Sanığın ölümü nedeniyle kamu davasının düşürülmesi ve diğer sanığın müdafi bulundurulmaksızın savunma hakkının kısıtlanması sebebiyle silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyet hükümlerinin bozulması.
Özet: Yargıtay, hüküm sonrası vefat eden sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verirken, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkum edilen diğer sanığın davasında, müdafiinin mütalaa sonrası çekilmesi ve yerine yeni bir avukat görevlendirilmeksizin esas hakkındaki savunma imkanı sunulmamasının, sanığın savunma hakkını kısıtladığı, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesini ihlal ettiği, anayasa ve aihs ile güvence altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle mahkumiyet hükmünü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/485 E., 2021/584 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2018/188 E., 2019/40 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, HÜKÜM: 1- Sanık ... hakkında;TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3-4-5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/6-7, 63. maddeleri; 2- Sanık ... hakkında;TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddesi delaletiyle 314/2, 220/7-2, 3713 sayılı Kanun'un 3-4-5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 63. maddeleri; uyarınca mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;A.Sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü yönünden sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde; Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 09.06.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarih, 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı ilamı doğrultusunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE,B.Sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü yönünden sanığın temyiz talebinin incelenmesinde; Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması yapılan sanığın, iddia makamının 11.12.2018 tarihli oturumda esas hakkında mütalaasını sunduktan sonra sanık müdafinin mütalaaya karşı süre talep ettiği ancak 16.01.2019 tarihinde “vekillikten çekilme” dilekçesi sunduğu, sanık, müdafisi olmadan mütalaaya karşı beyanda bulunduğu, iddia makamı tarafından esas hakkında mütalaanın tekrar edilip mahkumiyet hükmünün kurulduğu 31.01.2019 tarihli oturumda “vekillikten çekilme” dilekçesinin okunduğu, hükmün tefhim edildiği, yargılamanın bundan sonraki aşamasında sanığın kendisinin seçtiği müdafi bulunmadığı gibi CMK'nın 156. maddesi gereğince de re'sen bir müdafi de görevlendirilmediği görülmekle, 5271 sayılı CMK’nın 197. maddesi, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi ve Anayasa'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma ilkesi dikkate alınarak; adaletin selameti açısından CMK'nın 151/1. maddesi gereği ilgili barodan derhal başka bir müdafi görevlendirilmesi gerekirken duruşmaya devam edilmek suretiyle, sanığın esasa ilişkin son savunmasını yaparken müdafii bulundurulmaksızın yargılamasının yapılıp hakkında mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde CMK 101/3, 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,Hukuka aykırı, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.