Akaryakıt bayilik sözleşmesi feshini takiben ariyet malların iadesindeki gecikme nedeniyle cezai şart talebinin kısmen kabulü.
Özet: Davalı akaryakıt şirketi tarafından bayilik sözleşmesinin haksız feshi üzerine, davacının kar mahrumiyeti, ekipman bedeli ve davalıda kalan ariyet malların zamanında iade edilmemesinden kaynaklanan cezai şart talepleri incelenmiştir. Mahkeme, davalı feshini haksız bularak davalının ariyet konusu malları iade etmede temerrüde düştüğünü tespit etmiş; sözleşmede öngörülen, bilirkişi raporuyla belirlenen ve makul olduğu değerlendirilen 21.000 USD tutarındaki cezai şart talebini kabul ederek davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2026/922 E.  ,  2026/2368 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/85 Esas, 2025/388 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi bulunduğunu, davalının sözleşmeyi haklı neden olmaksızın feshettiğini, fesih nedeniyle müvekkilinin elde edeceği kârdan yoksun kaldığını, bayilik ilişkisi nedeniyle davalı şirkete verilen emtianın da iade edilmediğini, sözleşmede bu durumda cezai şart talep edilebileceğinin öngörüldüğünü, diğer davalı ...’ın ise garantör sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, bu nedenle tüm taleplerden sorumlu olduğunu ileri sürerek ariyet konusu menkullerin müvekkiline aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bilirkişilerce ariyet konusu menkullerin amortismanı düşülmesi sonucu elde edilecek bedel için şimdilik 5.000,00 TL, ariyetlerin müvekkiline halen teslim edilmemesi nedeni şimdilik 5.000,00 USD cezai şart, kâr mahrumiyeti için şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 24.07.2017 tarihli dilekçesi ile, kâr mahrumiyeti talebini 30.437,28 TL, ekipman bedeli talebini 5.772,17 TL, cezai şart talebini 21.000,00 USD olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; feshin haklı nedene dayanması nedeniyle kâr mahrumiyetinin talep edilemeyeceğini, emtiayı davacının teslim alması gerektiğini, bu durumda cezai şartın da talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şahıs; davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece, davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğunun tespiti, ariyet konusu malların iadesi ve kar mahrumiyetlerine ilişkin verilen önceki kararlar yönünden Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce bir bozma yapılmadığından, bu hususlardaki önceki gerekçe ve kararların aynen korunduğu, davacı tarafın, ariyet sözleşmesi uyarınca davacının ariyet malların taşımasından değil taşıma masraflarından sorumlu olduğunu, bu nedenle ariyet malların geç teslimi nedeniyle sözleşme uyarınca cezai şarta hükmedilmesi gerektiğini ileri sürdüğü, taraflar arasında imzalanan ariyet sözleşmesinin 20. maddesinde ariyet malların geç teslim edilmesi halinde cezai şart ödeneceğinin düzenlendiği, davacı tarafından davalı bayiye ariyet olarak verilen malzeme, teçhizat ve diğer menkullerin sağlam şekilde davacıya teslimi gerektiğinin sözleşmenin 19. maddesinde açıkça belirlendiği, her ne kadar davalı tarafça 01.10.2014 tarihli ihtarname ile ariyete konu otomasyon, pompaların teslim alınması belirtilmiş olduğu halde davacı tarafın bu ihtara rağmen ariyet konusu malzemeleri teslim almadığı ileri sürülmüş ise de, dosya içerisinde bulunan 01.11.2014 tarihli servis raporunda davacı tarafın talimatı ile ariyete konu malların sökümü ve teslimi için davalı akaryakıt bayine gidildiği, pompaların demontajından sonra ürünlerin teslimatının istasyon görevlisi tarafından yapılmadığı ve formu imzalamadan imtina ettiğine dair tutanak tutulduğu, Mahkemece bu servis raporuna ilişkin taraf vekillerinin alınan beyanları, davalı şirketin celp edilen ... kayıtları ve ticaret sicil kayıtlarına göre, servis raporunda istasyon yetkilisi olarak adı geçen ... adlı kişinin davalı şirketin yetkilisi ve çalışanı olduğunun tespit edildiği, bu kişinin dava ve ariyete konu malları teslimden imtina ettiği anlaşılmakla, davalının ariyete konu malları teslim konusunda temerrüde düştüğü ve davacının malları davalı şirketten almadığı yönündeki iddiası da birlikte değerlendirildiğinde ariyet sözleşmesinin 20. maddesi uyarınca davacı tarafın cezai şart talebinin yerinde olduğu, ariyet sözleşmesinin 20. maddesinde, ariyet alanın, ariyet konusu malları iade etmediği takdirde teslimde gecikilen her gün için ..., o tarihte Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak 200 Amerikan doları karşılığı Türk Lirası cezai şartı ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt ettiği, dosyada alınan 19.06.2017 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, davacı şirketin haksız fesih tarihinden dava tarihine kadar 105 gün için (1 05... USD) toplam 21.000,00 USD cezai şart talep edebileceğinin tespit edildiği, cezai şartın, davalı tarafların mahvına neden olacak miktarda olmadığı, makul olduğu, ariyet sözleşmesinin 20. maddesi kapsamda 5.000,00 USD'nin dava tarihi itibariyle, 16.000,00 USD'nin ıslah tarihi itibarı ile TL'ye çevrilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; ariyet sözleşmesine konu 4 adet dispenser pompa, 5 adet dalgıç pompa, 1 adet hava su saati, 1 adet hava kompresörünün davalıdan alınıp davacıya aynen teslim ve iadesine, eğer mümkün değilse 5.772,17 TL bedelin dava tarihinden itibaren Merkez Bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber davalılardan alınıp davacıya verilmesine, cezai şart talebi bakımından 11.450,00 TL (5.000,00 USD karşılığı-1 USD 2,29 TL) cezai şart tazminatının dava tarihi olan 14.01.2015 tarihinden, 56.000,00 TL (16.000,00 USD karşılığı-1 USD 3,50 TL) cezai şart tazminatının ıslah tarihi olan 24.07.2017 tarihinden itibaren Merkez Bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faizleriyle beraber davalılardan alınıp davacıya verilmesine, kar mahrumiyeti bakımından 2.190,24 TL bedelin dava tarihinden itibaren Merkez Bankasınca belirlenen avans faiz oranlarına 20 puan eklenmek suretiyle işletilecek faiziyle beraber davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı olarak kâr mahrumiyeti alacağının tahsili, ariyet konusu malların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili ve ariyet konusu malların süresinde iade edilmemesi nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra taraflara, 01.11.2014 tarihli servis raporuna karşı beyanda bulunmaları için verilen sürede davalı vekilinin 29.07.2024 tarihli dilekçesi ile; "...Davacı da ihtardan uzun süre sonra demontaja gelmiş olup, ama servis raporunda neden teslim edilmediği hususunda açıklama yapılmadan tek taraflı beyanla müvekkil şirket sorumlusu teslim etmedi denilerek genel geçer tutanak tutulmuştur..." şeklindeki beyanı ile davacının, davalı bayiye ariyet sözleşmesine konu malların demontajı için geldiği hususunun kabul edilmiş olmasına göre, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.