Diyarbakır 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu oluşan kalıcı yaralanma ve iş göremezlik tazminatı davası gerekçeli kararı.
Özet: Sekiz yaşındaki müvekkillerinin bir motosikletin çarpması sonucu ağır yaralanarak sürekli iş göremez hale gelmesi ve göz protezi takılması nedeniyle davacı taraf, sürücünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek tedavi, protez, maluliyet, bakıcı giderleri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar için maddi, ayrıca manevi tazminat talep etmekte; davalı sigorta şirketi ise talebin usulden reddini, esasen sürücünün kusurunun bulunmadığını, sorumluluklarının poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, bazı tedavi ve iş göremezlik giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını ve zararların ispatlanmadığını iddia ederek davanın reddini savunmaktadır.

T.C.

DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/10/2025
KARAR TARİHİ : 18/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi hükümleri uyarınca davada zamanaşımı yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığını, .....tarihinde davalı sürücü idaresindeki motosikletin karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, .....doğumlu olup kaza tarihinde sekiz yaşında bulunan müvekkilinin kaza neticesinde ağır şekilde yaralanarak sürekli iş göremez duruma geldiğini, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılarak ameliyat edildiğini, .....ile .....tarihleri arasında Acil Cerrahi Travmatoloji Yoğun Bakım bölümünde yattığını ve kendisine göz protezi takıldığını, davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde yüzde yüz kusurlu olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketinin .....tarihli cevabında sürücünün kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddettiğini, .....tarihinde başvurulan arabuluculuk sürecinin .....tarihli son tutanakla anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, trafik kazası tespit tutanağında sürücünün kusursuz gösterilmesine ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, kaza mahallinde keşif icra edilerek bilirkişi raporu aldırılması durumunda sürücünün tam kusurlu olduğunun anlaşılacağını, Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca manevi tazminat talep etme haklarının bulunduğunu ileri sürerek, mahkemece keşif kararı verilip kusur raporu aldırılmasını, müvekkilinin bedensel zararına ilişkin tüm tedavi masrafları, göz protezi bedeli, maluliyet, bakıcı giderleri, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatlarının hesaplanması amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müştereken tahsilini, çekilen acıların hafifletilmesi amacıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı sürücüden tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı .....Sigorta A.Ş.'nin süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davalı .....Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 6704 sayılı Torba Yasa ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca zarar görenin zorunlu belgelerle sigortacıya başvuru şartı bulunduğunu, Genel Şartlar Ek-6’da yer alan evraklar sunulmadan sigorta şirketinin temerrüde düşürülemeyeceğini, başvuru ve arabuluculuk aşamalarında dava dilekçesi haricinde kendilerine belge tebliğ edilmediğini ileri sürerek delillerin tebliğine kadar esasa cevap ve mukabil delil haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın öncelikle usulden reddini talep ettiğini; esasa ilişkin olarak ise müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle teminat altına alınan .....plakalı aracın .....tarihinde karıştığı kaza nedeniyle sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, tedavi giderlerine dair fatura veya makbuz sunulmadığını, gerçek zararın tespiti için rapor alınması gerektiğini ve sigortanın zenginleşme aracı olamayacağını savunduğunu; davacının aylık geliri ile sosyal ve medeni durumunu ispatlayacak vergi veya bordro kayıtlarının sunulmadığını, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ile bağlanmış bir gelir varsa tazminattan mahsubunun gerektiğini ifade ettiğini; 6111 sayılı Kanun ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesinde yapılan değişiklik gereğince tedavi, geçici iş göremezlik, bakıcı, refakatçi, muayene ve yol giderlerinden müvekkili şirketin değil doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, manevi tazminat ve sair dolaylı zararlardan sorumluluklarının bulunmadığını, iş göremezlik iddiasının kabul edilmeyerek Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden geçici ve sürekli iş göremezliğin tespiti yönünden rapor alınması gerektiğini bildirdiğini; maluliyetin tespitinde bekleme süresi dolmadan alınan raporların geçersiz olduğunu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş kurullardan ve gerekli uzman hekimlerin katılımıyla rapor temin edilmesi gerektiğini, üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dallarının bu nitelikte rapor düzenleme yetkisi bulunmadığına dair Sağlık Bakanlığı müzekkere cevapları uyarınca kusur ve maluliyet durumunun tespiti amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesine sevk edilmesini talep ettiğini; olası bir hesaplamada 7327 sayılı Kanun ile 04.12.2021 tarihli Genel Şartlar eklerinin dikkate alınmasını, ceza soruşturması ve kovuşturması dosyası celbedilerek Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/19. maddesi gereğince uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılmasını, şartları varsa müterafik kusur ve ağır kusur indirimlerinin resen uygulanmasını savunduğunu; usulüne uygun başvuru yapılmadığından kaza veya temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülemeyeceğini, sigortalı aracın hususi olması nedeniyle de avans faizi değil ancak yasal faiz talep edilebileceğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın usulden ve esastan reddine, kusur ve maluliyet tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine, temerrüt gerçekleşmediğinden aleyhlerine yargılama gideri, faiz ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, aksi kanaat halinde sorumluluğun kusur ve azami limit dahilinde sınırlandırılmasına ve reddedilen kısım yönünden masrafların davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .....cevap dilekçesinde özetle; .....tarihinde sevk ve idaresindeki .....plakalı motosiklet ile .....mahallesi yol ayrımında meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıların 1.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat talepli dava açtıklarını, söz konusu kazaya ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....soruşturma sayılı dosyasında tarafların şikayetçi olmaması üzerine .....tarih ve .....karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kaza tespit tutanağında yayanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 68/1-c maddesini ihlal ettiğinin ve aniden yola çıkması sebebiyle motosiklet sürücüsü olarak kendisinin kazayı önleyici tedbire başvuramayacağından kusursuz olduğunun belirlendiğini, davacı tarafın arabuluculuk sürecine ilişkin iddialarının asılsız olduğunu ve tarafına herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, kaza neticesinde kızı, eşi ve kendisinin yaralandığını, kızının bacağının kırılarak platin takıldığını ve 2025 yılında yeniden ameliyat edildiğini, motosikletinde değer kaybı ve hasar oluştuğunu, kazada hız sınırına uyduğunu, alkolsüz ve dikkatli olduğunu, olayın tamamen yayanın dikkatsizliğinden ve çocuğunu tek başına bırakan annenin gözetim yükümlülüğünü ihlal etmesinden kaynaklandığını, nitekim ceza soruşturmasında yayanın annesinin kusurun kendilerinde olduğunu ikrar ettiğini ileri sürerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde kusur raporu aldırılmasını ve yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesini savunmuştur.
GEREKÇE:
Dava, cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacılar vekili, .....tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile küçük .....yaralanmasından dolayı geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı, tedavi ve bakıcı giderinin davalılardan ve manevi tazminatın davalı .....tahsiline karar verilmesini istemektedir.
6098 sayılı TBK 49. maddesinde " Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmünü düzenlemiş, 51. maddesinde; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." hükmüne yer verilmiştir.
2918 sayılı KTK 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" hükmüne yer verilmiş, 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiş, 91. maddesinde "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmüne yer verilmiştir.
Davalı .....Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun belirlenmesi bakımından .....tarihinde yürürlüğe giren Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.2. maddesinin (d) bendi, A.3 maddesinin 1. fıkrası ve A.5 maddesinin (c) bendi incelendiğinde karayolu motorlu araçlar zorunlu malî sorumluluk sigortası bir motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişinin ölümü veya yaralanması veya malının zarara uğraması durumunda teminat kapsamına almaktadır. .....plakalı araç, kaza tarihini kapsayacak şekilde davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altına alınmış olup, davacı, KTK’nın 85/1. maddesindeki sorumluluk riski ve genel şartlar kapsamında sigortacıdan tazminat talep edebileceklerdir. Sigortacının sorumluluğu, sigortalının kusuruna isabet eden miktar ve poliçe limitleri ile sınırlıdır.
6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."
Somut olay ve yapılan tüm açıklamalar bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalıların kendilerine yöneltilen tazminat taleplerinden sorumlu olmaları için her şeyden önce davaya konu kazanın gerçekleşmesinde davalı sürücü .....kusurunun bulunması gerekmektedir.
.....Günü saat .....sıralarında davalı sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı motosikleti ile Diyarbakır istikametinden Hani ilçesi istikametine il yolu üzerinde seyrederken geldiği olay mahallinde motosikletinin ön kısımları ile; gidiş istikametine göre yolun sağından soluna karşıdan karşıya geçen .....doğumlu çocuk yaya .....çarpması akabinde yolun sağından yol dışı kalması neticesinde davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir.
Dava konusu kaza ile ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .....soruşturma sayılı dosyasında şikayet olmaması nedeni ile KYOK kararı verildiği görülmüştür.
Savcılık aşamasında alınan tanık beyanları mahkememizce incelenmiş,
-Tanık .....; ''...Saat .....sıralarında görev dönüşü zırhlı otobüs ile Diyarbakır istikametine seyir halindeydik. J.Karakol Komutanlığında görevli .....ile otobüsün ön koltuklarında oturmaktaydık. .....Mahallesi mevkinde otobüs durağına yaklaştığımızda Diyarbakır istikametinden Hani istikametine seyir halinde olan .....plakalı motosiklet durakta bekleyen ve yolun karşısında bulunan annesine doğru yolu kontrol etmeden koşan kız çocuğuna çarptı. Motosiklet sürücüsü kendi şeridinde seyir halindeydi. Motosiklet sürücüsünün yola aniden koşan çocuğa çarpmamak gibi bir imkanı yoktu. Kaza anında direksiyonu toparlayamayan motosiklet sürücüsü motosikletin üzerinde bulunan çocuğu ve eşi ile birlikte şarampole uçtu ve onlarda yaralandılar...'' şeklinde beyan vermiştir.
Tanık .....; ''...saat .....sıralarında görev dönüşü Diyarbakır istikametine giderken .....Mahallesi mevkinde otobüs durağı civarında Diyarbakır istikametinden Hani istikametine gitmekte olan .....plakalı motosiklet seyir halindeyken daha sonradan ismini öğrendiğim .....isimli kız çocuğunun otobüs durağında beklerken yolun karşısında bulunan annesine doğru bir anda koşmaya başladığı esnada motosiklet sürücüsünün manevra yapma imkanı olmadan kız çocuğu bir anda yola atlaması sebebi motosikletin kız çocuğuna çarptığını gördüm...'' şeklinde beyan vermiştir.
Tanık .....; ''.......günü saat .....sıralarında kızım .....ile birlikte Diyarbakır iline gitmek için Diyabakır- Hani karayolu üzerinde bulunan otobüs durağına gittik. Yolun karşı tarafında bulunan durağa kızım .....oturmak için gitti. Tek başına durakta oturmaktaydı. Ben de yolun karşısında Hani istikametinden otobüsün gelmesini beklemekteydim. Yaklaşık 10 dk sonra plakasını sonrada öğrendiğim .....plakalı motosikletin Diyarbakır ilinden Hani ilçesine doğru gittiği esnada kızım .....bir anda bana doğu koşmaya başladı. Motosikleti fark etmediği için .....plakalı motosiklet kızıma çarptı...'' şeklinde beyan vermiştir.
Davalı sürücü .....; ''...Ben .....günü saat; .....sıralarında sevk ve idaremde bulunan .....plakalı motosiklet ile eşim .....ile .....isimli kızımı da alarak Diyarbakır istikametinden Hani ilçesi istikametine seyir halinde iken .....Mahallesi yol ayrımına geldiğim esnada otobüs durağında bir kız çocuğunu görünce yavaşlamaya başladım, çocuğa yaklaştığım esnada aniden ismini sonradan öğrendiğim .....isimli kız çocuğu yolun karşısında bekleyen annesine koşmaya başladı ve motosikletin önüne atlayınca direksiyonu sağa kırmak zorunda kaldım fakat kız çocuğu aniden önüme çıkınca direksiyonu sağa kırmama rağmen çarptım ve çarpmanın etkisi ile direksiyon hakimiyetim kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan şarampole girdim ve .....plakalı motosiklette bulunan eşim, ben ve kızım yaralandık...'' şeklinde beyan vermiştir.
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde, kaza yerinin meskun mahal dışında olduğunun belirtildiği, davaya konu kazanın gerçekleşmesinde yara .....2918 sayılı KTK'nun 68/1-C maddesini ihlal ettiği, sürücü .....ise atfı kabil kusurun olmadığı yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce kusur hususunda Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan .....tarihli raporda özetle; anne .....gözetiminde olan çocuğunun hareketlerini kontrol etmesi, denetimini etkin şekilde yapması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek aksine hareketle etkin şekilde kontrol sağlamadığı, gözetim ve denetim görevini yerine getirmediği, yolun karşısında bulunan çocuğunun kendisine doğru karşıdan karşıya geçişi esnasında çocuğun solundan gelen sürücü yönetimindeki motosikletin çarpmasına maruz kaldığı olayda kusurlu olduğu, kusur oranının % 100 olduğu, davalı sürücü .....gündüz vakti meskun mahal dışı iki yönlü yolda sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyrederken geldiği olay mahallinde mevcut oluş şartlarında meydana gelen olayın oluşu üzerinde kural ihlali görülmediğinden kusuru bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. ATK kusur raporu dosya kapsamına, küçüğün aniden yola koştuğuna dair tanık beyanlarına uygun bulunmuş, Mahkememizce hükme esas alınmış, davaya konu kazanın gerçekleşmesinde .....kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Haksız fiilin şartlarından olan kusurlu fiil şartının gerçekleşmemesi nedeni ile dava konusu zarardan sigorta şirketinin ve sürücünün sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş ve Mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davacı .....alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL ara buluculuk ücretinin davacı .....alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Maddi tazminat davasında davalı .....Sigorta A.Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı .....alınarak adı geçen davalıya ödenmesine,
7-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim