Yargıtay, beraat eden sanık yararına hükmedilecek vekalet ücretinden zorunlu müdafii ücretinin mahsubu gerektiğini belirterek hükmü düzeltmiştir.
Özet: Örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme suçundan beraat eden sanık hakkında, ilk derece mahkemesinin avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken, sanığın zorunlu müdafii ile temsil edildiği durumlarda hazineden ödenen ücretin mahsubu suretiyle belirlenmesi zorunluluğunu göz ardı etmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, bu eksikliğin yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle, hükme doğrudan zorunlu müdafiiye ödenen ücret düşüldükten sonra kalan vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/142 E., 2025/321 K.SUÇ : Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme uyarınca suç tarihi yazılmamıştır HÜKÜM : Sanık hakkında örgüte üye olamamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraatİlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Sanık müdafiinin temyiz talebinin kapsamına göre vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede;Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 14/4. maddesinde ki; "beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." düzenleme uyarınca sanık yararına, Hazine aleyhine, sanık müdafiine ödenen zorunlu müdafilik ücreti mahsup edilmek suretiyle maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasına; "sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u gereğince görevlendirilen müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca, beraat eden ve kendisini zorunlu müdafii ile temsil ettiren sanık yararına ödenmesi gereken 48.000,00 TL'den, zorunlu olarak görevlendirilen müdafiiye "Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii ve vekillere yapılacak ödemelere ilişkin 2025 yılı tarife" uyarınca ödenmesi gereken 9.871,00 TL ücretin mahsubu suretiyle belirlenen maktu vekalet ücretinin Hazine'den alınarak sanığa verilmesine” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, hükmün tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.