Trafik kazasında yaralanan küçük yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, sürücü babası ile menfaat çatışması nedeniyle temsil kayyımı atanmadan hüküm kurulmasının bozmaya yol açması.
Özet: Bu karar, trafik kazasında yaralanarak malul kalan küçük davacının, babasının sürücüsü olduğu araca ait zorunlu trafik sigortacısından talep ettiği tazminata ilişkindir. Davacı küçük ile yasal temsilcisi olan babası arasında, babanın kazaya karışan aracın sürücüsü olması nedeniyle menfaat çatışması bulunduğu tespit edilmiştir. Türk Medeni Kanununun 426. maddesi uyarınca bu durumda küçüğe temsil kayyımı atanması zorunlu olduğundan, kayyım atanmadan ve davaya iştiraki sağlanmadan hüküm kurulması usul hatası sayılmış ve bu nedenle itiraz hakem heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/772 E., 2024/770 K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcusu olduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, dava dışı araç ile çarpışmasıyla oluşan 16.07.2020 tarihli trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 410.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerine gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen kaza nedeni ile yaralanarak malul kaldığı, davalı şirketin sigortalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet sigortacısı olması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 410.000,00 TL tazminatın 24.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile tazminat miktarında değişiklik olmadığından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının aynen infazına karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; daha önce aynı maluliyet raporu ile yapılan başvuruda kesin karar olması nedeni ile ret kararı verilmesi gerektiğinden aleyhe hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,65 teknik faiz yöntemi uygulanması gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, başvuru şartının yerine getirilmediğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanarak malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Somut olayda davacının yolcu konumunda bulunduğu, baba ... ...'ın davaya konu kaza sırasında araç sürücüsü olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki dava, davacı ...'a velayeten kanuni temsilcileri olan anne ... ve baba ... ... tarafından açılmıştır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 426. maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da, temsil kayyımı atanması için yeterlidir. Eldeki davada davacılar anne ve baba küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcileri ise de, davacının babasının meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan aracın sürücüsü olduğu anlaşılmakla; yasal temsilci olan baba ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır.Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.