Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında faydalılık derecesi ve aşamanın gözetilmemesi nedeniyle yerel mahkeme kararını bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını onayan bölge adliye mahkemesi hükmünü bozmuş; zira ilk derece ve istinaf aşamasında, sanığın soruşturma evresinden itibaren kişisel faaliyetleriyle ilgili bilgiler vermesi ve temyiz aşamasında da etkin pişmanlık beyanında bulunmasına rağmen, Türk Ceza Kanununun 221/4. maddesinin ikinci cümlesinde öngörülen, cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılmasını gerektiren etkin pişmanlık hükümlerinin yeterince değerlendirilmediği ve uygulanmadığı kanaatine varmıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/24953 E.  ,  2026/8933 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/863 E., 2022/857 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/226 E., 2020/184 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine,
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Soruşturma aşamasından itibaren kişisel faaliyetleri ile ilgili bir takım bilgiler veren ve temyiz aşamasında 15.02.2024 tarihinde ilave olarak etkin pişmanlık hükümleri kapsamında beyanda bulunan sanık hakkında incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yeniden savunmasının etraflıca alındıktan sonra aşamalarda örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince makul oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.