Terör örgütü propagandası suçundan beraat eden suça sürüklenen çocukların vekalet ücretinin tek müdafi ile temsil halinde belirlenmesine ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin onama kararı.
Özet: Bu kararda, terör örgütü propagandası yapma suçundan beraat eden suça sürüklenen çocukların müdafii tarafından yapılan vekalet ücretine ilişkin temyiz incelenmiş; aynı davada tek avukatla temsil edilen birden fazla sanık için, avukatın emeği, işin önemi ve davanın süresi dikkate alınarak belirlenen tek vekalet ücreti ödenmesinin usul ve yasaya uygun olduğuna, sanık sayısının tek başına ücretin belirlenmesinde kriter olmadığına hükmedilerek, ilk derece mahkemesince verilen beraat ve buna ilişkin vekalet ücreti tespitinin onanmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/18727 E.  ,  2026/8936 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/2190 E., 2020/967 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/62 E., 2019/269 K.
SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak
HÜKÜM: 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin düzeltilerek istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre suça sürüklenen çocuklar müdafinin vekalet ücreti ile sınırlı yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.11.2023 tarihli ve 2022/5.MD-119 esas ve 2023/623 sayılı kararında belirtildiği üzere; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin vekâlet ücretinin tayininde sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyalarının sayısını esas ve ilke olarak alması, taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmesi, ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı belirlenmesinin ve sanıklara sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün bulunmaması, avukatlık ücretinin temyiz aşaması da dahil kesin hüküm elde edilinceye kadar yapılan işin karşılığı olması, her ne kadar Tarife'nin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında sanık yararına avukatlık ücretine hükmedileceği düzenlenmiş ise de Avukatlık Kanunu'nun 164 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir." ve Tarife'nin 3 üncü maddesindeki "Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti..." şeklindeki düzenlemeler göz önüne alındığında karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğunun kabul edilmesi, yine bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacak olup sanık sayısının tek başına ücretin belirlenmesinde kriter kabul edilmemesi hususları gözetildiğinde, aynı dava dosyasında aynı suçtan yargılanan birden fazla sanığın tek müdafi ile temsil edilmesi ve yargılama sonucunda sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi sebebiyle, müdafi tarafından sanıklara sunulan avukatlık hizmetinin sanık sayısınca bölünmesi mümkün olmadığından sanıklar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte Avukatlık Kanunu'nun 169 uncu maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3 üncü maddesi uyarınca avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacak şekilde avukatlık ücretinin belirlenmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Somut olayda; kendisini vekille temsil ettiren ve beraatlerine karar verilen suça sürüklenen çocuklar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen vekalet ücretine avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulduğunda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.