Yargıtay 3. Ceza Dairesinden silahlı terör örgütü üyeliği suçunda TCKnın 221. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin eksik ve hatalı uygulanması nedeniyle verilen bozma kararı.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın yakalanma sonrası derhal soruşturma aşamasında örgüt hakkında verdiği faydalı bilgilerle etkin pişmanlık göstererek TCKnın 221/4. maddesinin birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken bu hükmün uygulanmaması; ayrıca, kabul ve uygulamaya göre dahi etkin pişmanlık indirimi, ceza hesaplama sırası, suç tarihi ve gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki gibi birçok hukuka aykırılık bulunması nedeniyle bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/25164 E.  ,  2026/8940 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/871 E., 2022/1022 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/38 E., 2020/230 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 221/4-2.cümle, 3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.Sanığın, dosya içerisinde yer alan 10.11.2021 tarihli yakalama ve teslim tutanaklarına göre; ... Lojmanlarında ikamet eden sanığın önceki adresine dair alınan arama kararına istinaden sanığa ulaşılamadığı, sanıkla yapılan görüşme sonucunda aynı gün yeni dairesine dair alınan arama kararına göre lojmana gidildiğinde sanıkla apartman girişinde karşılaşılarak dairede arama kararı icra edildikten sonra sanığın gözaltına alındığı somut olayda; araya fasıla girmeden Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifadesinde etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunan ve soruşturma aşamasından itibaren etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları hakkında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
a.Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, aşamalarda örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi,
b.Belirlenen temel cezanın önce 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi gereğince arttırılması akabinde TCK'nın 221/4 maddesinin 2. cümlesi gereğince indirime tabi tutulması gerektiği gözetilmemesi,
c.Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden ilk derece mahkemesi karar başlığında suç tarihinin "10.11.2021" yerine "15.07.2016" olarak yazılması,
d.Sanık hakkında kısa kararda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği halde, gerekçe kısmında "... sabıka durumu göz önünde bulundurularak hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek" denilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması,
e.Etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında TCK’nın 221/5 maddesi uyarınca en az bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Van 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.