayanağı olan sözleşmeye has idari şartnamenin sunulmasının istenildiği, ancak sunulmadığı, bu nedenle sadece sözleşme ve sözleşmenin 6. maddesinde belirtilen teklif mektubu ve teknik şartname koşulları değerlendirilmek suretiyle davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, var ise miktarının ne kadar olması gerektiğinin değerlendirildiği, birleştirilerek yargılaması yapılan diğer iki davanın dayanağı olan sözleşmelerin ekinde ayrıca ve o sözleşme ile bağlantılı olarak idari şartname düzenlendiği, o davalar yönünden idari şartnamede yer alan hükümler dikkate alınmış iken, bu davaya konu sözleşmenin eki idari şartname düzenlenmediğinden diğer sözleşmeler için özel olarak hazırlanan idari şartnamelerin bu davanın dayanağı olan sözleşme yönünden bağlayıcı olmayacakları, birleşen davaların dayanağı olan sözleşmelerin eki idari şartname hükümlerinin asıl dava yönünden uygulanamayacağı, asıl davada, davalı işveren yeterince hayvan temin edemediğinden davacıya sözleşmede öngörülen miktarda taşıma yaptırmadığı için davacının işin tamamını yapması halinde elde edeceği gelirin bir kısmından yoksun kaldığı, davacının gelir kaybı talebinin yerinde olduğu, bunun her iki bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 11.873,33 TL olduğu, asıl davada davacının bir diğer talebi, fazladan ödediği damga vergisi ve sigorta bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, taşıma yaptırılmayan iş bedeline karşılık gelen damga vergisinin fazladan ödenmesine davalının neden olduğu, bu nedenle davacının fazla ödediği damga vergisi miktarı 3.488,26 TL olup, bu miktarın davacı zararı olarak davalıdan tahsili gerektiği, asıl dava yönünden sigorta yaptırıldığına ilişkin hiçbir delil sunulmadığı için fazla ödenen sigorta bedeli bulunmadığı, %5 oranında tazminat talep edilemeyeceği, ayrıca deneyim belgesi verilmediği gerekçesiyle oluşan zararın ispat edilemediği, 3. kişilere yapılan peşin taşıma bedeli ödemesinin varlığının ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 3.488,26 TL damga vergisi ve 11.873,33 TL gelir kaybından oluşan toplam 15.361,59 TL'nin 31.10.2018 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen 2018/626 E. sayılı dava yönünden yapılan değerlendirmede; bu davanın dayanağının 05.09.2017 tarihli iki sözleşme olduğu, ilk sözleşmede 13.740 adet büyükbaş hayvanın 22 ile dağıtımını konu alan hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede iş bedelinin 907.560,00 TL olarak belirlendiği, ikinci sözleşmede ise; bu kez 16.482 büyükbaş hayvanın 28 ile dağıtımını konu alan hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede iş bedelinin 1.038.972,00 TL olarak belirlendiği, her iki sözleşme birlikte değerlendirildiğinde toplam taşınacak hayvan sayısının 30.222 ve taşıma yapılacak il sayısının da 50 olarak gösterildiği, sözleşmenin 6. maddesinde sözleşmede hüküm olmayan hallerde teklif mektubu ve teknik şartname hükümlerinin uygulanacağının açıkça belirtildiği, bu davanın dayanağı olan sözleşmenin ekinde ayrıca idari şartname eklenmediği için davalı vekilinden var ise bu davanın dayanağı olan sözleşmeye has idari şartnamenin sunulmasının istenildiği, davalı vekili tarafından sadece bu sözleşmeye konu taşımalar için hazırlanan Büyükbaş Hayvan Nakliyesi Hizmet Alımına Ait İdari Şartnamenin sunulduğu, söz konusu idari şartnamenin 15.08.2017 tarihli ihale ile ilgili olduğu, taşıması yapılacak hayvan sayısının sözleşmelerde belirtilen 50 ile yapılacak taşıma ile ilgili ve 30.222 adet büyükbaş hayvana ilişkin olması nedeniyle bu idari şartnamenin dava için özel olarak hazırlanmış idari şartname olduğunun kabul edildiği, bu nedenle davacının talepleri değerlendirilirken idari şartname hükümlerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği, davalı işverenin yeterince hayvan temin edemediği için davacıya sözleşmede öngörülen miktarda taşıma yaptırmadığı, davacının işin tamamını yapması halinde elde edeceği gelirin bir kısmından yoksun kaldığı için gelir kaybı talebinin yerinde olduğu, bu dava yönünden davalıdan talep edilebilir gelir kaybı miktarının her iki bilirkişi raporunda 72.135,91 TL olarak tespit edildiği, bu davada davacının bir diğer talebi fazladan ödediği damga vergisi ve sigorta bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, taşıma yaptırılmayan iş bedeline karşılık gelen damga vergisinin fazladan ödenmesine davalının neden olduğu, davacının damga vergisi için 18.099,36 TL, sigorta bedeli için 38.003,87 TL fazladan ödeme yaptığı, sözleşmeye konu iş bedeli 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nda (4734 sayılı Kanun) belirtilen miktarı aşmadığı için 4735 sayılı Kanun'da öngörülen %5 oranında tazminat ile birlikte iş yeterlilik belgesi verilmemesinden kaynaklanan zararın varlığı ispat edilemediği için bu taleplerin sözleşme hükümlerine uygun olmadığı, sözleşme için düzenlenen idari şartnamenin 41/c maddesinde; "İhale konusu hizmet alımına ilişkin ithal edilen hayvan sayısı değişebilir. Buna bağlı olarak idare, ihale konusu işleri dilediği miktarda yaptırmaya veya hiç yaptırmama hakkına sahip olup, yüklenici bu hususları peşinen kabul eder ve herhangi bir hak talebinde bulunamaz." şeklindeki açık düzenleme karşısında bilirkişi raporunda hesaplanan damga vergisi, sigorta bedeli ve gelir kaybı zararlarının bu hüküm gereği davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacının bu davadaki bir diğer talebi taşıma işi nedeniyle 3. kişilere yaptığını söylediği peşin ödemelerin fazla kısmının davalıdan tahsiline ilişkin olup, davacı tacir olduğundan taşıma yaptırılmayan iş ile ilgili 3. kişilerle yaptığı sözleşmeler nedeniyle önceden yaptığını söylediği ödemelerin taşıma yapılmayan kısımlarına karşılık gelen bölümünü öncelikle taşımayı yapmayan 3. kişilerden talep etmesi, bu kişilerden alacak talebinin tahsil edilememesi halinde davalıya yönelmesi gerekirken, bu davranış şeklinden kaçınılarak doğrudan fazla ödendiği iddia edilen taşıma bedelinin davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmenin eki idari şartnamenin 41/c maddesi gereğince de bu zarar türünün davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle birleşen 2018/626 E. sayılı davanın reddine, birleşen 2018/627 E. sayılı dava yönünden yapılan değerlendirmede; davanın dayanağının 29.08.2016 tarihli sözleşme olduğu, bu sözleşmede 27.900 adet büyükbaş hayvanın 47 ile dağıtımını konu alan hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı, sözleşmede iş bedelinin 2.207.368,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin 6. maddesinde, sözleşmede hüküm olmayan hallerde teklif mektubu ve teknik şartname hükümlerinin uygulanacağının açıkça belirtildiği, bu davanın dayanağı olan sözleşmenin ekinde ayrıca idari şartname eklenmediği için davalı vekilinden var ise bu davanın dayanağı olan sözleşmeye has idari şartnamenin sunulmasının istenildiği, davalı vekili tarafından sadece bu sözleşmeye konu taşımalar için hazırlanan Hayvan Taşıma Amaçlı Araç Kiralama Hizmet Alımına Ait İdari Şartnamenin sunulduğu, davalı işverenin yeterince hayvan temin edemediği için davacıya sözleşmede öngörülen miktarda taşıma yaptırmadığı, davacının işin tamamını yapması halinde elde edeceği gelirin bir kısmından yoksun kaldığı için gelir kaybı talebinin yerinde olduğu, her iki bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davalının kusuru ile yaptırılmayan taşıma işinden kaynaklanan davacının gelir kaybının 213.137,44 TL olarak hesap edildiği, bu davada davacının bir diğer talebi fazladan ödediği damga vergisi ve sigorta bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, taşıma yaptırılmayan iş bedeline karşılık gelen damga vergisi ve sigorta bedelinin fazladan ödenmesine davalının neden olduğu, davacının damga vergisi için 22.891,68 TL, sigorta bedeli için 34.557,10 TL fazladan ödeme yaptığı, bu miktarın davacı zararı olarak davalıdan tahsili gerektiği, daha önce belirtilen nedenlerle %5 oranında tazminat talep edilemeyeceği, ayrıca deneyim belgesi verilmediği gerekçesiyle oluşan zararın ispat edilemediği, davalı taraf her ne kadar idari şartnamenin sözleşmenin eki olduğunu, idari şartnamenin 41/c maddesinde; "İhale konusu hizmet alımına ilişkin ithal edilen hayvan sayısı değişebilir. Buna bağlı olarak idare, ihale konusu işleri dilediği miktarda yaptırmaya veya hiç yaptırmama hakkına sahip olup, yüklenici bu hususları peşinen kabul eder ve herhangi bir hak talebinde bulunamaz." hükmü yer aldığı için davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de; davalı tarafından dava dosyasına sunulan ve işbu davaya konu sözleşmenin eki olarak düzenlendiği belirtilen idari şartnamenin 41. maddesi incelendiğinde; diğer idari şartnamelerde bulunan 41/c maddesinin yer almadığı, bu nedenle bu hükmün işbu davaya konu alacak talepleri yönünden dikkate alınmasının mümkün olmadığı, işbu dava yönünden de sözleşme bedeli dikkate alındığında sözleşmenin 4734 sayılı Kanun ve 4735 sayılı Kanun kapsamlarında olmaması nedeniyle %5 oranında tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacının bu davadaki bir diğer talebi taşıma işi nedeniyle 3. kişilere yaptığını söylediği peşin ödemelerin fazla kısmının davalıdan tahsiline ilişkin olup, davacı tacir olduğundan taşıma yaptırılmayan iş ile ilgili 3. kişilerle yaptığı sözleşmeler nedeniyle önceden yaptığını söylediği ödemelerin taşıma yapılmayan kısımlarına karşılık gelen bölümünü öncelikle taşımayı yapmayan 3. kişilerden talep etmesi, bu kişilerden alacak talebinin tahsil edilememesi halinde davalıya yönelmesi gerekirken, bu davranış şeklinden kaçınılarak doğrudan fazla ödendiği iddia edilen taşıma bedelinin davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle birleşen 2018/627 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, 22.891,68 TL damga vergisi alacağı, 34.557,10 TL sigorta prim alacağı ve 213.137,44 TL gelir kaybından oluşan toplam 270.586,22 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, davacı alacağının 19.950,00 TL'sine 31.10.2018 dava tarihinden itibaren, kalan 250.636,22 TL'sine 06.06.2022 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl davada ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf itirazları yönünden, AAÜT'nin 13. maddesinin dördüncü fıkrasında, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretine, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağının düzenlenmesine rağmen mahkemece birleşen 2018/626 E. sayılı dava yönünden davacı aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru bulunmadığı, davacı vekilince mahkemece hükmedilen vekalet ücretlerine itiraz edilmiş olup, bu talep de fer'i nitelikte bir talep olduğundan ve Dairece işin esasına yönelik farklı bir karar verilmediğinden, istinafa başvuran davacının aleyhine olacak biçimde karar da verilemeyeceğinden mahkeme karar tarihindeki vekalet ücreti miktarlarının esas alınması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2018/626 E. sayılı dosya yönünden davanın reddine, birleşen 2018/627 E. sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen 2018/626 E. sayılı dosya yönünden davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm, asıl davada ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeAsıl ve birleşen davalar, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Anayasa Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli ve 32798 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 04.12.2024 tarihli ve 2023/182 E., 2024/203 K. sayılı kararı ile HMK'nın Ek 1. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “…341 inci, 362 nci...” ibaresinin ve iptal nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan bu ibareden sonra gelen “…ve…” ibaresinin iptaline; kararın Resmî Gazete'de yayımından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra 04.06.2025 tarihli ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin ikinci fıkrası; "(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası ise yürürlükten kaldırılmıştır.04.06.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle HMK'nın ek 1. maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek HMK'nın 362. maddesindeki parasal sınırın uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı düzenleme altına alınmıştır.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlıkta, dosya içeriğine göre asıl davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 15.361,59 TL olup; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinin yukarıda anılı yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği 04.06.2025 tarihinden sonra olduğu da nazara alındığında, somut olayda uygulanması gereken HMK'nın 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen ek 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince davanın açıldığı 31.10.2018 tarihindeki temyiz kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL’nin altında kaldığından, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddi gerekmiştir. 2.Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin birleşen davalara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin birleşen davalara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin birleşen davalara yönelik temyiz edene yükletilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.