Ceza Genel Kurulu 2025/335 E., 2026/112 K. sayılı kararında terör örgütü propagandası suçunda, suç tarihi tespiti ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının uygulanıp uygulanmayacağı uyuşmazlığını karara bağladı.
Özet: Terör örgütü propagandası suçundan ilk derece mahkemesince beraat eden sanığın, istinaf mahkemesince eylemin devamlılığı gerekçesiyle suç tarihinin ileri bir tarihe alınmasıyla mahkumiyetine ve cezanın ertelenmesine karar verilip Yargıtayca onanması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının suçun ani niteliği nedeniyle doğru suç tarihinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının değerlendirilmesini gerektirdiği ve bu kurumun uygulanabilirliğine ilişkin itirazı Ceza Genel Kurulunun önüne gelmiştir.

KARARI VERENYARGITAY DAİRESİ : 3. Ceza DairesiMAHKEMESİ : İZMİR Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza SAYISI : 2043-1806 I. HUKUKÎ SÜREÇ Terör örgütü propagandası yapma suçundan açılan davada yapılan yargılama sonucunda sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a maddesi gereğince beraatine ilişkin İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.06.2019 tarihli ve 27-316 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 11.11.2020 tarih ve 2043-1806 sayı ile aynı Kanun'un 280/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2-1-2. Cümleleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1, 51, 53... . maddelerine göre 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiş, bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesince 29.04.2024 tarih ve 17568-5934 sayı ile temyiz isteminin esastan reddiyle onanmasına karar verilmiştir.II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 15.04.2025 tarih ve 36047 sayı ile; "...1- İtiraz konu uyuşmazlık; suç tarihinin 08.10.2014 mü yoksa 28.02.2019 tarihi mi olarak kabul edilmesi gerekeceğine ilişkin olup, 28.02.2019 tarihinin belirlenmesi halinde ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmaması gerekçesinin yasal ve yeterli olup olmadığına ilişkindir. 2- İlk derece mahkemesince suç tarihi olarak 08.10.2014 gününü kabul edilerek yapılan yargılama sonucu beraat kararı verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılamada, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasında Facebook üzerinden yapılan suça konu paylaşımın tutanak tarihine kadar silinmediği ve eylemin devam ettiği bu nedenle suç tarihini 28.02.2019 olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin talep edilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından ilam başlığında suç tarihi mütalaya uygun olarak 28.02.2019 olarak gösterilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanık müdafisinin temyiz başvurusu üzerine Yüksek Dairece yapılan incelemede ilam başlığında suç tarihi 28.02.2019 olarak kabul edilerek hüküm onanmıştır. Sanığa atılı suç ani bir suç olup niteliği gereği paylaşımın yapıldığı tarihin suç tarihi olarak kabul edilmesi gerekecektir...Buna göre de suç tarihi itibarıyla yasal engel hali bulunmayan sanık hakkında tayin olunan sonuç ceza da nazara alındığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin subjektif uygulama koşullarının değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken 28.02.2019 tarihinin suç tarihi olarak kabul edilerek yasal engel bulunduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu" görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. CMK’nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 26.05.2025 tarih ve 2724-15652 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; İzmir İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalarda facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinde sanığın kullanıcısı olduğu facebook hesabında "PKK/KCK,YPG ve sol terör örgütü propagandası" yapılan paylaşımlara dair 28.02.2019 tarihli Açık Kaynak Bilgi Formu düzenlendiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın ilgili paylaşımlarla terör örgütü propagandası yaptığından bahisle adı geçen suçtan cezalandırılması istemiyle 18.04.2019 tarihinde kamu davası açıldığı,İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 20.06.2019 tarih ve 27-316 sayı ile elde edilen delillere göre yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, Hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilip duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda sanığın 3713 sayılı Kanun’un 7/2-1,2, TCK’nın 62/1, 53, 63 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK’nın 51/1 maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine ve "Sanığın geçmişinde hakkında başka suç nedeni ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlar verilmesi ve sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi dikkate alınarak CMK.nın 231/8. maddesi gereğince yasal şartları bulunmadığından 5728 sayılı yasa ile değişik CMK.nın 231/5-6. maddeleri gereğince" gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, mahkemenin gerekçesinde, 08.10.2014 tarihli paylaşımın suçu oluşturduğunu, diğer paylaşımların ise silahlı terör örgütü propagandası niteliğinde olmadığını kabul ettiği anlaşılmıştır.Sanığın adli sicil kaydında yargılama sırasında mevcut olan Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 538-382 sayılı kararında, sanık hakkında 01.06.2013 tarihli eylemi nedeniyle TCK’nın 125/1, 3-a, 4, TCK’nın 62/1, 52/2 maddeleri uyarınca 354 gün hapis cezasından çevrilen 7.080 TL adli para cezası ile mahkumiyetine dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu hüküm 12.06.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.V. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen CMK'nın 231. maddesinin ilgili fıkraları hüküm tarihi itibarıyla şöyledir: "(5) (Ek: 6/12/2006 - 5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (6) (Ek: 6/12/2006 - 5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/7 md.) Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez. (7) (Ek: 6/12/2006 - 5560/23 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. (8) (Ek: 6/12/2006 - 5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/6/2014 - 6545/ 72 md.) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur." Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi ile kabul edilmiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle CMK'nın 231. maddesine eklenen 5 ila 14. fıkralar ile büyükler için de uygulamaya konulmuş, aynı Kanun'un 40. maddesi ile 5395 sayılı Kanun'un 23. maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılıklar hariç tutulmak kaydıyla, çocuk suçlular ile yetişkin suçlular hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı şartlara tâbi kılınmıştır. Normun 8. fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle; "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." cümlesi eklenmiştir. Değişiklik gerekçesinde; "Söz konusu maddenin uygulamasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır." açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için; 1) Suça ilişkin olarak; a- Yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, b- Suçun Anayasa'nın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması, 2) Sanığa ilişkin olarak; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir. Tüm bu şartların varlığı hâlinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve on sekiz yaşından büyük olan sanıklar beş yıl, suça sürüklenen çocuklar ise üç yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına ilişkin bir değerlendirme yapılması için, yargılamanın herhangi bir sujesinin talepte bulunması şart değildir. Maddede öngörülen şartların oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hâkim tarafından her olayda resen değerlendirilip takdir edilmeli ve denetime imkân verecek biçimde kararda gösterilmelidir. Şu hale göre, CMK'nın 231. maddesinin 8. fıkrasına 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle eklenen cümlenin sarahatine, gerekçesine, amaç ve kapsamına nazaran; denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Sanık hakkında Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilip 12.06.2018 tarihinde kesinleşen, denetim süresi 12.06.2023 tarihine kadar devam eden 20.03.2018 tarihli ve 538-382 sayılı hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararından sonra, 08.10.2014 ya da 28.02.2019 tarihinde işlenen terör örgütünün propagandasını yapma suçundan 11.11.2020 tarihinde, ilk suçun denetim süresi devam etmekte iken verilen hükmün CMK'nın 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılamayacağının kabulünde zorunluluk vardır. Ulaşılan bu netice karşısında sonuca etkili görülmediğinden suç tarihi tartışma konusu yapılmamıştır. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının haklı nedene dayanmayan itirazının farklı gerekçeyle reddine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Ceza Genel Kurulu Üyesi; itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.VI. KARARAçıklanan nedenlerle;1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.