Mera üzerinde kadim kullanıma dayalı el atmanın önlenmesi davasında, köyün muhdes olduğunun tespitiyle davanın reddinin Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı köyün, kadimden beri kullandığını iddia ettiği mera üzerindeki el atmanın önlenmesi istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının Yargıtayca bozularak tahsis kararı kapsamında olup olmadığının araştırılması gerektiği belirtilmesi üzerine, bozmaya uyulan yeni yargılamada davacı köyün muhdes olduğunun ve kadim mera iddiasına dayanamayacağının tespitiyle davanın reddine karar verilmiş; davacının bu ret kararını temyizi üzerine Yargıtay, ilk derece mahkemesinin bozma sonrası verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek davacının temyiz itirazlarını reddederek hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/11 E., 2025/18 K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu ... merasını kadimden bu yana kullandığını, davalıların söz konusu merayı kendi kullanımları için işgal etmeye çalıştıklarını belirterek; davalının dava konusu meraya el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu meranın müvekkili köye tahsis edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 20.03.2013 tarihli kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Mahkemenin 20.03.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 25.03.2014 tarihli kararıyla; dava konusu yerin tüm sınırlarıyla belirlenerek tahsis kararı kapsamında olup olmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.2. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Köyün kadim köy olup olmadığının araştırıldığı, Köyün kuruluş tarihinin 1954 olmasından dolayı muhdes köy olduğu, muhdes köyün kadim mera iddiasına dayanamayacağı, davacının tahsis kararına da dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin iddialarının ispatlandığını, bozma kararının gereklerinin yerine getirildiğini, bozma kapsamında kalan husus gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiğini, köylerin resmî ve fiili kuruluş tarihlerinin farklılık gösterebileceğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.