8. Ceza Dairesi, uyuşturucu ticareti suçunda zorunlu müdafiin karar duruşmasında bulunmamasının savunma hakkını ihlal etmesi nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan ilk derece ve istinaf mahkemelerince hakkında mahkûmiyet kararı verilen sanığın temyiz başvurusunu değerlendiren yüksek mahkeme, yargılamanın kritik aşaması olan esas hakkında mütalaanın açıklandığı ve hükmün kurulduğu son duruşmada zorunlu müdafiinin hazır bulunmamasına rağmen yargılamanın devam ettirilmesini savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirmiş; usul ve yasaya aykırı bulunan bu durum nedeniyle bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2014 E., 2023/1980 K.SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretiHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi Kararı Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.09.2023 tarihli ve 2023/82 Esas, 2023/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.10.2023 tarihli ve 2023/2014 Esas, 2023/1980 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanığın Temyiz İstemiSanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, zorunlu müdafiinin yargılamanın ikinci celsesinde hazır bulunmamasına rağmen duruşmaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanığın ikametinde uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin alınan istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takipte kullanıcı tanık Halis'e uyuşturucu madde sattığının tespit edildiği, ayrıca ikametinde usulüne uygun olarak gerçekleştirilen aramada çeşitli uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği anlaşılmakla;Sanığa isnat edilen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunun niteliği de dikkate alındığında, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesi ve savunma hakkının korunmasının sağlanması kapsamında 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa müdafii atanmasının ve aynı Kanun'un 188/1. maddesi gereğince müdafiinin duruşmalarda hazır bulunmasının zorunlu olduğu ancak müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi hâllerinin bu zorunluluğun istisnaları olarak düzenlendiği, dava dosyasına konu yargılamada sanık hakkında zorunlu müdafii görevlendirildiği, müdafiin karar duruşmasından usulüne uygun olarak haberdar edilmesine rağmen duruşmaya katılmadığı, esaslı işlem olan Cumhuriyet savcısının esas hakkında mütalaasının ilk kez hükmün kurulduğu oturumda açıklandığı, sanığın mütalaanın aleyhine olan hususlarını kabul etmediğini beyan etmekle yetindiği, ancak zorunlu müdafi bulunmaksızın esas hakkındaki mütalaaya karşı hukuki yardım alma ve savunmasını müdafii aracılığıyla sunma imkânından yararlanamadığı anlaşılmaktadır.5271 sayılı Kanun'un 188. maddesi uyarınca müdafiin hazır bulunmasının zorunlu olduğu hâllerde, müdafii yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, esas hakkındaki mütalaanın açıklandığı ve hükmün kurulduğu oturumda sanık müdafii hazır olmaksızın, yeni bir müdafii görevlendirilmeden ya da müdafii temini için oturum ertelenmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.10.2023 tarihli ve 2023/2014 Esas, 2023/1980 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Bozma sebebine göre sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca bozma sebebine göre, Denizli 5.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.